Büyük İslam Alimi ve Mütefekkiri, Çağımızın Kur'an tefsiri Risale-i Nur Külliyatı'nın Müellifi Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri vefatının 66. yılında, 15 Mart Pazar günü Şanlıurfa Dergâh Camii’nde düzenlenen ve büyük bir ilgi ve rağbetin gözlemlendiği mevlid programıyla yâd edildi.
Urfa ve Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur, küresel akademinin gündeminde
Çağımızın Kur'an Tefsiri Risale-i Nur Külliyatını daha yakından tanıyalım?
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen Bediüzzaman Mevlidi, 15 Mart 2026 Pazar günü Şanlıurfa Dergâh Camii’nde okundu.
Bütün ehl-i imanın davet edildiği mevlid, yurt genelinden gelen misafirler ve Urfa halkının yoğun katılımıyla gerçekleşti.

Mevlit programına Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da katıldı.
Konuya ilişkin Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi sosyal medya hesabı üzerinden şu şekilde paylaşım yapıldı:
"Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Mevlid Programı Şanlıurfa; yalnızca Peygamberler Diyarı değil, aynı zamanda büyük gönül insanlarının aziz hatıralarını bağrında taşıyan mübarek bir şehirdir. Ömrünü İman ve Kur'an davasına vakfeden Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin vefat yıl dönümü vesilesiyle Mevlid-i Halil (Dergâh) Camii’nde yoğun bir katılımla mevlid programı düzenlendi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Kasım Gülpınar, düzenlenen bu manevi buluşmaya katılarak hemşehrilerimizle bir araya geldi ve edilen dualara ortak oldu. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim, dualarımızı kabul eylesin."
***
66 yıldır kesintisiz okunuyor
Bediüzzaman Hazretlerinin vefatından bu yana (Kadir Gecesinde) 66 yıldır kesintisiz şekilde okutulan bu mevlid; başta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (asm) olmak üzere bütün peygamberlerin, Sahabelerin, evliyaların, Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin ve şehitlerin ruhlarına hediye ediliyor.

Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen Risale-i Nur talebelerinin ve sevenlerinin buluşmasına vesile olan mevlid, cami dışında kalan misafirler için avluya kurulan dijital ekranlar aracılığıyla program canlı olarak takip edildi.

Urfa’da vefat etmişti
Bediüzzaman Hazretleri, 23 Mart (25 Ramazan) 1960 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etmiş ve Halilürrahman Dergâhı’na defnedilmişti. Ancak 27 Mayıs Darbesi’nin ardından 12 Temmuz 1960’ta darbe yönetiminin emriyle kabri açılarak naaşı bilinmeyen bir yere nakledilmişti.

Üstad Hazretleri Urfa’nın ehemmiyetine dikkat çekmişti
Bediüzzaman Said Nursî, Şanlıurfa’nın Risale-i Nur hizmetleri açısından önemli bir merkez olduğuna dikkat çekerek, “Ben çok zaman evvel bekliyordum ki Urfa taraflarında Nurlara karşı kuvvetli eller sahip çıksın. Çünkü orası hem Anadolu’nun, hem Arabistan’ın, hem Kürdistan’ın bir nevi merkezi hükmündedir. Nurlar orada yerleşse, o üç memlekette intişarına vesile olur” ifadelerini kullanmıştı.
Üstad Hazretleri ayrıca ''Bütün Urfa halkına, çoluk ve çocuğuna ve mezarda yatanlarına her sabah dua ediyorum. Ve bütün Urfalılara selâm ediyorum. Urfa taşıyla, toprağıyla mübarektir. Ben çok hastayım. Onlar da bana dua etsinler.'' ifadeleriyle Urfalıların, her sabah dualarında yer aldığını beyan etmişti.
Billboardlarda Risale-i Nur’dan veciz sözlere yer verilmişti
Program vesilesiyle şehir genelinde Risale-i Nur’dan alınan veciz sözlerle hazırlanan billboardlar kavşak ve çeşitli noktalara yerleştirildi.

Ayrıca dijital reklam panolarında da Bediüzzaman Hazretlerinin hayatı ve mesajlarını anlatan görseller yayınlandı.

***
Üstadın İzinde Camiler: Bedüzzaman'ın son ziyareti - Halilürrahman Camii
Son menzil: Halilürrahman
Bediüzzaman Said Nursî, sürgünler, mahkemeler ve zorluklarla geçen bir ömrün sonunda, 21 Mart 1960 yılı sabahında son yolculuğuna çıkarak Urfa’ya gitmişti. Hasta ve bitkin vaziyette İpek Palas Oteli’nin “27” numaralı odasında iki gün geçirdikten sonra 23 Mart'ta, Ramazan ayının 27. gecesi olan Kadir Gecesi'nde ruhunu Rahman'a teslim eyledi.

24 Mart'ta Şanlıurfa Ulu Camiin'de kılınan cenaze namazının ardından yurt içinden ve yurt dışından gelen büyük bir kalabalıkla naaşı Halilürrahman dergahına kadar eller, parmaklar ve başlar üstünde dergâha getirilip oradaki iki kubbeli lahde defnediliyor.
Rivayetlere göre Şeyh Müslim isimli bir zat 1954 yılında dergâhı tamir ettirdiği sırada, kendisi için de bu iki kubbeli yeri yaptırıyor. Sonra rüya âleminde ona "Sen kendine başka bir yer yaptır. Buranın sahibi vardır. Buraya o gelecektir." deniliyor. İşte Bediüzzaman Said Nursî, dergâhtaki bu kabre defnediliyor. Ancak 27 Mayıs Darbesi’nin ardından 12 Temmuz 1960’ta darbe yönetiminin emriyle kabri açılarak naaşı bilinmeyen bir yere nakledildi.


Haber Merkezi