22 Ağustos 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Ali FERŞADOĞLU

Ahlâk ve namus yapısını bilmediklerinizle evlenirseniz…


A+ | A-

“Hulk” kelimesinin çoğulu olan ahlâk; seciye, huy, tabiat, yaratılış, davranış, tutumlar ve tavırlar anlamındadır. Terim olarak ise insanın doğuştan veya sonradan kazanılan zihnî ve ruhî halleri ile bu hallerinden doğan iyi-kötü tavır ve hareketlerini ifade eder.

Ahlâk; san’at, mimarî, hatta teknik ve teknoloji gibi din kaynaklıdır. İnsanın hem yaratılışı, tabiatı veya fıtrat kanunları anlamında hem de peygamberler aracılığıyla gönderilen vahiy kaynaklı ilkeler, kurallardan doğmuştur.

Bediüzzaman Kur’ân’ın insanları terbiye ettiğini, nefisleri tezkiye ve kalpleri tasfiye ettiğini, ruhlara inkişaf ve terakki, akıllara istikamet ve nur sağladığını, hayata hayat ve saadet verdiğini ifade ederek güzel ahlâkın kaynağının Kur’ân olduğunu vurgulamaktadır.

Din, insanî değerleri ortaya koyar ve insana o değerlere bağlı kalarak yürüyebilme iradesi kazandırır. İnsan o değerleri kendi özünde ve vicdanında bulur. Dinin kazandırdığı irade ile o değerleri hayata geçirme bilincini ve gücünü kazanır. Dinin ahlâkla olan ilişkisinin başladığı yer de esasen burasıdır.

Yaratıcı, vahiy aracılığıyla insanların kuvve halindeki duygularını tekâmül ettirmek için onların iradelerini uyarır. Bu emirler kâmil bir insan olabilmek için, gereken eylemler ve duygularla bezenmeyi sağlayacak olan ilkelerdir. Bu hedeften sapma sonucunda ortaya çıkan ahlâkilikten uzaklaşma durumu ise, hem ferdi hem de toplumsal huzursuzluğu ve mutsuzluğu doğurmaktadır. Peygamberler sadece inanç bakımından değil, ahlâken de ölçüyü kaçırmış topluluklara gönderilmiştir. Hz. Peygamber’in (asm), “Benim Allah tarafından gönderilmemin ehemmiyetli bir hikmeti, güzel ahlâkı tamamlamak ve insanlığı ahlâksızlıktan kurtarmaktır” şeklindeki sözleri İslâm dininin ahlâka verdiği önemi göstermektedir.

Eğer böyle bir ahlâka sahip bir eş seçerseniz, huzur ve mutluluğu yakalarsınız. Aksi halde, dünyanız da, sonsuzluk ülkesindeki hayatınız da mahvolur! Bu, sadece sadırdan atılmış, hamasî bir nutuk değil, asırlarca tecrübe edilerek ortaya çıkarılmış bir hakikattir. Halen de herkes çevresine baksa bu gerçeği gözlemleyebilir…

Evlilik hayatında tartışmaların sebebi

Genç evliler, kendi arzu ve istekleri istikametinde bir hayat sürdürmek istiyor. Eşler, vazifelerini ve biribirine karşı haklarını bilmiyor. Bilse de o eğitim ve terbiyeyi almadığından uygulamıyor. buradan ağız kavgaları ve tartışmaları çıkıyor.

Her meselede, “Bence, sence”ler giriyor. Oysa, “Bence, sence” olunca, bu işkence çekilmez oluyor. Yani, bu hayat, “Kur’ân’ca ve Sünnet-i Seniyye’ce” yaşanmalıdır. Herhangi bir anlaşmazlıkta hakem, Kur’ân ve Sünnet olmalıdır. Aksi halde, hissî, indî ve nefsî olarak verilen kararlar adil olmuyor. Dolayısıyla ağız dalaşları, tartışmalar daha büyük problemleri ve kavgaları doğuruyor. Ve ne yazık ki, ayrılıklara gidip, yuvalar yıkılıyor, boşanmalara kadar dayanıyor!

Bu arada okuyan bayan, “kariyer” ile çalışarak, “ekonomik özgürlüğünü” kazanmak istiyor. Duruma feminizm anlayışı da müdahil oluyor. Ekonomik özgürlük, cesareti ve cömertliği getiriyor. Halbuki,

“Ahlâk ve faziletler, hüsün ve hayır çoğu nisbîdirler. Nev’den nev’e geçtikçe değişir. Sınıftan sınıfa nâzil oldukça ayrılır. Mahalden mahalle tebdil-i mekân ettikçe başkalaşır. Cihet muhtelif olsa muhtelif olur. Fertten cemaate, şahıstan millete çıktıkça mâhiyeti değişir.

“Meselâ, cesaret, sehavet, erkekte gayret, hamiyet ve muavenete sebeptir. Kadında, nüşuza, vakahate, zevc hakkına tecavüze sebep olabilir.” 1

Son paragrafı açıklarsak, cesaret ve cömertlik eş olarak erkekte olursa gayret, fedakârane çalışma ve yardımlaşmayı getirir. Bu hasletler eş olarak bayanda olursa, nuşuze, yani, kadının eşine itaat etmek istememesini, geçimsizliği, kötü muameleyi; vakahata, yani, küstahlığa ve arsızlığa sebep olabilir.

Feminizmin fert, aile ve toplumdan götürdüklerine temas edeceğiz. Ama, ondan önce de, sağlıklı bir yuva kurmanın yolunun; kendimizi, yani, ruhumuzu/duygularımızı ve kalbimizi keşfetmekten geçtiğini ortaya koymaya çalışacağız.

Dipnot: 1. Sünûhat, Yeni Asya Neşriyat, Aralık 2007, s. 44.

22.08.2009

E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (20.08.2009) - İnatçı ile evlenmeyin!

  (19.08.2009) - “Keşke okumayıp, evlenseydim!”

  (18.08.2009) - İdeal evlilik yaşı

  (17.08.2009) - “Evlilikte”de sakın istisnaları örnek almayın!

  (16.08.2009) - “Yalnızlık” duygulara da, hafızaya da zarar!

  (15.08.2009) - Eş adaylarını değerlendirmede de âdil olmalı

  (14.08.2009) - Kimse dört dörtlük değildir!

  (13.08.2009) - Sakın “Düzeleceğim, örtüneceğim” vaadlerine aldanmayın!

  (12.08.2009) - Kürt-Türk, Doğu problemi Bediüzzaman’la hallolur!

  (11.08.2009) - Diğergâm biriyle evlenirseniz, huzuru bulursunuz

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.