07 Ekim 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

M. Latif SALİHOĞLU

Başörtüsü gel–gitleri


A+ | A-

Başörtüsü meselesinin tam da siyasîlerin gündeminde olduğu esnada YÖK Başkanı Prof. Özcan tarafından yapılan bir açıklama, farklı algılamalara ve gerilimli tartışmalara yol açtı.

YÖK Başkanı, kendilerine ulaşan bir şikâyete bağlı olarak, İÜ'de bir öğrencinin kıyafetinden dolayı dersten çıkarılmasının doğru olmadığı, üğretim üyesinin yönetmeliğe aykırı gördüğü bir kıyafet sebebiyle, öğrencisi hakkında üniversite idaresine ancak yazılı olarak durumu iletebileceği yönünde bazı açıklamalarda bulundu.

Bu açıklama, aynı zamanda ilgili üniversite yönetimine gönderilen "Öğrenciyi, kıyafetinden dolayı sınıftan atmayınız" mesajlı bir yazıya dayanıyordu.

"Kıyafetinden dolayı..." deyince, bunu çoğu kimse "tesettürlü giyim ve başörtüsü" şeklinde anladı.

Nitekim, bizi arayan birçok üniversiteli öğrenci, gelişmeleri bu mânâda okuyup anladığını ifade etti.

Oysa, YÖK Başkanı Özcan'ın da bizzat yaptığı yeni açıklamaya göre, söz konusu gelişmelerin başörtüsüyle bir ilgisi bulunmuyor.

Meğerse, bu hadisenin başlangıcı, bir kız öğrencinin sınıfta başına taktığı şapkaya dayanıyor. Öğrenci, başındaki şapkadan dolayı bed muamele görmüş, bir haksızlığa uğramış ve bu sebeple şikâyetini YÖK'e bildirmiş.

İşte, YÖK Başkanı da bu şikâyete binaen İÜ'ye bir yazı göndermiş; öğrencilere bu şekilde müdahale edilmesinin yanlış olduğunu söylemiş.

Haliyle, bu haber, gerek medyada, gerek üniversite camiasında ve gerekse kamuoyunda flaş bir gelişme olarak yankılandı.

Meselenin mahiyeti, içyüzü daha tam olarak bilinemeden, konuşmalar, tartışmalar her tarafta başını aldı yürüdü.

Ortam, bilmem yüz kaçıncı defa olmak üzere, bir kez daha gerildikçe gerildi.

Gelinen noktaya bakıldığında ise, şunları söylemek mümkün:

* YÖK Başkanı Özcan'ın yazılı ve sözlü açıklamaları, ideal bir mânâyı taşımakla birlikte, yeterli güvenceyi sağlamaktan uzaktır.

* Söz konusu yazı ve açıklama, temel insan hakkı olan "başörtüsü hürriyeti"ni sağlamayı garanti altına almıyor.

* Bu meseleye şimdiye kadar ciddî, samimî ve rasyonel şekilde yaklaş(a)mayan siyasîlerin, bir kez daha "med–cezir" oyununu oynamaya teşne oldukları anlaşılıyor.

* Gözyaşlarını içlerine akıtan, yürekleri ukdelerle parelenmiş olan mâsum başörtüsü mağdurlarının el altından uyandırılan hevesleri, ne yazık bir kez daha kursaklarına hapsedilecek gibi görünüyor.

* Bu meyanda hükümet ve siyaset âleminde yaşanan gel–gitler, insanı kahredecek ve güveni temelden sarsacak boyutlara çıkmış bulunuyor.

* Türkiye'de uzun zamandır yaşanan bu müzmin derdin, öyle basit, sıradan ve dahi sırıtan birtakım tedbir ve müdahalelerle devâ bulmayacağı hususu, artık iyiden iyiye anlaşılmış olmalı.

Ninelerin başörtüsü

ve Yeniçeri kıyafeti

Bazı kimseler, başörtüsünün siyasî ve ideolojik bir anlam taşıdığını iddia ediyor ve şu teklifte bulunuyor: "Başını örtmek isteyen, ninelerimizin baş bağlama şeklini örnek alsın."

Bu tip kimseler, yarın çıkıp şöyle bir teklifte de bulunurlar mı acaba: "Askerlerimiz, Avrupaî giysileri terk etmeli, dedelerine benzemeli, meselâ Yeniçeri kıyafetini örnek almalı."

Tarihin yorumu 7 Ekim 1966

Piyasada yerli otomobil var mı?

Piyasa değeri olan, ilk yerli olduğu kabul edilen otomobile "Anadol" ismi verildi. (7 Ekim 1966)

Kimi otomobil meraklıları tarafından hâlâ kullanılmakta olan Anadol'un seri üretimine aynı yılın sonlarında başlandı.

Vehbi Koç'un sahibi olduğu Otosan Otomobil Sanayi A.Ş. tarafından İstanbul'daki fabrikada üretilen bu otomobillerin kaportası cam elyafı ve polyesterden yapıldı.

Anadol marka otomobillerin seri üretimine 1984'te son verilerek, aynı fabrikada Ford Taunus'ların imâlatına geçildi.

Yüzde yüz yerli değil

Anadol marka taksi ve kamyonetler için her ne kadar "Yüzde yüz yerli" tâbiri kullanılmakta ise de, bu doğru değildir.

Zira, bu otomobilin en mühim parçası olan motor ithaldir.

Evet, Anadol üretiminde motor olarak baştan itibaren Ford motorları kullanılmıştır. İlk kullanılan motor ise, Ford'un Cortina modelinin 1200 cc'lik Kent motorudur.

Devrim

Bazı kimseler, ilk yerli otomobil üretimi olarak 1961'de TCDD yardımıyla imal edilen "Devrim" isimli otomobilden söz ederler.

İçinde N. Erbakan'ın da mühim emeği olan Devrim otomobilinin seri üretimi yapılamadığı gibi, bu otomobil trafiğe de çıkarılamamıştır. Çalıştırıldıktan sonra birkaç metre ilerleyip durmuş, daha öteye gidememiştir.

Düşündürücü nokta

Sadece otomobil değil, bilgisayar, cep telefonu gibi ileri teknolojiye dayalı üretim sahasında ülkemizin geri kalmışlığı son derece düşündürücü ve üzüntü vericidir.

Türkiye'nin çağ atladığını söyleyenlerin—onlarca ithal markaya mukabil—yüzde yüz yerli marka bir otomobil, bir bilgisayar üretememesini acaba nasıl değerlendiriyor, cidden merak konusu.

07.10.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (06.10.2010) - Kaçak sigara furyası

  (05.10.2010) - Şüpheli ölümler

  (04.10.2010) - Seçim ittifakları

  (01.10.2010) - Yakın tarih arşivi

  (30.09.2010) - Âh şu tüketen siyaset

  (29.09.2010) - Yerinde sağlam duran kazanır

  (28.09.2010) - Ortalık hareketlenirken

  (27.09.2010) - Kurtulmuş, kurtulacak mı?

  (23.09.2010) - Agop, Hagop ve "zıpçıktılar"

  (22.09.2010) - Esrarengiz gelişmeler


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  YENİ ASYA NEŞRİYAT

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.