Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 16 Ocak 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ali FERŞADOĞLU

İlâhiyatçılar ispata nasıl karşı gelebilir?



İslâmiyet, her meselesini ilmî, aklî-mantıkî ispat, kalbî tasdik ve vicdânî süzgeçten geçirmesine rağmen; İlahiyatçılardan bir kesim hâlen, “İnanç-imân ‘gayba’ aittir; ispat edilemez. İnanmak isteyen inanır, inanmayan inadından inkâr eder; ispat faydasız ve gereksizdir” anlayışında. Aslında ispatı gereksiz bulanların bazıları samimi olmakla birlikte, meseleye dar açıdan bakarak böyle düşünüyor. Bir kısmı ise, ispat ve izahta zorlandığından, “lüzûmsuz” kılıfı geçirerek, yetersizliğini perdeliyor. Oysa iman esaslarını ispat; varlıklar adedince belgeler bulunduğundan ve var olanı ortaya koymak olduğundan gayet kolaydır. Meselenin bu boyutunu ileriki safhalarda genişçe ele alacağız. Burada önce şu hususu vurgulayalım:

Müslümanlığın şartlarından birincisi, “akıl ve baliğ” olmak, yâni, aklın tercihiyle imân dâiresine girmektir.1 “Aklı olmayanın dini de yoktur” vecizesi bunu ifâde eder. Mükellefiyet akıl ile başladığına göre; İslâmiyet körü körüne, mutaassıbane bir inancı, bağlılığı önermez.

Müslümanlar, bürhâna, delile tâbi olarak akıl, fikir ve kalble imân hakikatlerine girer. Başka dinlerin bâzı ferdleri gibi ruhbanları taklit için bürhanı bırakmıyor.2 İcmâlî/özet ve taklidî bir tasdikten ibâret3 olmayan, vicdânî ve aklî4 olan imânî hükümleri ispat, son derece lüzûmlu. Çünkü, imânın var olup olmadığı sorgu ile anlaşılır.5 Kalbimizi, kâmil imân derecesine çıkaracak, aklı ikna edecek ve susturacak da ancak bürhandır, belgedir.6

Diğer taraftan, atomdan galaksilere varlıkların, unsurların fizikî, kimyevî özellik, güzellikleri, muazzam yapıları, nizam ve intizamları, hârika fonksiyonlarından hareketle İlâhî irâdenin eserleri olduklarını kesin delillerle ispat edip kabul etmeliyiz. Serseri tesadüf ve kör kuvvet ve sağır tabiat ve karışık, hedefsiz sebeplerin ve âciz, (katı, ruhsuz) cahil maddelerin (yapmasının) hiçbir şekilde ihtimal ve imkânı bulunmadığını “gözle görür” derecesinde7 anlamalı ve anlatabilmeliyiz.

En önemlisi de, herkes için dehşetli olan ve aslında, “Sonsuz hayata perde olan ölümü ve dünya hayatının perestişkârlarına gayet dehşetli ecel celladının, ebedî hayata birer perde ve inananların sonsuz saâdetlerine birer vesile olduğunu, iki kere iki dört eder derecesinde kesin ispat”8 ederek ahirete olan imanımızı güçlendirmeliyiz. Evet, Kur’ân’ın, “ebedî yokluk” gibi telâkkî edilen ölümü, inananlar için “terhis tezkeresine” çevirdiğini görmeli; hiçbir filozof, hiçbir dinsiz ona karşı çıkamayacak şekilde özümseyip anlatabilmeliyiz. Böylece, içe bakış metodunu kullanıp, “Önce kendimizi iknâa çalışıp, sonra başkalarına bakabiliriz.9

Cenâb-ı Hak, Rablığının kabûlü hususunda bile asla baskı yapmaz; aklı, vicdânı serbest bırakır. Bu husus bir âyette şöyle vurgulanır: “Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarının bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ Onlar da, ‘Evet şahit olduk’ dediler.”10 Görüldüğü gibi, “Ben sizin Rabbinizim” diye dayatmıyor. Bilâkis, inanç tercihe bırakılıyor ve şâhâne inanç ve düşünce hürriyeti tanınıyor. Buna benzer birçok âyetten birkaçı daha şöyledir:

“Dinde zorlama yoktur...”11 “Sizin dininiz size, benim dinim bana”12 “Sizi yaratan Odur. Böyle iken, kiminiz kâfir olur, kiminiz mü’min”13 “De ki, bu Kur’ân, Rabbinden gelen bir haktır. Dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun.”14

Bunun yanında düşünce ve imân; hiçbir sûrette, hiçbir otorite tarafından sınırlandırılmasına müsaade edilmemiş; hattâ, peygamberlere bile zorlama imtiyazı, baskı yetkisi tanınmamış: “Vazifemiz size gerçeği bildirmekten ibârettir.”15 “Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?”16

Bu ve benzeri âyetler Kur’ân’ın, “dogmatik” değil, “taassuptan” uzak; “salâbetli” ve “müdakkik” bir kafa yapısı istediğini gösteriyor. Yâni, gerçeği delillerle bulduktan sonra ona sımsıkı yapışan; düşünme melekesine sahip, aklı keskin, vicdanı hür, kalbi mutmain bir Müslüman tipi istiyor.

Dipnotlar: 1-Emirdağ Lâhikası, s. 222.; 2- Mektûbât, s. 205.; 3- Tarihçe-i Hayat, s. 80.; 4- Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 175.; 5- İşârâtü’l-İ’câz, s. 140.; 6- Age, s. 46.; 7- Sözler, s. 479.; 8-Emirdağ Lâhikası, s. 41.; 9-Kastamonu Lâhikası, s.13.; 10- Kur’ân, A’raf, 172.; 11- Agk, Bakara, 256.; 12- Agk, Kafirûn, 6.; 13- Agk, Teğabun, 2.; 14- Agk, Kehf, 29.; 15- Agk, Yâsin, 17.; 16- Agk, Yûnus, 26.

16.01.2007

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (14.01.2007) - İman şartlarını ispat gerekli mi, edilebilir mi?

  (13.01.2007) - İspat, enerji üretir ve ruhumuzu teskin eder

  (11.01.2007) - Zamanımız ispatı zarûrî kılıyor

  (10.01.2007) - Tebliğ ve irşadın metotları

  (09.01.2007) - Tebliğ ve irşatta ispat metodu

  (06.01.2007) - Kalp, inanmaya mecbur eder

  (05.01.2007) - Gerçek zevk, lezzet ve mutluluk yolu: İman

  (04.01.2007) - Hayvan hakları

  (03.01.2007) - Hayvanlar kesilirken acı duymaz!

  (02.01.2007) - İnsanlara daha çok acımalı!

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004