"Gerçekten" haber verir 25 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Süleyman KÖSMENE

Namaz borcu



İbrahim Bey:

“Namaz borcu olan kişi Cennete girebilir mi?”

İmam-ı Azam’a sormuşlar: “Namaz kılmayan kâfir olur mu?”

Büyük İmam demiş ki: “Evlâdım, kâfirler de namaz kılmaz!”

Ebû Hüreyre (ra) rivayet etmiştir:

“Resûlullah (asm) buyurdu ki: ‘Kul önce namazdan hesaba çekilecek! Namazı tamamsa kurtulacak, mes’ud olacak! Namazı tamam değilse perişan olup, hüsrana uğrayacak! Farz namazında noksanı bulunduğunda, Allah Teâlâ: ‘Bakın kuluma! Nafile ibadetleri var mı?’ buyurur. Bunun üzerine noksanları, nafilelerle tamamlanır! Diğer amellerindeki eksiklikler de bu şekilde tamamlanır!” 1

Bir hadis-i şerif de Ebû Eyyüb’ten (ra) nakledelim: Bir adam:

“Ya Resûlallah, beni Cennete sokacak bir amel söyler misin?” dedi.

Allah Resulü (asm):

“Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmaz; Allah’a ibadet edersin! Namazı kılar, zekâtı verir, akrabalarınla alâkanı kesmezsin!” buyurdu.2

Osman bin Affan (ra) rivayet etmiştir: Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur: “Hiç kimse yoktur ki güzelce abdest alsın, sonra farz namazını kılsın da; abdest ile namaz arasında günahlarından mağfiret olunmasın!”3

Abdullah bin Mes’ud (ra) anlatıyor: Nebiyy-i Muhterem’e (asm):

“Amellerin hangisi Allah’a daha sevimlidir?” diye sordum, Resûl-i Ekrem (asm):

“Vaktinde kılınan namaz!” buyurdu.4

Ashab-ı Suffa’dan Ebû Firas Rebîa b. Kâ’b el-Eslemî (ra) anlatıyor: “Resûlullah (asm) ile beraberdim; onun evinin kapısında geceler; ona istediği anda abdest suyunu getirirdim; sâir ihtiyaçlarını da uçarcasına yetiştirirdim. Bir defasında bana:

“Dile benden ne dilersen!” buyurdu.

“Cennette Seninle beraber olmak isterim, ya Resûlallah!” dedim.

“Başka?” buyurdu.

“Sadece budur!” dedim.

Allah’ın Resulü (asm):

“Öyleyse çok secde et de, nefsine karşı bana yardımcı ol!” 5 buyurdu.

Namazın tanımı içinde sanıyorum sizin sorunuza da cevap bulacağız: Namaz, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tazim ve şükürdür.6 İbadetin mânâsı ise, kulun, Allah’ın huzurunda kendi kusurunu, aczini ve fakrını görerek Kemâl-i Rubûbiyetin, Kudret-i Samedâniyenin ve Rahmet-i İlâhiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir.7

Bu durumda, ne namazın, ne de ibadetin; biricik gayesinin “Cennet” olduğu söylenemez. Cennet, yalnızca bir lütf-u İlâhîdir. Cenâb-ı Hak dilediği kullarını Cennetine alır. Hangi kullarını, hangi şartlarda Cennetine alacağını ise yine kendisi takdir buyurur.

Namazın ve ibadetin bir tek gayesi vardır. O da: Kulun, ubudiyet ve takva ahlâkını elde etmesi; Allah’a sığınması ve Allah’ın rızasını kazanmasıdır. Cenâb-ı Hak razı olduğu kullarını Cennetine alacağını vaad etmiştir.

Namaz borcu olanların cennete girip giremeyecekleri hususunda her hangi bir rivayet olmadığı gibi; bu konuda bizim şimdiden ön bilgi sahibi olmamıza ne imkân vardır, ne de ihtiyaç vardır! Bize düşen Allah’ın rızasını kazanmaktır. Allah’ın rızasının da namazdan geçtiğini unutmamalıyız!

Rabb-i Rahîm bağışlayıcıdır; ibadetlerimizdeki noksanlıkları affederek kemaliyle kabul buyurması kendi yüce takdiridir. Lütuf Allah’ındır. Cennete girmiş olsak bile; bu, zaten ibadetleri-mizin yeterliliğinden değil; Allah’ın lütfundan olacaktır.

Öyleyse, biz elimizden geldiğince ibadetleri-mizi eksiksiz yapmaya çalışalım; takdiri Erhamü’r-Râhimîn’e bırakalım. Duâlarımızda da Rahîm-i Zü’l-Cemal’den rızasını, Cennetini ve Cemalini, hulûs-u kalp ile isteyelim.

Gayreti biz gösterelim; hedefe ulaşmayı, hidayeti ve takdiri Cenâb-ı Allah’a bırakalım. O’ndan ümit edelim, O’nun rahmetini umalım.

Dipnotlar:

1- Nesâî, Namaz Bölümü, H. No:9

2- Nesâî, Namaz Bölümü, H. No:10

3- Buhârî, C.1, S.147

4- Buhârî, C.2, S.473

5- R. Salihin, S.109

6- Bedîüzzaman, Sözler, s.44

7- Sözler, S.45

25.10.2008

E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (24.10.2008) - Ecel ve sebepler

  (23.10.2008) - Dâbbetü'l-arz üzerine-3

  (22.10.2008) - Dâbbetü'l-arz üzerine-2

  (21.10.2008) - Dâbbetü'l-arz üzerine-1

  (20.10.2008) - Vahdetü'l-Vücud mesleği üzerine

  (19.10.2008) - Zemahşerî üzerine

  (18.10.2008) - Kader’den atılan taşlar

  (17.10.2008) - Faiz ve İlâhî azap

  (16.10.2008) - Ezanı dinleme âdâbı

  (15.10.2008) - Sünnette iktisat etmek 2

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır