Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 20 Nisan 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ali FERŞADOĞLU

“Her şeyin melekûtu Allah'ın elindedir” ne demektir? (1)



Yasin Sûresinin son âyetinin meâli, “Sübhan ve münezzehtir o Zât ki, her şeyin melekûtu elindedir” şeklindedir. Arapça metinde geçen “melekût”a “hâkimiyet, tasarruf” anlamı da veriliyor. Acaba, asıl anlamı nedir?

Mülk fizikî, maddî cephe; melekût metafizik, mânâ, gayb demektir. Ki, eşya “mülkî” ve “melekûtî” olmak üzere iki boyutlu.

Bir şeyin maddî yönü “mülk”, manevî yönü ise “melekût”tur. Görünmez kanunlar, sistemler, emirler melekût boyutlardır ve hep Allah’ın kudretiyle, takdiriyle vazife görürler. Buna göre, metafizik, gayb, yani melekler, ruhaniler, ahiret, Cennet-Cehennem vs. melekût boyuttur.

Bedenimiz mülk, ruhumuz melekûttur. Yağmurun damlaları mülk; hayatın menşeî, âb-ı hayat olma yönü melekûttur. Aynanın boyalı, karanlık yüzü mülk; gösteren, aydınlık yüzü ise melekûttur. Hastalık mülk, hastalıkların olgunlaşmaya, gelişmeye zemin hazırlaması melekûttur.

Mülk her şeyin dış yüzünü, melekût ise derûnunu kuşatmıştır. Mülk âlemi, zıtların cevelan ettiği bir mekândır. Melekût âlemi ise İlâhî kudretin tecelligâhı ve yansıma alanıdır. Melekût âleminde, mülk âlemindeki gibi hikmet dairesinde cereyan eden sebepler ve fizik âleme ait kanunlar geçerli değildir. Burada her şey, ânında, şeffaf, pürüzsüz ve olumlu olarak ortaya çıkar.

Bu çerçeveden bakıldığında eşyanın, varlığın, olayların melekût denen iç âleminde, özünde, metafizik boyutunda, zatında olumsuzluk yoktur. Onları güzel ve çirkin, iyi ve kötü, faydalı ve zararlı kılan, güzel ve çirkin gösteren düşünce tarzımız, bakış açımız ve yaklaşım biçimimizdir. Yağmurun yağması, güneşin doğması gibi. Bunlar bütünüyle güzeldir. Tedbirsizliğimiz, tembelliğimiz onları aleyhimize çevirebilir. İnsan ancak, melekûtî bakış ile kendisine, eşyaya ve hadiselere karşı dengeli bir tutum takınabilir.

20.04.2007

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.04.2007) - “Allah, insanı Rahman sûretinde yarattı” ne demektir?

  (18.04.2007) - Hadîs ve Sünnet-i Seniyye, keyfîlikleri önledi

  (17.04.2007) - Selâmlaşmanın adabı

  (14.04.2007) - Selâmın enerji ve sinerjisi

  (13.04.2007) - Hadis/sünnet yoksa, İslâmiyet kalmaz!

  (12.04.2007) - Allah ne yaratmaya, ne başka şeye muhtaç!

  (11.04.2007) - Kâinat, Allah’ın isimlerinin tecellîsidir

  (20.02.2007) - Birinci Ağabey ziyaretten ziyade duâya muhtaç

  (18.02.2007) - Sevk-i İlâhî delili

  (17.02.2007) - San’at ve temizlik delillerinden Allah'a

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004