17 Ağustos 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Muzaffer KARAHİSAR

Takvimdeki günlükten


A+ | A-

Su damlaları gibi yeryüzünde akıp giden ya da bulutlar gibi gökyüzünde uçup giden hayat dakikaları, insanlara yaşadığı ömür süresi içinde acısıyla, tatlısıyla birçok duygu tattırıyor. Bazen çok ağır sıkıntılara, acılara ve zorluklara göğüs gerip tahammül edebilirken; bazen de küçük bir noktada sabrını, gücünü ve tahammülünü bitirebiliyor. Her zaman, her yerde ve her durumda bizleri bilen, derdimizi, sıkıntımızı anlayan kuvvet ve kudret sahibi Cenâb-ı Allah’a dayanıp, ondan yardım ister, ondan medet umarak ümitsizlik girdabından kurtulup gerçek yolumuzu ve istikametimizi bulabiliriz: “Merci-i Hakikiye dön, imana gel mükedder olma. O seni senden daha ziyade düşünür.”1

İhsan Amca konuşkan, sohbeti tatlı, bilge bir insandı. Her konuşmasının sonunda söylediği bir mânî ile muhatabına tebessüm ettirirdi. Onun önemli bir vasfı da boş zamanında elindeki tığ ile rengarenk iplerden paspas örerdi. “Ne yapalım işte, onunla-bununla, dedikodu yapmaktansa böyle vakit geçiriyoruz” derdi. İbadetinde çok hassastı. Dinî kitaplardan okur, anladıklarını anlatmaya çalışırdı. Onu genelde hep neşeli görürdüm. Odasına vardığımda kısa boyuyla hemen ayağa kalkar ve güler yüzle karşılardı. Hep neşeli durmaya, sevinçli görünmeye çalışırdı. Vefatından sonra yakınları tarafından değerli bulunmayıp, dolabında kalmış bir cep takvimini bana getirdiler. İçinde bazı yazılar, isimler ve telefon numaralarından başka bir şey görünmüyordu. Öylesine karıştırırken İhsan Amcanın cep takviminin sayfalarına kısa kısa, günlük yaşadıklarını ve duygularını yazdığını fark ettim. Mesela: 05 Ocak 2009 günü sayfasına; “Bu gün çok kederliyim, uyku tutmadı” diye not düşmüş. Bu geçici, fânî dünyada envai çeşit çilelerle yoğrulmuş bir ömürden, maldan, mülkten, evlâttan, hayallerden, ümitlerden, ihtiraslardan sadece yaşlı bir beden ona armağan olarak kalmış. Neydi acaba onu bu derece, uyuyamayacak kadar kederlendiren? Ağlayan bir kalbin gözyaşlarıydı sanki, o bir satırlık yazı. Pişmanlığın, hüznün doruk noktaya çıktığı, acının kaleme döküldüğü, yürekteki fırtınaların dışa vurduğu bir mahzunluğun ifadesiydi o not. Gece yarısı bütün mahlûkat uykuda, hatta onu mahzun eden, yüreğini yakan, kanatan sebepler de habersiz o durumdan…

Biri var ki, O, İhsan Amcanın riyasız, içli, sessiz ve derinden aciz ve fakirliğini hissedip kederlendiğini görüyor. O gecenin koyu karanlıklarında kalbin derinliklerine işlemiş üzüntüleri biliyor. Çünkü O’nun rahmeti, merhameti, şefkati bol. O dertlilerin dermanı, O çaresizlere çare, O hastalara şifa. “Sultan-ı Kâinat birdir, her şeyin anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir; her şey O’nun emriyle halledilir. O’nu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.”2

İhsan Amca zaten Cenâb-ı Hakkın takdirini ve tasarrufunu insanlara anlatıp, vaveyla edip şikâyet etmemiş. Bütün sıkıntılarını Allaha arz edip, ona havale edecek kadar imanı, itikadı ve sabrı vardı. Uyku tutmadığı zaman gecenin o feyizli zamanında neler yapacağını, neler söyleyeceğini ve nasıl bir meşguliyet içersinde olacağını çok iyi biliyordu. Böyle olmasa o sıkıntılarını okunmayacağını kendisinin de bildiği bir cep defterinin haricinde nerelere yazıp, söyleyip anlatacağını çok iyi bilecek bilgiye ve tecrübeye sahipti. Çükü takvimdeki yazının devamını okuduğumda bir gün sonra yani 6 Ocak günü benimle konuştuğunu, sohbet ettiğimizi not olarak düşmüş. Onun hiçbir zaman bana sıkıntılardan ve kederlerden bahsetmediğini çok iyi hatırlıyorum.

O, fânî hayatta her insan gibi Cenâb-ı Hakkın her haliyle isimlerinin tecellisine mazhar olmuş, hayatı musibetlerle saflaşıp, kemal bulmuş ve imtihan meydanında sabrederek, şükrederek, ibadetle, ihlâsla ve teslimiyetle dar-ı bekaya irtihal etmiş bahtiyar bir ihtiyar.

“İnsan, yaşayış vaziyetince, bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir. Evet, hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor. Zaman da sel dolaplarını süratle çalıştırıyor. Arz sefinesi de, süratle giderken…”3 Bu ebedi ve sermedi yolculuğun sonuna vardığımızda; geri dönüp bakarak: Keşke daha çok kederler, ıstıraplar, çileler, sıkıntılar çekmiş olsaydım, diye temenni eder miydik? Üzerinde çok düşünmeye, tefekkür etmeye değer bir konu.

Dipnot:

1.Mesnevi-i Nuriye

2.Yirminci Mektup

3.Mesnevi-i Nuriye, s.175

17.08.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.08.2010) - Bir akşamüstü

  (01.08.2010) - Son anlar

  (20.07.2010) - Barla’da herşey güzel

  (13.07.2010) - Can düşmanı

  (06.07.2010) - Ülfetsiz bir nebze tefekkür

  (29.06.2010) - Hastalara şifalar

  (15.06.2010) - Barla gezisi

  (08.06.2010) - Dost acı söyler

  (01.06.2010) - Dünden bugüne

  (29.05.2010) - Düz çizgi


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.