Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 26 Nisan 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Kalp aynası



Rum ve Çinli ressamlar birbirlerine karşı övünür, “Bizim kadar kimse resim yapamaz. Dünyada birinciyiz” derlerdi. Bunu öğrenen zamanın âdil hükümdarı onları sınava tabi tuttu.

Acaba hangileri haklıydı? Hükümdar bir salonun ortasına perde gerdirip bir tarafını Çinli, diğer tarafını da Rum ressamlara ayırdı, “Haydi maharetlerinizi gösterin” dedi.

Her iki taraf da harıl harıl çalıştı. Çinli ressamlar hükümdardan ne kadar boya çeşidi varsa hepsini isteyip rengârenk nefis tablolar ortaya koydular. Görenler büyüleniyordu âdetâ.

Rum ressamlar ise duvarları cilalamak, parlatmaktan başka bir iş yapmadılar. Duvarda hiçbir resim yoktu, ancak öylesine cilalamışlardı ki ayna gibi parlıyordu.

Her iki taraf da yaptıklarının harika olduğuna inanıyor, ödülü hak ettiklerini düşünüyorlardı.

Nihayet hükümdarı davet ettiler, sergiyi gezebileceğini söylediler. Hükümdar geldi. Önce Çinlilerin hazırladıkları tablolara baktı. Gerçekten harikaydı, göz kamaştırıcıydı. Ayrıntılara varıncaya kadar bütün renk tonları kullanılmıştı. Hükümdar onları ödüllendirdi.

Sıra Rumların yaptığı tablolara geldi. Rum bir ressam hükümdar gelir gelmez hemen aradaki perdeyi çekti. Karşı duvardaki tablolar bütün ihtişamlarıyla cilalı duvarda boy gösterdi. Hem de o kadar parlak, o kadar cazip, anlamlı olarak… Hayran kalmamak mümkün değildi. Hükümdarın kendini manzaralar arasında görmesi onu daha da cezbetti. Bayıldı tablolara. “İşte tablo dediğin böyle olur!” dedi. Çinli ressamlara verdiğinden çok daha büyük ödül verdi onlara!

Bu hikâyeye Mesnevî-i Şerif’inde yer veren Mevlânâ bedenimizi ve dış dünyayı Çinli ressamların duvarlara çizdikleri tablolara benzetiyor. Kalbimiz ise Rumlu ressamların parlattığı cilalı duvar gibi. Beden ise dünya ile kalp arasındaki bir perdedir.

Çoğu insan kalbi ihmal edip vücudunu ve dış dünyayı süslemekle ömür tüketir. Kalbe yönelen, onu Cenâb-ı Hakkın kâinatta sergilediği güzel isim ve sıfatlarına ayna yapabilen insan ise işin sırrını yakalamış demektir.

Allah adaletlidir, merhametlidir, cömerttir, affedicidir… Adaletli, merhametli, affedici olan insan, Cenâb-ı Hakkın güzel isim ve sıfatlarını yansıtan parlak, cilalı bir duvar gibi olmuş olur.

İmtihan dünyası kapanıp aradan perde kalktığında kalbin, bu güzellikleri ne ölçüde yansıtabildiği ortaya çıkar. Kalbinde Allah’ın güzel isim ve sıfatlarını yansıtabilen insan kazanır.

26.04.2007

E-Posta: sdogen99@ttnet.net.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (25.04.2007) - Ateşin yakmadığı çocuk

  (24.04.2007) - Hoşgörüyle bakabilme

  (23.04.2007) - İslâma ayna olmak

  (22.04.2007) - Şerden çıkan hayır

  (21.04.2007) - Barış dolu bir dünya için

  (20.04.2007) - Hakikatin bedeli

  (19.04.2007) - Üstadla ilgili anekdotlar

  (18.04.2007) - Nasıl dershane açtı?

  (17.04.2007) - Her ev bir medrese

  (16.04.2007) - Bir vefa insanı

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004