13 Temmuz 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Muzaffer KARAHİSAR

Can düşmanı


A+ | A-

İLKBAHARIN insanları cezbeden güzelliklerine; çiçek açmış ağaçlara, yemyeşil bitkilere, uçuşan kuşlara ibretle, hayretle ve tefekkürle bakarak ruhumu dinlendirmeye çalışıyordum. Uzaktan, onu güneşli havada tekerlikli iskemlesine oturmuş, vurdumduymaz ve tasasız bir ruh hali içersinde, can düşmanıyla içli dışlı, keyifli ve pek muhabbetli gördüm. Bu üzücü manzara karşısında şaşırmıştım. Nasıl olurda insan bu kadar kaygısız ve duyarsız olabilirdi. Hasmı ile ateşli bir samimiyet içersinde olmasını çok yadırgadım, bu kadar olur, dedim. Baharın insan ruhunu ferahlatan, dinlendiren güzelliklerine yakışmayan kirli bir manzara ile karşı karşıyaydım. İnsanoğlu işte böyle zavallı, iyiyi kötüyü, menfaati zararı bilmez, düşünmez, anlamaz, dedim.

Oysa düşmanı onu çok tehlikeli durumlara sürüklemişti. Kaygılara, belâlara ve musibetlere düşmesini sağlamıştı. Bu yüzden genç yaşta onu tekerlekli sandalyede hayatını sürdürmeye mahkûm etmişti. Ortada kan vardı. Bu kadar zararı dokunan, hayatını karartan hasmıyla ateşli, keyifli, toz duman, senli benli samimiyetini, muhabbetini açıkçası tasvip etmedim, hoşuma gitmemişti bu davranış!

Güzel bir bahçeye girmiş iki arkadaşın hikâyedeki durumunu hatırladım. O bahçedeki güzelliklere, iyiliklere, çiçeklere bakarak, güzel görüp güzel düşünmek istercesine nazarlarımı başka taraflara çevirmek istediysem de Nail Bey’in gerçeklerinden, sağlık problemlerinden kaçmaya da gönlüm ve vicdanım elvermiyordu. Onun ilerlemiş ve son noktaya dayanmış ve kronikleşmiş hastalığının tedavisi yapılacaktı. Bu gün hastanede kangren olmuş sağ bacağı ile ilgili operasyon yapılıp, diz altından kesilecekti. Bunun için de aç kalması ve ameliyatla ilgili her türlü temizlikleri, hazırlıkları yapması gerekiyordu. Ama o bir umursamazlıkla kendine zarar verenle, tasasızca beraber keyifli dakikalar geçirmek peşindeydi.

Böyle hayatî bir konuda kayıtsız kalmazdım. Bütün dikkatimi, sabrımı, hoşgörümü ve sükûnetimi toparlayarak o tarafa yöneldim. Nail Bey’e yardımcı olmam, desteklemem ve moral vermem gerekiyordu. Daha önemlisi kötü arkadaşıyla; daha doğrusu düşmanıyla olan samimiyetine bir nokta kayması gerektiğini hatırlatmanın zamanının geldiğini düşündüm. Yaklaşıp selam verdiğimde yaşlanmış ve kırışmış yüzündeki mahcup ve kederli ifadelerle beni süzdü. Titreyen elleriyle ağzına götürdüğü sigarayı ucundaki ateşi parlatıncaya kadar son defa derince, nefesinin sonuna kadar dumanlarla karışık çekerek yüzüme baktı. Ağzından, burnundan çıkan dumanlar genzini yakmış olmalı ki, yarı öksürüklü sesiyle elindeki sigarayı yere attı. Ayağıyla izmariti olanca kiniyle ve gücüyle ezerek:

“Bu melun beni mahvetti, benim can düşmanım bu!” dedi…

Benim ona söylemem gerekenleri, aklımdan geçenleri anlamışçasına bir cümlede özetledi. Gülümsememden, “madem ki biliyorsun, bu merete niçin bu kadar samimiyet ve içtenlik gösteriyorsun?” demek istediğimi düşünerek. Sıkıntılarını, tiryakiliğin acımasız zararlarını, iradesinin zayıflığı gibi mazeretler ifade eden konuşmalarla içinde bulunduğu durumu ifade etti. Artık o konu bitmişti. Bu gün olacağı ameliyatı ile ilgili konuşmamız ve moralini yükseltmemiz gerekiyordu.

O atmosferde kulun tedbirinden, öte Cenâb-ı Allah’ın takdirinden, tasarrufundan bahsetmenin daha doğru olacağını düşündüm. Bir damladan, zerrelerden, moleküllerden, hücrelerden meydana getiren; büyütüp, besleyen, tedvir ve idare eden Kudret sahibi elbette ne yaparsa iyisini yapar, acıların, hastalıkların, dertlerin ve sıkıntıların karşılığında sabredenlere mükâfatını vereceğini anlattım. Ona inanmanın insanlara verdiği huzur ve mutluluğu, her dertlerin çaresinin O’nu bilip, O’nu bulmakta olduğunu; O’nu bulanın hadsiz dertlerden, korkulardan kurtulacağını izah ettim. İnsan vücudu her zaman harap olmaya hazırdır. “Evet bu cisim ebedi değil, demirden değil, taştan değil.. Ancak et ve kemikten ibaret bir şeydir.” Bizler Allah’ın kudretiyle, şefkat ve merhametiyle hayatımızı devam ettiriyoruz, O’nun ikram ettiği nimetlerle besleniyoruz. O’nun verdiği şifayla hastalıklardan kurtuluyoruz. Bu mihval üzerine devam etti gitti sohbetimiz. Nail Bey’in yüzündeki keder izleri ve üzüntü emareleri yavaşça kayboldu. Onu rahatlamış olarak gördüm. Görüşmemizin sonunda bütün duygularını, teşekkürlerini ve memnuniyetini, gönülden gelen bir ses tonuyla bir cümlede ifade etti: “Allah razı olsun.” Onun bu temennisi baharın ılık esen rüzgârlarına karışıp gitti.

13.07.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (06.07.2010) - Ülfetsiz bir nebze tefekkür

  (29.06.2010) - Hastalara şifalar

  (15.06.2010) - Barla gezisi

  (08.06.2010) - Dost acı söyler

  (01.06.2010) - Dünden bugüne

  (29.05.2010) - Düz çizgi

  (25.05.2010) - Sabrın ve tahammülün meyvesi

  (18.05.2010) - Abdi Amca’nın kedileri

  (11.05.2010) - Bir Cuma günü

  (04.05.2010) - Ceberut devri


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.