"Gerçekten" haber verir 19 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ahmet ÖZDEMİR

Hakta sebat edenler



-Osman Zengin kardeşime- 13 EKİM 2008 tarihli Yeni Asya Gazetesinde “Yeni Asya’dan Size” köşesinde Osman Zengin’e ait bir yazı yayınlandı.

Osman kardeşim senin böyle güzel “inad”ını sevsinler. Böyle inat etmeye devam et. O yazın beni eski zamanlara götürdü. Bu yazı beni bir hayli duygulandırdı. Ramazan sayfasında yayınlanan hatıralarını da dikkatle takip etmiştim. Kalemine ve gönlüne sağlık diliyorum. Yıllarca Ankara’da aynı mahallede oturmuştuk. Bir süre sonra Ankara dışına çıktık. Ben geri döndüm, bir başka mahalleye yerleştim.

Hakta “inat” etmeye biz “sebat” diyoruz. Allah insanlara bazı özellikler vermiştir. Bunlardan birisi de “inat”tır. Bazen bu şiddetli inat önemsiz, fani işlerde kullanılır. Bir dakika inada değmeyen bir şeye bir yıl boyunca inat edilir. Buna halk arasında “kör inat” denilir. Aslında inadın gözü kördür. Bazen de zararlı, zehirli bir şeye “sebat” adı verilerek inat edilir. Hâlbuki “sebat” hakta kullanılır.

İnadın yolu değiştirilse, hayırlı işlere kanalize edilse, sahiplerine bol sevap kazandıracaktır. İnatçı insanlar, bu duygularının kötü, boş şeyler için verilmediğini anlayacaklardır. O duygunun onlara sarf edilmesi, aslında hikmet ve hakikate de zıttır. O kimseler, o şiddetli inadı o lüzumsuz boş işlere vermeseler, yüksek ve bâki olan iman hakikatlerine, İslâm esaslarına ve uhrevî hizmetlere harcamaya başlayacaklardır. O rezil haslet olan mecazî inat, “güzel ve âli bir haslet olan hakikî inada, yani hakta şiddetli sebata inkılâp” 1 edecektir.

Bir zamanlar ülke çapında bayramlarda sadece “bayram” adında gazeteler çıkardı. Bir kaç defa denedim, okuyamadım. Okuyacak pek bir şey bulamadığım gibi, bakmaya da utandım. O zaman başka gazetelerin çıkması yasaktı. Diğer gazeteler zorunlu olarak tatil yaparlardı. Bizim gibi okuyucular da mecburiyetten bayram sonrasını beklerdik. Sonra ne olduysa bayramlarda bütün gazeteler çıkmaya başladı. Yasaklar delindi. “Bayram” gazeteleri unutuldu. Buruk geçen bayramlarımız neşelendi. Artık yılın her gününde ve her yerde gazeteleri görmek mümkün oldu. Fakat bu arada bayramlarda elden dağıtım yapılan yerlerde eski tatil alışkanlıkları değişmedi. İnşallah o alışkanlıklar (inat) da bir gün değişir.

Yıllarca gazetemi–Osman Zengin gibi—bayiden aldım. O manevî zevki ve duyguyu hep yaşadım. Görev yaptığım yerlerde ilk işim en yakın gazete bayiine–müvezzi—giderek sahibiyle tanışmaktı. Bilmiyorsa gazetemi de tanıtırdım. Oraya gazetem gelmiyorsa getirmesini sağlardım. Yeni Asya Gazetesini kimler okuduğunu sorardım. “Benim gazetemi her gün getir. İsteyen olursa ver. Ben o gün gelemezsem bile iade etme, biriktir. Parasını peşin de verebilirim” derdim. Böylece oraya da gazetenin gelmesini sağlardım. Duruma göre lojmandan çıkar sabah veya akşam bayiye uğrar gazetemi alırdım. Gazete bayisiyle dost olurduk. Bazen gazete bahanesiyle takılıp sohbet ederdik. Fırsat bulduğum müşterilerle de konuşurdum. Gazeteyi ayaküstü hızlıca gözden geçirirdim. Sonra baştan sona okumaya başlardım. Bazen gün biterdi, gazete bitmezdi. Ertesi gün kaldığım yerden devam ederdim. O günün gazetesi de haliyle ertesi güne kalırdı.

Şimdi elden dağıtıma takıldım, acaba o eski zevklerden mahrum mu kaldım?

Bunun da ayrı bir zevki var. Onu da inkâr etmemek lâzımdır. Meselâ: Ben şimdi Ankara’da oturuyorum. Oturduğum evin önünden küçük bir yol geçiyor. İnsanlar o yolu ancak yürümek için kullanabiliyor. Kapıcımız yok. Evin önüne, yol kıyısına gazete koymak için bir sepet yaptırdım. Gazete dağıtıcısına yağmurlu, karlı olmadığı sürece gazeteyi o sepete koymasını tembihledim.

Gazetenin bana ulaşması için kim bilir kaç kişi çalışıyor?

Gazetemiz İstanbul’da basılıyor. Paketler halinde uçağa biniyor. Esenboğa havalimanında uçaktan iniyor. Orada paketler ayrılıyor ve semtlere dağıtılıyor. Dağıtıcım gazetemi eline alıp kapıma getiriyor. Ben de sabah namazını kılınca bakıyorum ki, gazetem sepete konmuş (nazar değmesin). Çıkıp alıyorum. Önce başlıkları, sonra lâhika sayfasından Risâle-i Nur’dan seçilmiş köşeyi okuyorum. O günkü namaz dersimi yapmış oluyorum.

Bunun zevki de başka oluyor. Elden dağıtımda gazete, bayilerde satılandan 5-6 katı daha fazla. Dağıtımın sağlıklı olması önemlidir. Dağıtımda yaşanan bazı aksamalar bizi bazen üzüyor, bazılarını da küstürüyor.

Gazetenin dağıtımında emeği geçenlerin—en yukarıdan en aşağıya kadar—hepsini teker teker tebrik ediyorum. Yaptıkları görev önemlidir. Onların yaptıkları iman cephesine cephane taşımak gibidir. Küfür cephesini yıkmanın yolu iman cephesine yardımdır. Bizim hizmetimiz manevîdir. Cephanesi de mânevîdir. Yani iman ve Kur’ân hakikatleridir.

Bediüzzaman Said Nursî’nin dediği gibi diyorum: “Cenâb-ı Hak bize ve size tarik-i Hakta hizmet-i Kur’âniyede sebat ve metânet versin. Müşkülât çoğaldıkça ehl-i himmet fütur değil, gayret ve sebatını ziyadeleştirir.” 2

Zorluklar ve sıkıntılar arttıkça himmet ehlinde tembellik değil, gayret ve sebat artar. O kişi şevk kazanır. Sıkıntılar birer kırbaç gibi gelir. Daha hızlı koşmaya başlar.

Dipnotlar: 1- Mektubat, s. 37

2- Barla Lâhikası, s. 174

19.10.2008

E-Posta: ahmetozdemir@nurasya.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (15.10.2008) - Bir nur talebesinden mektup var

  (08.10.2008) - Nurlu hatıralar neler hatırlatır?

  (25.09.2008) - Bediüzzaman Said Nursî aramızda

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır