01 Eylül 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Ahmet DURSUN

Ben devletim


A+ | A-

Kuralları ben koyarım; çünkü ben devletim. Ben ne dersem o olur. Benim istediğim şekilde giyinir, benim istediğim yerlerde dolaşırsın. Benim istediğim dille, ben ne kadar izin verirsem o kadar konuşursun. Benim istediğim kadar inanır, benim dediğim kadar inancını ifade edersin. Gel dediğimde gelir, git dediğimde gidersin. “Bugün git yarın gel” dersem; bugün gider yarın gelirsin. ‘Niye?’ diyemezsin

Ben devletim. Bir ananın yüreğini dağlarım, bir babanın ciğerini yakarım, bir çocuğu yetim kılarım. Anaların koklamaya doyamadıkları yavrularını ocaklarından koparır, avucumun içine alırım. ‘Sen sağcısın sen solcusun’ derim; birbirlerini birbirlerine yediririm. İstersem hain olursun, istersem kahraman. İstediğim dosttur, istediğim düşman. Kürtsün derim, aşağılarım, Alevisin derim, dışlarım. Bana aykırı bir şey söyle, rejim düşmanlığı ile yaftalarım. Siz kapışadurun, ben işime bakarım.

Ben kutsalım! Ben yoksam hiç bir şey yoktur; ne insan, ne millet… O yüzden ben öncelikliyim, benim önceliklerim belirler hayatınızı. Beni korumak ve kollamak görevlerin en mukaddesidir. Benim için asker elbisesi giyersin. Benim için kurşun da sıkarsın, kurşun da yersin. Benim için derin işlere girersin, benim için ölür, öldürürsün. Her yerde, her zaman benim nöbetimi tutarsın. Hele bir uyumaya gör nöbette, yakarım; bir el bombasını eline tutuşturur, ölümüne cezalandırırım. Geride yürekleri parçalayan manzaralar, bir ananın feryatları, bir babanın çaresiz çığlıkları… Ne yapalım; ölenler öldü, kalan sağlar bizimdir. Benim için her şey azdır.

Ben devletim. Sen benim için varsın. Tek bayrak, tek millet, tek dil derim; sınırları belirlerim. Seni her şeyinle bana tabi olmaya, bana itaat etmeye davet ederim. Güzellikle tabii… Ama sen, gaflet, dalalet hatta hıyanet içinde benim bölünmez bütünlüğüme, kutsallarıma el uzatırsın, dil uzatırsın. ‘Sen kimsin?’ derim o zaman. İşte o zaman sadık bekçilerim bir işaretimle gereğini yaparlar. Bir öğretmen olursun, beni anlatırsın. Polis olursun, beni gösterirsin. Bir savcı olursun, beni savunursun, bir asker olursun, benim için yumruğunu masaya vurursun. Her şey olursun; kendin için değil, yalnız benim için.

Sen hukuk dersin, adalet dersin, eşitlik-özgürlük diye hoplarsın, zıplarsın, ağlarsın… Hukuk da benim, adalet de. Unutma, benim istediğim kadar eşit ve özgürsün. Şimdi de seni garip bir telaş içinde görüyorum. Sen bunu hep yapıyorsun. Beni şeffaflaştıracağını söylüyorsun. Yok Kürt açılımıydı, yok demokratikleşme süreciydi… Unutma, senin ne kadar açılıp açılamayacağına, ne kadar saçılıp saçılamayacağına da ben karar veririm. Ben ne kadar vermek istersem, sen o kadar alırsın. Açılımın kaçılım olması için bir postalın görüntüsü yeter de artar bile.

Benim sağlam kalelerim vardır. Sen bitmek tükenmek bilmeyen hain emellerinle her zaman son kalemi aldığını düşünürsün; ama yanılırsın. Benim kalelerim bitmez. Sen iktidar dersin, onu veririm. YÖK dersin; veririm. Çankaya dersin; onu da veririm. Tamam diye sevindiğin anda binerim tepene. Ben devletim, ben bitmem. Sen istedikçe ben veririm sadece. Senin ahmaklığın da burada başlar zaten. Sen aldıkça bana benzersin, yedikçe yersin, tıkındıkça tıkanır, şiştikçe şişersin. En son savundukların benim savunduklarım olur artık. Sen ben olursun; ama ben asla sen olmam.

Senin anlamadığın çok şey vardır. Ben kendi varlığım için senin varlığının özünü almışımdır, ruhunu çalmışımdır. Senin anlamadığın budur. Bazen anlarsın anlamasına da, işine gelmez özüne dönmek. ‘Nasıl olsa güç bende’ dersin; sözünü bozarsın, özünü bozarsın. Sana yeni bir gömlek veririm, övünür durursun yeni gömleğinle. Ben de gurur duyarım seninle, bana benzemenle. Aslanım benim! Sonra sahip olduklarını kaybettiğinde, geriye dönüp baktığında feryat edersin. Göçtü kervan, kaldık dağlar başında, diye sızlanadur. Sen yeni kervanlar beklerken ben hükmümü icra ederim. Ben devletim, icracıyım.

‘Böyle olmak zorunda mısın?’ diye soruyorsun, ‘ben başka devletler de gördüm, onlar senin gibi değiller’ diyorsun. Ne yapalım, ben böyleyim işte; çünkü ben senin devletinim, ben senim.

01.09.2009

E-Posta: adursun@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (25.08.2009) - Ramazan fotoğrafı

  (18.08.2009) - Yol haritası

  (11.08.2009) - Kürt açılımı

  (04.08.2009) - Şeytanın avukatlığı

  (28.07.2009) - Eğitimsiz eğitim yahut ihanetin bir başka boyutu

  (21.07.2009) - Bize neler olmuş?

  (23.06.2009) - Buraya kadar

  (16.06.2009) - Hayır, böyle olmayacak!

  (09.06.2009) - Hangi Türkçe?

  (12.05.2009) - Bilge Köyü katliâmı

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.