"Gerçekten" haber verir 20 Şubat 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ali FERŞADOĞLU

Batının ifsat silâhı: Basın-yayın (2)



4 Mart 1925’te çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanununun muhtevâsını yansıtan en önemli maddesi, “Asayişi bozan her türlü irticâ ve isyana yönelik teşvik ve yayınlar Cumhurbaşkanının tasdiki ile yasaklanabilir. Sanıkları hükümet İstiklâl Mahkemesine verebilir” şeklindedir.

Bu kanun binlerce kişiyi öldüren, hapseden, ortadan kaldıran, yok eden Fransız İhtilâli’nin “Şüpheliler Kanunu”na benzetilir. 6 Mart 1925’te Bakanlar Kurulu kararı ile içinde Sebilürreşâd da dâhil altı gazete kapatılır; birçok gazeteci tutuklanır.

1930’lara kadar çıkan gazetelerin özelliklerinden en önemlilerini şöyle sıralayabiliriz: Hilâfetin ilgası, harf inkilâbı, Şapka İktısa’ı Kanunu, tekke ve zaviyelerin kapatılması ve sâir ilke ve inkılâpların yerleşmesinde vazife almaları ve almaya icbâr edilmeleridir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, muhalefet edenler, “cebren ve hileyle” susturulur.

Bu arada, ilke ve inkılâpların yerleştirilmesinden müdafaasına günümüze kadar çetin bir mücadele veren ve isim babalığını M. Kemal’in yaptığı Cumhuriyet gazetesine bir paragraf açmak durumundayız:

Gazete 7 Mayıs 1924 yılında, Yunus Nâdi, Zekeriya Sertel ve Nebizâde Hamid tarafından kurulur. En büyük ortağı ve daha sonraki sahibi Yunus Nâdi. Bu gazetenin en önemli özelliği, bilhassa laikliğin “dinsizlik” mânâsında tatbiki için olmadık yayınlar yapmasıdır. 1913 yılında, şahsî parasıyla “Softalar ve Medreseler” isimli bir broşür çıkaran Ali Naci (henüz 17 yaşındadır) Yunus Nâdî himâyesinde gezeteciliğe başlıyor ve 3 Mayıs 1950’de Milliyet’i çıkarıyor.

Harf İnkılâbı ile kitapçılık dahil basın hayatı büyük bir darbe yemiştir. Baskı ve tirajlar çok büyük düşüşler gösterir. Devlet, ilke ve inkılâpları destekleyen gazetelere mâlî destek yaptığı halde, birçok gazete ve dergi kapanır.

Şimdi 1931 tarihli ve 1881 sayılı Matbuât Kanunundan bir madde sunalım: “Padişahlık veya Hilâfetçiliğe veya komünistliğe veya anarşistliğe kışkırtan yayınlar yasaklanmıştır...”

Fakat, komünistlik ve anarşistlik yasağı sözdedir, fiiliyâtta alabildiğine serbesttir. Ve ayrıca iktidarın nezaretinde, basın yoluyla da palazlanır. Devlet politikası zaten dinden sıyrılmaktır. Hedef “sosyalizm ve bolşevizm” kanunlarını yerleştirmektir. Bunun yanında, îmâ yoluyla dahi olsa dinî neşriyâta asla müsaade edilmemektedir.

Bu sıralarda, gazetelerde bulunan bütün dinî yayınları, yazıları, tefrikaları yasaklayan bir tamim neşredilmiştir. “Allah” lâfzını yazmak bile suçtur. “Bey, paşa, ağa, efendi, hacı, hoca, şeyh” gibi sıfatları bile neşretmek cezâyı mucip bir harekettir. Bu kanuna göre “Hükûmet, istediği zaman istediği gazeteyi kapatabilir.”

İstibdat ve diktatörlük devri 1948’lere kadar devam eder. Tabiî ki, devletten icâzetli, destekli, teşvikli olmayan basın yayın organlarının en büyük handikaplarından biri de 163. maddedir. 141-142. maddeler ise, çoğunlukla işlemez. Çünkü devlet politikası, o istikamette seyrediyor. Ancak, belli devrelerde, “sağ basına veya sağcılara” gözdağı vermek, âdil davranıldığını göstermek için, göstermelik olarak bu maddeler mevzubahis olur. 163. madde millî ve mânevî değerlere sahip basının ve basın mensuplarının tepesinde, Demoklesin kılıcı gibi asılı durur. Pek çok basın mensubu 163. maddeye muhalefetten tutuklanır, hapse atılır.

20.02.2009

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.02.2009) - Batının ifsat silâhı: Basın-yayın (1)

  (18.02.2009) - Basın-yayının (medyanın) önemi

  (17.02.2009) - Çoçuk yaşta, çocuk sahibi olan medeniyet çöküşte!

  (16.02.2009) - İnanmaya göre programlanmışız

  (15.02.2009) - İdareci dediğin…

  (14.02.2009) - Siyasetteki farklı tutum ve mihenk!

  (13.02.2009) - Demokrat olabilir mi?

  (12.02.2009) - Bediüzzaman neden demokratları destekler?

  (11.02.2009) - Bediüzzaman’ın siyasete yaklaşımı

  (10.02.2009) - İnsan beyni “Allah’a inanmak için programlanmış”

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır