"Gerçekten" haber verir 02 Kasım 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Şaban DÖĞEN

Bir binanın kenetlenmiş taşları gibi



Tarihte çok ender fedâkârlık örnekleri vardır. Şüphesiz Ensarın fedakârlıkları bunların ilk sıralarında yer alır ve her zaman gıptayla, tebrik ve takdirle karşılanır.

Ensar arazilerini bile Muhacir kardeşleriyle öz kardeşleri gibi paylaşmaya kalkmışlardı. Hurmalıklarına ortak etmek, tarlalarını, bahçelerini, evlerini aralarında paylaşmak istemişlerse de Allah Resûlü (asm) buna razı olmamış, onlar da, tımar ve sulamasını Muhacir kardeşlerine bırakıp, ekim dikimlerini kendilerinin üstleneceklerini, gelirlerini ise ortaklaşa paylaşacaklarını belirtmişlerdi.

Resûl-i Ekrem (asm) Bahreyn fethedildiğinde arazisini Ensara vermek istemiş, ama Ensar, Muhacir kardeşlerine de bir misli verilmedikçe kabul etmemişlerdi.

Abdurrahman bin Avf, Ensardan Sa’d bin Rebi’ ile kardeş yapılmıştı. Sa’d, Hz. Abdurrahman’a, Ensarın en zengini olduğunu söylüyor, malını ikiye bölüp yarısını ona vereceğini, hatta iki eşinden beğendiğini boşayıp iddeti bitince de evlendirebileceğini teklif ediyor, gönlü tok Hz. Abdurrahman da, “Hayır, Allah hanımını da, malını da sana mübarek ve hayırlı eylesin. Sen bana sabah olunca çarşının yolunu gösteriver” diyor, ertesi gün çarşıya gidip alış veriş yapmaya başlıyor, zamanla bol miktarda para kazanıp hem ev bark sahibi oluyor, hem de Ensar’dan başka bir kadınla evleniyordu.

Resûl-i Ekrem’in (asm) duâsına mazhar olan Abdurrahman bin Avf (ra), o duânın bereketi hürmetine, “Hangi taşın altına elimi atsam altın veya gümüş bulurdum” 1 diyecek, zamanla sayılı zenginler arasına girecekti. Bu dönemde Hz. Ebû Bekir’in elbise, Hz. Osman’ın da hurma ticareti yaptığını biliyoruz.

Muhacirler bir taraftan Ensarın desteklerine memnuniyet ve teşekkürlerini bildirirlerken diğer taraftan da onlara yük olmamak için çalışıp çabalıyor, kısa zamanda ticaret, v.s. ile elde ettikleri gelirlerle evlerini yapıp yerleşiyorlardı.

Muhacirler her ne kadar Abdurrahman bin Avf gibi, kardeşleri Ensara yük olmamak için ellerinden gelen her şeyi yapsalarda Ensarın hakkını ödemek mümkün değildi. Onun için Muhacirler birgün Allah Resûlüne (asm) gelip Ensarın iyiliklerinden söz edip fedakârlıklarından bahsetmişler; imkânları fazla olmadığı halde her şeylerini seferber ettiklerini, onlar kadar iyiliksever, misafirperver bir kavim görmediklerini, bütün ihtiyaçlarını karşıladıklarını; sevinçlerine, neşelerine ortak ettiklerini belirtip onlara olan minnettarlıklarını dile getirmişler, sevapları da onların götürdüklerini, kendilerinin birşey yapamadıklarını belirtmişlerdi. Allah Resûlü de (asm), “Hayır, siz de onlara duâ ettiğiniz ve teşekkür ettiğiniz sürece sevaplarından payınızı alırsınız” buyurarak gönüllerine su serpmişti.2 “Her kime bir iyilik yapılır, o da bu iyiliği yapan kişiye, ‘Allah seni hayırla mükâfatlandırsın’ derse, onun için en güzel duâyı yapmış olur”du.3

Bir binanın kaynaşmış taşları gibi tek vücut hâline gelen bu seçkin toplum kısa zamanda birçok başarılara imza atacak, fetihlerden fetihlere koşacak, dünyanın dört bir yanına İslâmı yayacak; dünyayı barışa, huzura, mutluluğa kavuşturacaktı.

Dipnotlar:

1- Buharî, Büyu’: 1; Tabakat, 3:126.

2-Tirmizî, Kıyame: 44.

3- Tirmizî, Birr: 87.

02.11.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (14.11.2008) - Duâya ne kadar muhtacız!

  (13.11.2008) - Allah'ın hoşlandığı şey

  (12.11.2008) - Hayırlara vesile olmak bize ne kazandırır?

  (11.11.2008) - Allah ne zaman öfkelenmez?

  (10.11.2008) - Hayatın zevkine varabilmek için

  (08.11.2008) - Yalan münafıklık alâmetidir, mü’minin işi değil

  (07.11.2008) - Cennetin şeffaf dairelerini biliyor musunuz?

  (06.11.2008) - Başkalarının hukukunu kendi hukuku bilmek

  (05.11.2008) - Allah Resûlünün (asm) Cennete girmesine kefil oldukları

  (04.11.2008) - İnsan en çok neden korkmalı?

 
Ufo ısıtıcılar, infrared ısıtıcı, kumtel ısıtıcılar.
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır