13 Eylül 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Fahri UTKAN

Şüzuzât


A+ | A-

slı ‘şâz’ kökünden gelen şüzûz “istisna, kural dışı” anlamına gelmekte, “şüzûzât” ise çoğulu olarak kullanılmaktadır.

Risâle-i Nur’da geçen bu kelimeler ve “şuzuzat-ı kanuniye” tamlaması hakkında anlayabildiklerimi aktarmak istiyorum.

İki ayı geçen bir zamandır İzmit Çamlık Eğitim Kültür ve Çevre Vakfımızın yeni açılan “Vakıf İrtibat Bürosu”nda devam etmekte olan öğlenden sonraki sohbetlerimizin birinde üzerinde durmuştuk.

13. Söz’ün başında; “Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân’ın, bütün kâinattaki âdiyat namıyla yâd olunan, harikulâde ve birer mu’cize-i kudret olan mevcudât üstündeki âdet ve ülfet perdesini keskin beyanatıyla yırtıp, o hakaik-ı acibeyi zîşuura açıp, nazar-ı ibretlerini celb edip, ukûle tükenmez bir hazine-i ulûm açar.

“Felsefe hikmeti ise, bütün harikulâde olan mu’cizât-ı kudreti âdet perdesi içinde saklayıp cahilâne ve lâkaydâne üstünde geçer. Yalnız harikulâdelikten düşen ve intizam-ı hilkatten huruç eden ve kemâl-i fıtrattan sukut eden nadir fertleri nazar-ı dikkate arz eder, onları birer ibretli hikmet diye zîşuura takdim eder. Meselâ, en câmî bir mu’cize-i kudret olan insanın hilkatini âdi deyip lâkaytlıkla bakar. Fakat insanın kemâl-i hilkatinden huruç etmiş, üç ayaklı yahut iki başlı bir insanı velvele-i istiğrabla nazar-ı ibrete teşhir eder. Meselâ, en lâtif ve umumî bir mu’cize-i rahmet olan, bütün yavruların hazine-i gaybdan muntazam iaşelerini âdi görüp küfran perdesini üste çeker. Fakat intizamdan şüzuz etmiş, kabilesinden cüda olmuş, yalnız olarak gurbete düşmüş, denizin altında olan bir böceğin bir yeşil yaprakla iâşesini görür, ondan tecellî eden lütuf ve keremle bütün balıkçıları ağlatmak ister” denilmektedir.

İnsanların, olaylara, yaratılışlara vesâir şeylere bakışını anlatan bu paragraflarda iki türlü düşünce ortaya konmaktadır. Kur’ânî bakış ve felsefî bakış.

Kur’ânî, imanî bakış açısıyla olayların, yaratılışların, hareketlerin ve davranışların mükemmel oluşları, maksatlarındaki harikuladeliklerin Allah’ın isimlerinin tecellileri olduğu ve O’nun isimlerinin hazinelerinden geldiği anlatılmaktadır. Bunların kaynağının Allah olduğu ve zaten her olayın harikulâde olduğu, hayret edilmesi gerektiği anlatılmaktadır.

Ama felsefî bakışta, kâinatta olan bütün harikulâde ve mükemmel olay ve yaratılışların zaten normal olduğu, bunların haricinde değişik bir olay olduğunda onlara hayretle bakılması gerektiği telkin edilmektedir. Bu tür olayların, yaratılışların haberlerini medyada arasıra da olsa görmekteyiz.

İşte şüzuzât da, Allah’ın isimlerinin tecellilerini insanlara o şekilde gösterebildiğinin ispatı bağlamında kâinata koyduğu bir kanundur. Nasıl çekim kanunu, rezzâkiyet kanunu, rahimiyet kanunu varsa, şüzuzât kanunu da vardır ve fehmedebilen insanların akıllarına sunulmuştur.

Herşeyi bilerek, kudretiyle, san'atkârca ve hikmetli bir şekilde belli kanunlar çerçevesinde yapan Allah, bunlarla insanlara gösterdiği nizam ve intizamlı olaylarda tesadüfen hiçbir şeyin olamayacağını ispat etmekte ve göstermektedir.

Aynı şekilde; şüzûzât-ı kanuniye ile, kâinatta geçerli yukarıda bahsettiğimiz diğer kanunların harikalarıyla, farklı değişimlerin, farklı şekillenmelerin ortaya çıkması ve bazı meyve ve sebzelerin normal zamanlarında değil farklı zamanlarında gelmeleri gibi durumlarda, her şeyin Kendisinin iradesine bağlı olduğunu ve bu gibi işlerde fâil-i muhtar olduğunu açıkça göstermektedir. Aynı zamanda bu olaylarla seçimin yine Kendisinin elinde olduğunu ve herhangi bir kanuna bağlı olmadığını da göstermektedir. Meselâ ateş yakar, ama Hz. İbrahim’i (as) yakmamıştır. Ağaçlar sabittir, ama Peygamberimiz (asm) çağırdığında yürürler. Bıçak kayayı bile keser, ama Hz. İsmail’in (as) boynunu kesmez. İnsanların yaratılmaları bir anne-baba vasıtasıyla olmakta, fakat Hz. Âdem’in (as), Havva validemizin veya Hz. İsa’nın (as) yaratılmaları bu kanunun dışında yani şüzuzâttır.

Böylece, Allah, “..hiçbir kayıt altında olmadığını izhar edip yeknesak perdesini yırtarak ve herşey, her anda, her şe’nde, her şeyinde O’na muhtaç ve rububiyetine münkad olduğunu ilâm etmekle gafleti dağıtıp ins ve cinnin nazarlarını esbabdan Müsebbibü’l-Esbâba çevirir.” 1

Genelde, Allah (cc), olayların belli kanunlar çerçevesinde olmasını sağlıyor. Fakat bir bakıyoruz, bazen o kanuna muhalif olaylar meydana geliyor, yukarıda anlatıldığı gibi. Peki, Allah, bütün bunları niçin yapıyor?

Belki, "… doğrudan doğruya Cenâb-ı Mün’im-i Muhyî ve Rahmân ve Rahîm olan Zât-ı Zülcelâl, perdesiz, elinde tutacak, ta her vakit duâ ve şükür kapılarını açık bırakmak..” 2 içindir, ne dersiniz? “Hem meselâ, rızık vermek ve muayyen bir sima vermek, birer ihsan-ı mahsus eseri gibi ummadığı tarzda olması, ne kadar güzel bir sûrette meşîet ve ihtiyar-ı Rabbâniyeyi gösteriyor. Daha tasrif-i hava (havanın idaresi) ve teshir-i sehab (bulutların idaresi, farklı halleri) gibi şuûnât-ı İlâhiyeyi bunlara kıyas et.” 3

“…hiçbir kanun yoktur ki, şüzuzları ve nâdirleri bulunmasın ve hâricine çıkmış fertleri bulunmasın. Ve hiçbir kaide-i külliye yoktur ki, hârika fertler ile tahsis edilmesin.” 4

Felsefe gözüyle olaylara bakan inançsız veya gaflet içinde olan insanlar, kâinattaki kanunlara tabiat kanunu ismini takıyorlar. “O bedbahtların kanun-u tabiî tâbir ettiği şeyler, emr-i İlâhî ve irâde-i Rabbâniyenin küllî bir cilvesi olan âdetullah kanunlarıdır ki, Cenâb-ı Hak, o âdâtını (kanunun gereklerini ve neticelerini) bazı hikmet için değiştirir. Herşeyde ve her kanunda irâde ve ihtiyârının hükmettiğini gösterir.“ 5

Anlamamız ve bilmemiz gereken şey, kâinatta cereyan eden bütün kanunları koyan ve idare eden Allah olduğu gibi, bu kanunların dışında olayları idare eden de Allah’tır. Yani, en ufak bir şeyin yaratılması veya en ufak bir işin görülmesi de dahil olmak üzere kâinatta olan her şeyin yaratıcısı ve idare edicisi ve devam ettiricisi Allah’tır.

Hâsılı, Hâlık da O’dur, Bari’ de O’dur, Mürid de O’dur, Kayyum da O’dur. Her şeyde, her olayda Allah’ın isimlerinin tecellîlerini görmek ve göstermek gerekir ki, Allah’ı gerçek yönüyle tanıyabilelim.

Bu yolda yürüyebilenlere ne mutlu.

Dipnotlar:

1- 16. Söz’ün sonundaki Küçük bir Zeyl., 2- Age.,

3- Age., 4- 9. Lem’a, Dördüncü Suâl, 5- Age.

13.09.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (08.02.2010) - Başarının sırrı

  (23.01.2010) - Darülaceze ve huzurevleri

  (07.12.2009) - Bir Japon'un soruları ve düşündürdükleri

  (03.09.2009) - Saffet Sağlam Ağabeyin hatırasına

  (17.08.2009) - Aydın ve farkındalık

  (27.07.2009) - Hakâik-i nisbiye

  (29.04.2009) - Tesanüdün kuvveti

  (24.02.2009) - Yeni Asya ve hizmetleri

  (21.11.2008) - DÜNYA - AHİRET DENGESİ

  (09.10.2008) - Cebr-i keyfî-i küfrî


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.