"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mülkî melekutî bakış nedir? (1)

Ali FERŞADOĞLU
15 Ekim 2019, Salı 00:02
Her şeyin, “mülkî” ve “melekutî” olmak üzere iki yönü vardır. Buna göre bir de mülkî ve melekutî olmak üzere iki türlü bakış vardır.

Bir şeyin maddî yönü “mülk”, manevî yönü ise “melekut”tur. Bedenimiz mülk, ruhumuz melekuttur. Yağmurun damlaları mülk; hayatın menşei, ab-ı hayat yönü melekuttur. Aynanın boyalı, karanlık yüzü mülk; gösteren, aydınlık yüzü ise melekuttur. Hastalık mülk, hastalıkların olgunlaşmaya, gelişmeye zemin hazırlaması melekuttur. 

Mülk her şeyin dış yüzünü, melekut ise derununu kuşatmıştır. Mülk âlemi zıtların cevelan ettiği bir mekândır. Melekut âlemi ise İlâhî kudretin tecelligâhı ve yansıma alanıdır. Melekut âleminde, mülk âlemindeki gibi hikmet dairesinde cereyan eden sebepler ve fizik âleme ait kanunlar geçerli değildir. Burada her şey, anında, şeffaf, pürüzsüz ve olumlu olarak ortaya çıkar. 

Bu çerçeveden bakıldığında eşyanın, varlığın, olayların melekut denen iç âleminde, özünde, metafizik boyutunda, zatında olumsuzluk yoktur. Onları güzel ve çirkin, iyi ve kötü, faydalı ve zararlı kılan, güzel ve çirkin gösteren düşünce tarzımız, bakış açımız ve yaklaşım biçimimizdir. Yağmurun yağması, güneşin doğması gibi. Bunlar bütünüyle güzeldir. Tedbirsizliğimiz, tembelliğimiz onları aleyhimize çevirebilir. İnsan ancak, melekutî bakış ile kendisine, eşyaya ve hadiselere karşı dengeli bir tutum takınabilir. 

Mülk, eşyayı ve varlıkları yatay ilişkileri içinde görme, değerlendirme ve şekillendirmedir. Melekut ise dikey... Mülk cephesinde “hikmet”, melekut cephesinde “kudret” ön plandadır. Yani, dünyamızdaki maddî, bedenî olaylar, şart ve sebeplere bağlı olarak tedrici ve basamak basamaktır. Melekut, mana, ruh âleminde ise, bir anda meydana gelirler. Ruhun dolaşması, pek çok işi bir anda yapması ve saniyelik rüyalara pek çok işin ve olayın sığması gibi.

Melekutî bakış, dikey bağlantıları fark etmektir. Meselâ, insan, sebzelerin ve meyvelerin en güzellerini harmanlayarak lezzetli yemekler yaparak yerken, hayvanlar, kabaca ham ot, leş, ağaçlar ise karbondioksit yemektedirler. Mülk cihetinin sonucu itibariyle her ikisi de yiyor ve karnını doyuruyor. Fakat yemekten yemeye fark var. Hayvan sadece “fıtrî bir sevk” ile midesini doyurur. Neyi niçin yediğinin ve hangi yiyecekleri kimin ikram ettiğinin, hangi neticede ne olacağının şuurunda değildir. Onların sadece dış yüzünü, çok sathî olarak görür ve basitçe tadar. 

Okunma Sayısı: 865
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    15.10.2019 14:32:20

    Maaşallah barekallah.Açık veciz kısa.

  • KHKlı işsiz

    15.10.2019 11:46:08

    Allah razı olsun Ali hocam. Tam istifade ettim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı