Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 25 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

İki meleğin duâsını biliyor musunuz?



Her sabah yeryüzüne iki melek inermiş. Biri “Malını Senin yolunda harcayanın karşılığını ver,” diğeri de, “Ya Rabbi, cimrilik yapıp vermeyenin de malını helâk et” diye duâ edermiş.1

Bu hadis-i şerif, Buhârî ve Müslim’de yer alıyor. Günahsız ağızlarla yapılan duâların ne kadar önemli, makbul olduğunu biliyoruz. Allah bire en az on, yerine göre yedi yüz ve binlerce sevap verirken, maddeten de bol bol ihsanlarda bulunmakta, önünü açmaktadır.

İnsan bir tevziât memurudur. Mal-mülk herşey Allah’ındır. Kur’ân’ın da açıkça, “Rızık olarak verdiklerimiz”2 ifadesini kullanır. İnsanda emaneten durmaktadır bu mal. Karun gibi, “Ben kendi gücüm ve bilgimle kazandım” deme gibi bir nankörlüğe girmeyecektir.

Zekâtını veren, hayır ve hasenâtını yapan fakirin makbul duâsını alacak, bu yönüyle de bolluk ve berekete kavuşacaktır. Zekâtını vermeyen kişinin aslında zekât miktarı malı; kurtarmadığını, zekât kadar bir malın mutlaka servetinden çıkacağını da biliyoruz.

Allah mal-mülk, makam-mevki, güzellik gibi çeşitli nimetlerle imtihan ediyor kullarını. Bu nimetlerin yoklukları da bir imtihandır, varlıkları da. Varlıkları güzeldir, ama hakkını vermek, kötüye kullanmamak şartıyla.

Hakkı verilmediğinde riskleri vardır malın. Buna bir hadis-i şeriflerinde Kâinatın Efendisi (asm), “Malları çok olanlar mahvolmuşlardır” buyurduktan sonra, “Ancak sağını, solunu, önünü gözetenler müstesna. Ancak bunlar da pek azdır”3 demektedir.

Peygamberimiz (asm) başka bir hadis-i şeriflerinde de, “Malının zekâtını verdiğinde malın borcunu ödemiş olursun”4 buyurarak malın hakkının nasıl verileceğini açıkça göstermiş olurlar.

İmanın hazzını, lezzetini almak da söz konusu zekât vermekte. Çünkü Allah Resûlü (asm), “Her sene tam bir içtenlikte zekâtını vaktinde veren kimse imanın tadını almış olur”5 buyuruyorlar.

Demek mal hakkı verildiğinde güzel bir nimet, aksi halde felâket getiriyor insana.

Dünyada imtihan için bulunduğunun şuuruyla hareket eden kimse mal-mülk dahil sahip olduğu her nimetin şükrünü ifa etmeye çalışır. Nimetin hakkını veren, şükreden kazanır. Aksi halde kaybeder.

Dipnotlar:

1- Buhârî, Zekât: 27; Müslim, Zekât: 57.

2- Bakara Sûresi: 3.

3- Fethü’r-Rabbânî, 9:160 (Hadis no: 204.)

4- Tac, 2:24.

5- A.g.e.

25.03.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (24.03.2008) - Büyüklerin ibadetleri de farklı

  (23.03.2008) - Bir sevgi ve şefkat kahramanı

  (22.03.2008) - Öldükten sonra da yaşamak

  (21.03.2008) - Kıskançlıktan kurtulmak

  (20.03.2008) - Kıskançlığın kıskacı

  (19.03.2008) - Mevlidle yeniden doğarken

  (18.03.2008) - 18 Mart denilince

  (17.03.2008) - Allah’a kavuşmayı istemek

  (16.03.2008) - Temiz bir kalple

  (15.03.2008) - Ecel birdir, değişmez

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri