Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 26 Nisan 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ali FERŞADOĞLU

Tevhid ne demektir? (2)



Tevhid delillerini okuyamayan bir inanç, gerçek imanı bulamaz ve batıla sapar. Bu, temiz gıda ve su bulamayanların, murdar et yemek ve kirli su içmek zorunda kalması gibidir. Haddizâtında iptidâî topluluklar da Allah’a inanmış, fakat, sıfatlarında yanılmışlardır.

Tabiata, atomlara ilâhlık verenlerin mantıksızlığı şudur:

Kâinata bakıldığında, bir şey her şeyle bağlıdır. Ve her şey moleküllerden oluşur. Dolayısıyla her molekülün, bütün varlıkların fizikî, kimyevî, biyolojik, psikolojik vs. yapılarını bilmesi lâzım! Meselâ, havadaki her bir zerre, her bir çiçeği, her bir meyveyi ziyâret edebilir, hem her çiçeğe, her meyveye girer, işleyebilir. Eğer her şeyi görür ve bilir bir Kadîr-i Mutlakın memur-u musahharı olmasa, o serseri zerre, bütün meyvelerin, çiçeklerin cihazâtını, yapısını, ayrı ayrı sanatlarını, onlara giydirilen sûretlerin terziliğini ve sanatın bütün mükemmelliklerini kapsayan terziliği bilmesi gerekir.1

İşte, hakiki tevhid, moleküllerden galaksilere kadar her şeyde Allah’ın varlık ve birliğini görmektir. Yani, Cenâb-ı Hakkın “ulûhiyet” (ilâhlık) damgasını, “rubûbiyet” (atomdan galaksilere kadar kâinatı terbiye etme) imzasını ve “kaleminin nakışlarını” görmek, okumaktır. Sayısız icraatında, yaratmasında hiçbir şekilde ortağı, yardımcısı olmadığını bilmek ve her şeyin dizgininin Onun elinde olduğuna inanmaktır. Böylece, herşeyin Onun birliğine (tevhide) şehadet ettiğine, her şey Onun kudret elinden çıktığına; ulûhiyetinde, rubûbiyetinde ve mülkünde hiçbir şekilde, hiçbir ortağı, yardımcısı olmadığını görme derecesinde kesin bir bilgiyle tasdik edip iman getirmektir.2

Gerçek mutluluk kaynağı da tevhid-i hakîkîdedir. Zira, her şey üstünde esmânın nakışlarını, cilvelerini, yansımalarını okumakla, her an huzur-u

İlâhî’de olmanın lezzet ve zevki yaşanır.

Dipnotlar:

1- Sözler, s. 267;

2- A.g.e., s. 263-264.

26.04.2007

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (25.04.2007) - Tevhid ne demektir? (1)

  (24.04.2007) - Neden tevhid zihinlere nakşedilmeli?

  (21.04.2007) - “Her şeyin melekûtu Allah'ın elinde” ne demektir? (2)

  (20.04.2007) - “Her şeyin melekûtu Allah'ın elindedir” ne demektir? (1)

  (19.04.2007) - “Allah, insanı Rahman sûretinde yarattı” ne demektir?

  (18.04.2007) - Hadîs ve Sünnet-i Seniyye, keyfîlikleri önledi

  (17.04.2007) - Selâmlaşmanın adabı

  (14.04.2007) - Selâmın enerji ve sinerjisi

  (13.04.2007) - Hadis/sünnet yoksa, İslâmiyet kalmaz!

  (12.04.2007) - Allah ne yaratmaya, ne başka şeye muhtaç!

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004