"Gerçekten" haber verir 07 Aralık 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Hüseyin GÜLTEKİN

Ülfetler gafletlere dönüşmesin



Risâle-i Nur’un vücuda gelmesi ve intişarı kolay olmadı. Bu uğurda müellif-i muhteremin çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı zahmetler, meşakkatler bilenlerin malûmudur. Hâricî taarruz ve hücumlarla beraber dâhilî engeller ve mânilerin haddi hesabı yoktu. Din düşmanlarının, ifsat komitelerinin yakın tarihimizin henüz kaydetmediği her türlü baskı, işkence ve hakaretlerinin yanında, dost diye bilinen çevrelerin takındıkları menfî tavırlarla birlikte bilerek veya bilmeyerek çıkardıkları maniler ve engeller de Nur hizmetinin intişarında küçümsenmeyecek zorlukları teşkil ediyordu.

Ama bu büyük dâvânın büyük insanı, karşısına çıkarılan bütün zorlukların üstesinden gelmiş, önüne konulan bütün manileri aşarak, o ulvî dâvâsında mutlu neticeyi almış ve muzafferiyetini ilân etmiştir. Pek tabiî ki bu kudsî dâvâsı uğrunda başa gelen zahmetleri, işkenceleri gönüllü olarak kabullenmiş; zindanlara, hapislere râzı olmuş ve o şekilde bu fani dünyadan ebedî âleme göçmüştür.

Altı bin sayfalık Nur Külliyâtının vücuda gelmesi ve intişar ederek milyonlarca insanların gönlünde yer etmesi, onların hidayetine vesile olması doğrudan doğruya bir inayet-i İlâhiyedir. Hiçbir insanın kendi aklı, zekâsı ve kabiliyetiyle üstesinden gelemeyeceği bir başarıdır, bir zaferdir.

Bediüzzaman’ın sergüzeşt-i hayatını bilenler ve Nurlara âşinâ olanlar, bu meyanda ifade etmeye çalıştığım gerçekleri, daha orjinalini, daha fazlasını elbette biliyorlar. Bu noktada Bediüzzaman’ın o destanlaşmış sergüzeşt-i hayatını ve onun o şahaser eserinin özelliklerini, güzelliklerini böyle bir köşe yazısında dile getirmek elbette mümkün değil.

Öyleyse, bir çoğumuzun malûmu olan, bir nev’î malûmu ilâm kabilinden olan bu konuyu nazarlara verme ihtiyacını neden hissettim? Çok da yabancısı olmadığımız, bir çoğumuzun defalarca dinlediği veya okuduğu bu gibi meseleler nereden aklıma geldi?

Belki de bendeki tuhaf ve garip bir hâlet-i ruhiyenin neticesi olarak, nefsim, Nur eserlerinin vücuda gelmesinde ve intişarında başta müellif-i muhterem olmak üzere diğer hizmet erbabının çektikleri sıkıntıları, katlandıkları fedakârlıkları, maruz kaldıkları zahmet ve işkenceleri ya görmezlikten geliyor veya hafife alıyor.

Hayatlarını dâvâlarına adayan, bu yolda fedakârlığın, cesaretin, metanetin zirvesinde olmayı şiâr edinen o hizmet erlerinin hayat hikâyelerini her ne kadar okusam da, nefis ve şeytanım, zaman zaman kulağıma, onların o katlandıkları mukavemeti, akıllara durgunluk veren o direnişi öyle sıradan bir işmiş gibi fısıldıyor. Şeytan ve nefs-i emmâre boş durmuyor tabiî... His ve hevâ her zaman için insanın ayağını kaydırmaya, kalp ve ruhun yolunu kapatmaya devam ediyor. Doğruları görmeye ve dinlemeye karşı göz ve kulaklarımıza perde çekiyor...

Böyle olmasaydı, Bediüzzaman gibi bir dâhîye, bir İslâm kahramanına öyle sıradan bir hoca gözüyle bakabilir mi bir insan? İki dünyasından vazgeçen böyle bir kahraman-ı İslâmın etrafındaki hizmet erlerinin bir bedel ödeyerek vücuda getirdikleri bu kudsî dâvâya, bu ulvî hizmete nasıl olur da dört elle sarılmayıp görmezlikten gelir?

Ülfetlerimiz gafletlere mi dönüşüyor bilemiyorum zaman zaman? Alışkanlıklarımız, aşinalıklarımız tembelliğimizi, rehavetimizi netice vermiş olmalı ki, bir ihsan-ı İlâhî, bir ikram-ı Rabbânî olan bu kudsî dâvâya, bu ulvî hizmete daha bir ciddiyet, azim ve gayretle sarılamıyoruz.

Yegâne tesellim, bu dâvânın büyüklüğüne inanan şuurlu, gayretli, azimli hizmet ehlinin hâlen mevcut olması. Rabbim, sayılarını arttırsın İnşallah. Cümlemizi de bu mânâya mazhar eylesin.

Not: Mübarek Kurban bayramınızı tebrik eder, İslâm ve insanlık âlemi için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ederim.

07.12.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (30.11.2008) - Sıradan bir nefer olduğumuzu kabullenmek

  (23.11.2008) - Evlilikteki yanlış kararların bedeli

  (16.11.2008) - Bediüzzaman’ın saff-ı evvel hizmet ehline yaklaşımı

  (09.11.2008) - Önce dahildeki kardeşlik

  (02.11.2008) - Başkalarına nokta-i istinad olmak

  (30.10.2008) - Kudsî dâvâmızın hatırı için

  (19.10.2008) - Bu hâle nasıl geldik?

  (12.10.2008) - Evlilikte sevgi ve hoşgörünün rolü

  (05.10.2008) - Böyle “kentsel dönüşüm” olur mu?

  (28.09.2008) - Hastalık ve ölümü gülerek karşılamak

 
Ufo ısıtıcılar, infrared ısıtıcı, kumtel ısıtıcılar.
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır