Kendimize ders veriyor gibi okumamız gerek. Bu konuda Hüsrev Ağabeye kulak verelim: ‘Evet, biz sevgili Üstadımıza arz ediyoruz ki, her gün dersini hocasına okuyan bir talebe gibi Nur’dan aldığımız feyizlerimizi, her vakit için sevgili Üstadımıza arz edelim.’5
Sabırla okumamız gerek. Zira: ‘Hem iman hakikatlerinin izahı olduğu için hem ilim hem marifet hem ibadettir. ‘ 6
Risale- i Nur’da 130 parça eserin tamamını bir bütün olarak okuyalım. İhlâs Risalesi’ni okuduğumuz gibi arkasına Hücumat-ı Sitte’yi de okuyalım. Bu bizi müteyakkız kılar. Şeytanın desiselerine aldanmayalım. ‘“Risale-i Nur, imanî meseleleri lüzumu derecesinde izah etmiş. Risale-i Nur’un hocası, Risale-i Nur’dur. Risale-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidadı nisbetinde kendi kendine istifade eder. Aklınız her bir meseleyi tam anlamasa da ruh, kalp ve vicdanınız hissesini alır. Ne kadar istifade etseniz büyük bir kazançtır.”7
Peki neden Risale-i Nur’un sözlerinde tesir var. Bunun cevabını üstad Bediüzzaman Hazretleri veriyor:
Benden sual ediyorsun: “Neden senin Kur’ân’dan yazdığın Sözler’de bir kuvvet, bir tesir var ki müfessirlerin ve âriflerin sözlerinde nadiren bulunur. Bazen bir satırda, bir sahife kadar kuvvet var; bir sahifede, bir kitap kadar tesir bulunuyor?”
Elcevap: –Güzel bir cevaptır– Şeref, i’caz-ı Kur’ân’a ait olduğundan ve bana ait olmadığından bilâ-perva derim: Ekseriyet itibarıyla öyledir. Çünkü yazılan Sözler tasavvur değil tasdiktir, teslim değil imandır, marifet değil şehadettir, şuhuddur, taklit değil tahkiktir, iltizam değil iz’andır, tasavvuf değil hakikattir, dava değil dava içinde bürhandır.’8
Risale- i Nur hem bize tahkikî imanı kazandırıyor. Mesela Ayetü’l-Kübra Risalesi
‘Ve sair erkân-ı imaniyeyi dahi içinde kuvvetli ispat etmekle beraber mecmu hakikatlerin icmaı ve ittifakı, imanımızı taklitten tahkike ve tahkikten ilmelyakîne ve ilmelyakînden aynelyakîne ve aynelyakînden hakkalyakîne iblağ ediyor.’9
Son olarak okuma konusunda Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin “kâinata değişmem” dediği Zübeyir ağabeye kulak verelim. Ve bu bize rehber olsun:
- “Bütün tehlike okuyamamaktan çıkıyor. Okuyamamaktan kork!
- Oku, oku; her gün oku. Okudukça oku ki, ruhun nur-u İlâhî ile parlasın. Kalbin nur-u Kur’ân’la temizlensin.
- Hizmet hizmet derken şahsî dersini unutanın hizmeti muvakkat olur.
- En mühim iki şey: (1) okumak; (2) uhuvvet (kardeşlik) ve ihlâs (samimiyet) dairesinde hizmet.
- Dem ve damarlarımıza karışacak derecede okumak.
- Az da olsa devamlı okumak.
Dipnotlar:
5- 11. Şua
6- Emirdağ Lahikası, s. 287.
7- Sözler, Konferans.
8- 28. Mektup
9- 7. Şua