"Gerçekten" haber verir 28 Nisan 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ahmet DURSUN

“İstanbul’da Laila, Sivas’ta Lailaheillallah”



Türkiye’nin derin gündeminden, kaotik tartışmalarından biraz uzaklaşalım isterseniz. Size bir bilmece: “Yirmi iki çıplak, bir yuvarlak, üç salak, binlerce ahmak?” Çocukken peşinden âşıkane koştuğumuz futbol topu için büyüklerimizden ne azarlar işitirdik. Hele Ayşe Ninemiz, top peşinde koşturmanın büyük günah olduğunu, futbol topunun Hz. Hüseyin’in kafası olduğunu ne çok sıklıkla hatırlatırdı bize. Büyüklerin futbola karşı oluşlarının elbette ki pek çok haklı sebepleri vardır. Yukarıdaki bilmece de futbolun ne kadar boş bir uğraş olduğunu anlatmak için söylenmiş olmalıydı her halde.

İster sevelim ister sevmeyelim, futbol bugün, coğrafyaları aşarak, farklı ırkları, farklı dinleri aynı platformlarda bir araya getirebilme gücünü gösteren bir fenomen; dünyanın ortak paydalarından biri. Ne savaşlar ne krizler… Sporun—genellikle—bu sıcak yüzünden insanları koparamıyor. Futbol aynı zamanda ekonomik olarak da herkesin kabul ettiği şekilde büyük bir sektörün adıdır artık.

Futbol için çok şeyler söylendi. Meselâ; İspanyol Diktatör Franco’nun, kırk beş yıllık iktidarını 3F’ye bağladığı; futbol, fado ve fiesta ile İspanya’yı kırk beş yıl boyunca uyuttuğu söylenerek futbolun bizi de uyuttuğuna dair felsefî yorumlar yapıldı. Ülkemizdeki futbol hayranlığından yola çıkılarak sosyal sonuçlara ulaşıldı. İslâm ülkelerinin geri kalmışlığı ile Avrupa kupalarındaki başarımız arasında ilişki kuruldu. Simon Kuper’in dediği gibi: “Futbol asla sadece futbol değildir.” Kim ne derse desin, insanları futboldan uzaklaştırmak mümkün olmuyor. Artık bir futbol ülkesi haline gelen ülkemiz için bunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu yıl Süper Lig’de heyecanlı bir mücadele var. Lig tarihinin başlangıcından beri şampiyonlukları tekeline almış büyüklerin iki yıldan beri canını oldukça fazla sıkan bir takım var. Anadolu’nun gururu; Sivasspor… Mütevazı kadrosuyla son beş haftaya lider giren Sivasspor şampiyonluğun sinyallerini ciddî ciddî vermeye başladı. Mütevazı bir kadro, mütevazı bir teknik adam. Sivasspor, Fenerbahçe’nin İspanyol transferi Guiza’ya verdiği 17 milyon Avroluk bedelin dörtte biri kadar malî değeri olan bir takım. Fenerbahçe bütün imkânlara, yüz elli milyon avroluk değerine rağmen ligdeki hedeflerinden uzaklaşmış, taraftarlarına saç baş yolduruyor. Diğer büyük takımlar için de aynı yorumlar yapılabilir.

Bir basın toplantısında Sivas’ın genç teknik adamı Bülent Uygun’a bu durum soruldu. “Onca maddî güç, taraftar desteği ve milyonlarca avroluk transferlere ve harcamalara rağmen üç büyüklerin önünde yer alan Sivasspor’un başarısının sırrı nedir?” Bülent Uygun’un cevabı çok enteresandı: “İstanbul’da Laila, Sivas’ta Lailaheillallah!”

Bu sözün futbol gibi aslında inançlar açısından sorgulanabilecek birçok sakıncalı yönü bulunan bir ortamdan geliyor olması birçok açıdan bana anlamlı geldi. Bu söz, 28 Şubat’ın menhus ruhunu her alanda zombiler gibi ürkütücü, korkutucu bir şekilde hâkim kılmak isteyenlerin, maçtan önce sahada duâ eden, maçtan sonra namaz kılan ya da Ramazan’da oruç tutan futbolcuları futbol sahnesinden linç ederek silmek isteyen zihniyetin her alanda mağlûbiyetini ifade eden bir sözdür. Bülent Hoca bu sözle, zannımca, her ne kadar Sivas’ın şampiyonluğa olan inancını ve bu inanç çerçevesinde ortaya koyduğu disiplinini ifade etmek istemişse de bir gerçeğe de işaret etmektedir. O da, bu milleti bin yıllık inançlarından koparmak isteyen zihniyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, insanımın inançlarıyla bağı her alanda güçlenecektir. Din, her alanda ülkemin mayası olmaya devam edecektir.

28.04.2009

E-Posta: adursun@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (21.04.2009) - “Nurculuk” denince akla niye hemen onun adı gelir?

  (14.04.2009) - Amerika’nın Obaması; Karaman'ın koyunu

  (07.04.2009) - Panorama

  (31.03.2009) - Galiptir bu yolda mağlûp

  (17.03.2009) - Sen Türkiye’sin; büyük düşün!

  (10.03.2009) - “One minute!" padişahım

  (03.03.2009) - Nasıl bir Anayasa istiyoruz?

  (24.02.2009) - Bir “Yeni Asya” yazısı

  (17.02.2009) - “Life is fun” mı dediniz?

  (27.01.2009) - Obama'dan etik dersleri

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır

Kurumsal Linkler:
Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl

Reklam Linkleri:
Risale Yorum- Risale Çocuk- Oktay Usta - Euro Nur - Fıkıh İnfo- Ahmet Maranki- Cevşen - Yeni Asya Barla - Makdis