"Gerçekten" haber verir 20 Şubat 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Halil USLU

Her eve bir kedi!



İslâm’ın ilk emrinin “Oku!”1 olması itibarıyla, kâinattaki her şeyi okumak lâzımdır. Hikmetlerle, sırlarla ve kudret-i mutlaka ile örülmüş bir âlemde yaşıyoruz. Böyle bir âlemin sahib-i hakikîsi Hz. Allah, Kur’ân’ın müteaddit yerlerinde “tefekkürü” hatırlatıyor. Çok dürbünler var, fakat bu tefekkür dürbünü çok farklı. Tefekkür, her şeyin mihrak noktasına ve can alıcı yerine götürmektedir.

Gıybet, dedikodu, iftira ve yalanın alabildiğine gittiği bir âlem çarşısında bulunmaktayız. Ne hazindir ki, bunları bir lezzet haline getirenler var. Bunun için “hüsn-ü zan ve sû-i zan” ayrı bir konu. Fakat bizde derler ki; “Çocuk olan yerde gıybet olmaz”, doğrudur. Fakat son dönemlerde bazı mekânlarda şahit oldum, mübarek kediler bu mevkii almış durumdalar. Çünkü çocukların bulunmadığı ve çıkamadığı mevkilere kedi çıkmakta, görülmekte ve kendinden korkanları ayağa kaldırmaktadır. Gelin birlikte biraz bakalım.

25 büyük ırk ve 230 kemikten müteşekkil kediler, dünyanın her yerinde farklı şekillerde görülmekte. Başlı başına okunması gereken bir kitap! Her hâlinin okunması ve tefekkür edilmesi gerektiği düşünüldüğünde, gıybetin kapısını da kapamaktadır! Meselâ bıyıkları, kedinin yolunu bulmasına yardımcıdır. Bıyıklar öyle duyarlıdır ki, en ufak bir esintide, hava akımında kedinin yönünü değiştirmesini, yanlış yöne gidiyorsa doğru tarafa dönmesini sağlayabilir. Gece evin içinde dolaşırken zifiri karanlıkta hiçbir yere çarpmadan ve hiçbir şeyi devirmeden yürüyebilirler, yani radar gibiler. Uzaktan gelen mesajlar veya hareketler, bıyıklar tarafından ânında tesbit edilir, burun çevresine bir yelpaze gibi yayılır. Ayrıca kediler insanlardan ve köpeklerden daha iyi işitirler. İnsanlar 20 Hz, köpekler 40 Hz’e kadar sesleri işitir. Ama kediler için bu sınır 60 Hz’dir. Metrelerce uzaktaki bir böceğin yürüyüşünü ânında hissederler. Depremlerde ilk haberi alan kim?

Bir hakikat misâli daha: Çağımızın Mevlânâsı Hz. Bediüzzaman şöyle der: “Ehl-i dalâlet ve ehl-i felsefe, o gayr-ı meş’ur hislere, hata ederek, ahmakçasına, ‘sevk-i tabiî’ diyorlar. Hâşâ, sevk-i tabiî değil, belki bir nev'î ilham-ı fıtrî olarak, insan ve hayvanı kader-i İlâhî sevk ediyor. Meselâ, kedi gibi bazı hayvan, gözü kör olduğu vakit, o sevk-i kaderî ile gider, gözüne ilâç olan bir otu bulur, gözüne sürer, iyi olur.”2

Âyette “Her şeyin kendi lisânıyla Allah’ı zikrettiği”3 ifade edilir. Yine tefekkürî işârât var. Kedilerin mırmırlarına veya hırıltılarına bakın, yine Hz. Bediüzzaman nasıl yakalamış, görmüş ve dinlemiş: “..Yanımda bulunan dört kedinin rızıklarıdır ki, bereket sûretinde gelir, ben de ondan istifade ederim. Evet, hazin mırmırlarını dinlesen, ‘Yâ Rahîm, yâ Rahîm’ çektiklerini anlarsın.” 4

Kedi yarışmaları, kedi bakımları, kedi mamaları, kedi kumları vs. var. Sitelerde kedi, tarlada kedi, soğukta sıcakta kedi, kıskanmada kedi, sevgide kedi, bizde kedi ve can dostlarımızın evinde kedi, yani bizlere en yakın hayvan arkadaşlarımız gibiler. Fakat bütün bu ihtimamlara ve bakımlara rağmen onda bir his var Rabbine karşı; nedir o? “Kedi seni sever, tazarru eder—senden ihsanı alıncaya kadar. İhsanı aldıktan sonra öyle bir tavır alır ki, sanki aranızda muârefe (tanışma) yokmuş ve kendilerinde sana karşı şükran hissi de yoktur. Ancak Mün’im-i Hakikîye şükran hisleri vardır. Çünkü, fıtratları Sânii bilir ve lisan-ı hâlleriyle ibadetini yaparlar-şuur olsun, olmasın.” 5

Bu itibarla her eve bir kedi dedik, İnşaallah tenkit edilmeyiz. En çok hadis rivâyet eden büyük sahabi Hz. Ebû Hureyre’dir (ra). Acaba “kedicik babası” mânâsına gelen bu ismi ona kim koymuş ve neden konulmuş?

Dipnotlar:

1- Alak Sûresi: 1

2- Mektubat, 28. Mektub.

3- Secde Sûresi: 7

4- Mektubat, 16. Mektub

5- Mesnevî-i Nuriye, B. S. Nursî

20.02.2009

E-Posta: haliluslu1951@mynet.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (13.02.2009) - Göz ve gözler

  (06.02.2009) - 3’ler, 33’ler, 99’lar, 19’lar

  (30.01.2009) - ABD yol ayrımında

  (23.01.2009) - Kuvvetiniz de elden gider

  (16.01.2009) - İttihad-ı İslâm nerede?

  (09.01.2009) - Gazze ve 57 İslâm ülkesi

  (02.01.2009) - Dünya gençliği ve çıkış yolları

  (26.12.2008) - Lâleler diyarında hanımların himmeti

  (19.12.2008) - Fransız Havva Anne

  (12.12.2008) - Melekler, Meryemler

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır