"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İdlibli çocukların dramı...

19 Kasım 2019, Salı 13:41
Suriye'de 9 yılına giren savaş, çatışma ortamı ve bunun sonucunda ortaya çıkan zorunlu göçün en büyük mağdurlarının başında okul çağındaki çocuklar geliyor.

Suriye'de savaş yüzünden ortaya çıkan zorunlu göç, eğitim olanakların yetersizliği ve maddi gücün zayıflığı, okul yaşındaki çocukları ailelerine katkıda bulunmak için erken yaşlarda çalışmaya zorluyor.

Suriye'nin İdlib bölgesinde, Esed rejimi ve destekçisi İran ve Rusya'nın yoğun bombardımanı yüzünden yüzbinlerce aile göç etmek zorunda kalıyor.

Savaşın getirdiği göç, ekonomik istikrasızlık ve ailelerin geçimini sağlayanların hayatını kaybetmesi, çocukları okulları terk etmeye mecbur bırakıyor. Bu sebeple söz konusu çocuklar, ailelerine maddi destek olmak amacıyla erken yaşlarda sağlıksız işlerle çalışıyor.

Esed rejimi ve Rusya'nın desteğiyle ele geçirdiği İdlib'in Sincar ilçesinin mağdur çocukları çöplükte çalışarak, ailelerine maddi katkıda bulunmaya çalışıyor.

"Öğrenmek istiyorum"

Sincar ilçesinden Muhammed Esmer, 6. sınıfta okuması gerektiğini ama ailesine yardım etmek için okulu terk ettiğini ve 2,5 yıldır çöplüklerde çalıştığını söyledi.

Esmer, "Bu işi hiç sevmiyorum. Öğrenmek istiyorum. Oturduğumuz bölgede 4. sınıfa kadar okul var, 6. sınıfta olmam lazım. Diğer okullar ise yaşadığımız yerden uzak, oraya ulaşacak vasıta yok." ifadelerini kullandı.

Çöplükte poşet, plastik, bakır ve alüminyum parçalarını topladığını anlatan Esmer, günlük 700 (7 TL) ila bin Suriye lirası kazandığını söyledi.

8 yaşındaki Ganim Ahmed ise okula hiç gitmediği için okuma-yazma bilmediğini, kuzeniyle her gün sabah 10'da çalışmaya başladıklarını, en iyi günde 600 Suriye lirası kazandığını anlattı.

"Ekmek parasını ancak kazanabiliyoruz"

18 yaşında Ali Hilal de Sincar'dan ailesiyle Marratinnuman ilçesinin kırsalındaki kampta yaşadığını belirterek, önceden seyyar tezgahta sebze ve ekmek satmaya çalıştığını ancak hiç kar etmediğini ifade etti.

Hilal, "Her gün sabah 7'de buraya gelip çelik parçaları topluyoruz. En iyi günümde bin - bin 500 Suriye lirası kazanıyoruz. Ekmek parasını ancak kazanıyorum." diye konuştu.

Bu işin sağlığa zararlı olduğunu vurgulayan Hilal, "Ellerimizde kalan iz ve yaraların tedavisini evde bir şekilde yapıyorum. Ne yapabilirim? Ailemin geçimi ve ekmek parası için çalışmam lazım." ifadelerini kullandı.

AA

Okunma Sayısı: 636
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    20.11.2019 09:34:03

    (3)Dünyanın jandarmalığını güya hürriyet ve demokrasi için çalıştığını söyleyen devletin başındaki sarı çiyan ile bu işgallerin,zulümlerin desteklenip masumlara,müslüman kardeşlerimize hayatın zından edildiği hale gelindi.Petrollerine el konuldu ki daha öncede bu oyunu oynamıştı vampirler.Adına söğüt dalı,kızılderililerin barış çubuğu misali adlar konarak yaptıklarıda heyhat yiten canlara,akıtılan kızılırmak gibi göz pınarlarına çare olmadı.Halbuki rabbimizin emri olan 'MÜ'MİNLER KARDEŞTİR,emrine uymak yerine sanki çiyanlar kardeştir emri gibi hareket ediliyor.İki sarı çiyanın arasındaki karayılan dertlere,can kayıplarına,müslümanın ihtilafına son vermek yerine yeni yeni kin,nefret,hased ve düşmanlık tohumlarını saçıyor .Bu haberde de görüldüğü gibi yüzbinler aç kalmamak uğruna çöpleri eşeleyip karınlarını doyurup hayatta var olma gayretindeler. Hala gaflet uykusunda uyuyanlara ithaf olunur..

  • HÜSEYİN İLHAN

    20.11.2019 09:23:35

    (2)Fakat gazeli güzel zanneden dinde tam, muhakamei akliyede nakıslar dahi bu gazele kanıp coştular ve çevrede zafer haykırışlarına başladılar.Ta kiiii işin zaferle,ve Cum'a namazıyla alakası olmadığının,binlerce masum din kardeşinin hayatlarını yitirmelerinin, yaralanıp sakat kalmalarının,nefes alacak ülkeler için deniz-deryalara atlayıp Aylan bebek misali boğulup bu dünyadan koparılmalarının,güne sabah ezanı ile başlarken şimdi top,mermilerle uyanıp feryatlara yeni feryatların eklendiği günleri yaşadıkları bir devir başlatıldı.Ekilen topraklar tünellerin kazıldığı,namaz kılınıp,duaların edildiği mekanların yokedildiği ancak ve ancak bir asrı geçen zulmü ile müslümanı kahreden terörist devlet İSRAİL'in yeni ve işgalci planlarının devreye giridği.

  • HÜSEYİN İLHAN

    20.11.2019 09:15:34

    (1)Öyle asırlar gerisine ya da bir nesil öncesi yani 20-30 yıl öncesine gitmeye gerek yok.Bir zamanlar ikji komşu devletin idarecileri ailecek yatlarda,saraylarda tatillerini yapr,halkıda aynı dine mensup olan bu ülke insanları biribirlerini ziyaret edip ticaretini geliştirir,kardeşliğini pekiştiri,düşmanı kahrederken,dostları sevindirirdi.Fakat birgün güneş yine doğudan doğdurulmasını şaşırmadı amma biri kalkınca solundan herhalde yönünü şaşırdı.Hemen 'ŞAM'DA CUMA NAMAZI KILACAĞIIIIIIZ,diyerek bir gazel okudu amma bu okuma gerçek gazel okuyanlara hakaret bir koumaydı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı