12 Temmuz 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Vehbi HORASANLI

İnternetteki ses kaydı


A+ | A-

Şimdi hapiste olan bir amiralin internetteki ses kaydını dinledim. Duyduklarımdan ötürü çok, ama çok üzüldüm zira kendisi ile aynı gemide iki yıl görev yapmış, iyi kötü birçok hatıralarım olmuştu. Ama hiçbirisinde bu denli hakaretlere varacak derecede söz sarf ettiğini duymamıştım.

Mübarek gün ve geceler ile alay ediyor, kurban kesimine karşı çıkıyordu. Ayrıca “Türkiye’yi terk edin gidin, kendinizi kurtarın. Çünkü Türkiye Araplaşıyor, İslâmlaşıyor, çok feci ülke oluyor. Her metre karesine bir cami düşecek ve ezandan uyuyamayacaksınız. Gidin kendinizi kurtarın” diyordu.

Yıllarca beraber çalıştığımız için ses ve mimiklerinden bu sözleri söyleyenin kendisi olduğunu, sahte olmadığını gayet açık bir şekilde fark etmiştim.

Demek ki bizim gemiden ayrıldıktan sonra ahlâkı değişmiş. Zira o yıllarda aklı başında, gayet mantıklı konuşurdu. O tarihlerde yüzbaşı rütbesinde bölüm amiri görevindeydi ve dindar insanlarla böyle konuşmuyordu. En azından benim namaz kılan ve içki içmeyen birisi olduğumu bildiği halde en küçük bir olumsuz sözünü dahi işitmemiştim. Hatta bir tatbikat esnasında yaşadığım aşağıda anlatacağım olayı okursanız tam tersi bir kanaat sahibi dahi olabilirsiniz.

Mersin’e gitmiştik ve liman ziyareti yapıyorduk. Beni ve gemideki birkaç subayı ağabeyinin işyerine götürmüştü. İşyerinin girişinde büyükçe bir resim dikkati çekiyordu. Resim, göçmen kuşların bulunduğu bir manzara resmiydi. Resim deyip geçmeyin kuşlar havada öyle bir çizgi üstünde duruyorlardı ki “Allah” lâfzını gösterecek bir görüntü sunuyorlardı.

Gemi subayları olarak bu resmin fotomontaj olup olmadığını sorduk. Cevap olarak şunları söyledi. “Benim babam dindar bir insandı. Bu resmi de kendisi çekmişti. Resim üzerinde en ufak bir değişiklik yapmamıştır, tamamen orijinaldir. Bu resim ve üzerindeki şekilden kendisinin ne derece inançlı birisi olduğunu anlayabilirsiniz” demişti.

Daha sonra kardeşi ile birlikte bize ikramda bulundu. Benim alkol kullanmadığımı bildiği için meyve suyu ikram ettiler. Daha sonra gemiye döndük.

Bizim gemiden sonra ikinci komutan olarak bir başka gemiye tayin oldu. Fakat görevine başlar başlamaz akademi eğitimi için gemiden ayrılmıştı. Yarım yılı aşkın bir süre kursta olduğu için görevini vekâleten çok değerli bir ağabeyim yerine getiriyordu.

Bu noktadan sonraki değerlendirmeler bu çok kıymetli büyüğüme aittir.

“Silâh subayı olarak 2. Komutanlığa vekâlet ediyordum ve çok önemli tatbikatların yapıldığı bir döneme girmiştik. Aynı zamanda atışlar yapılıyordu. Gemimizin ismi tatbikatlarda gösterilen başarılardan ve atış birinciliklerinden dolayı daima ön plana çıkmıştı. Cumhurbaşkanı dâhil olmak üzere birçok devlet büyüğünden çeşitli ödüller almıştık. Daha sonra denetlemeler başlamış hepsinden alnımızın akı ile başarılı bir şekilde çıkmıştık”

Sonunda bu amiral kurstan dönüyor ve 2. Komutanlık görevini bu değerli büyüğümden teslim alıyor. Ne yazık ki emri altındaki herkese “takdirname” verildiği halde silâh subayına bu küçücük iltifatı dahi çok görüyorlar.

Silâh subayı olan bu komutan, kendisine yapılan bu haksızlığa aldırış bile etmiyor. ”Ben görevimi başarılı bir şekilde yaptım ya bu bana yeter. Komutanlar isterse hak ettiğim ödülleri vermesin benim vicdanen müsterih olmam daha önemlidir” diyor.

Aradan çok kısa bir süre geçince sicil dönemi başlıyor ve sicil notları veriliyor. İkmal subayı, silâh subayına “bu gemide en düşük sicil notunu sen ve ben aldık” deyince silâh subayı bu sefer dayanamıyor ve 2. Komutana bunun doğru olup olmadığını sormak gereğini düşünüyor. Aldığı cevap ise bir hayli üzücüdür. Zira halen hapiste olan bu amiral o gün, içki içmediği ve namaz kıldığı için bu şekilde davrandığını itiraf ediyor.

Silâh subayı bu haksızlığı büyük bir soğukkanlılıkla karşılıyor. “Cenâbı Allah’ın rızası bana yeter” diyerek görevine devam ediyor.

Aradan birkaç yıl geçince 28 Şubat döneminde benim gibi Askerî Şûrâ kararı ile re’sen emekli ediliyor. Yani ordudan atılıyor. Ve ticaret gemilerinde çalışmaya başlıyor.

Mesleğini çok titiz bir şekilde icra eden bu büyüğüm kaptanlık yaparken deniz ortasında kalan iki amatör balıkçıyı kurtarıyor ve bu başarısından dolayı basın kuruluşlarının gözdesi oluyor.

Halen bir denizcilik firmasında kaptan olarak çalışan bu ağabeyim çevresi tarafından çok sevilen ve takdir edilen birisi olarak hayatına devam ediyor. Fakat ona haksızlık yapan ve dinimize karşı söylediği sözler ile gündeme bir daha düşen o amirale ne demeli?

Yargı süreci devam ettiği için işlediği suçlar hakkında bir şey söyleyemiyorum. Lâkin internette dolaşan sözleri hiç de unutulup göz ardı edilecek sözler değil. Bu dünyada dahi kendisini mesul edecek sözler.

Rabbimden başta bu amiralimiz olmak üzere bütün askerlerimizin aklını başına getirmesini diler, iman nimetini nasip etmesini niyaz ederim.

12.07.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.07.2010) - Profesyonel ordu pahalı mı?

  (02.07.2010) - Denizcilik ve Kabotaj Bayramı

  (01.07.2010) - Esaretin bedeli

  (23.06.2010) - Evlâdım sağ salim dönecek mi?

  (22.06.2010) - İki Darbe Arasında

  (28.05.2010) - Gökyüzünün havaî fişekleri

  (26.04.2010) - Hürmüz Boğazında muhteşem bir ışık gösterisi

  (15.04.2010) - ‘Haberiniz olsun’

  (31.03.2010) - Hiç olmazsa üç besmele oku

  (22.12.2009) - Bahriyede 4. intihar ve delillerin karartılması


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.