01 Mart 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Faruk ÇAKIR

Yanlışlar dizi dizi


A+ | A-

Ekonomik kriz, işsizlik ve enflasyon gibi problemlere karşı mücadele verirken, ‘kök’lerimizi kemiren çok daha önemli bir tehlikeyi unutuyoruz: Açık saçıklık, yani müstehcenlik. Aslında bu tehlikeye karşı ne kadar tedbir alınsa yeridir. Çünkü bu tehlike üç günlük dünya hayatımızı değil, onunla birlikte ebedî hayatımızı da tehdit ediyor.

Günümüzde müstehcenlik, başta TV ve sinema olmak üzere her türlü medya vasıtası kullanılarak yapılıyor. Gazeteler, dergiler ve ‘sanal âlem’ müstehcen yayın yapanların at koşturduğu mekânlar haline gelmiş. Bu tehlike ve hastalık o derece ilerlemiş ki, ‘dindar’ patronların sahipliğini yaptığı bazı gazeteler de boyunlarına kadar bu bataklığa düşmüş durumda. Nasıl ki ‘para’ az-çok hepimizi bozdu, müstehcenlik konusunda da hepimiz yara aldık.

İzleyenlerin anlattığına göre TV dizileri müstehcenlik yarışına girmiş durumda. Tabiî ki yarıştıkları sadece müstehcenlik değil, ahlâkî değerlerin yozlaşması için de yarışıyorlar. Geçen gün bir akrabamız anlattı: Ameliyat olmuş ve hastanede yatıyormuş. Ziyarete gelen yaşlı-başlı arkadaşları, bir TV kanalında yayınlanan ‘aşırı ahlâksız bir dizi’nin yorumunu yapıyorlarmış! Tepkisini aktaran akrabamız, “Bu durum beni ameliyattan daha fazla yaraladı!” demekten kendini alamadı.

Hakkını vermek lâzım, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, en yüksek perdeden ve sıklıkla bu müstehcen dizilerden yana şikâyetlerini dile getiriyor. Gerçi bakanlık koltuğu şikâyet değil, icraat makamıdır; ama şikâyetlerin dile getirilmesi de faydalıdır.

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı olan Selma Aliye Kavaf, bu tepkilerden birinde dizi filmlerdeki (erotik) sahnelerin kendisini “irite” ettiğini [irite: rahatsız olmak] ve bunların cinselliği erken yaşlara çeken sebeplerden biri olduğunu belirterek, “Ben çok rahatsızım” demişti.

Bu açıklamasının üzerinden bir hafta geçtikten sonra yeni bir açıklama daha yapan Kavaf, bu defa ‘çare’ noktasındaki düşüncelerini seslendirmiş.

Dizi filmlerde sıkıntıya sebep olan sahnelerle ilgili bir “Ebeveyn İzleme Kurulu” oluşturulması konusunda değerlendirme yapmak üzere RTÜK Başkanı ile bir araya geleceklerini bildiren Kavaf, şöyle konuşmuş: “Dizilerdeki hem muhafazakâr aile yapımıza, hem de değerler sistemimizin erozyona uğraması noktasında sıkıntı yaratan görüntülerle ilgili olarak bir ‘Ebeveyn İzleme Kurulu’ oluşturulması konusunda değerlendirme yapmak üzere önümüzdeki günlerde RTÜK Başkanımızla bir araya geleceğiz. Yazılı olarak da daha önce başvurduk. Böyle bir şey olabilir. Bir de daha önce de bu önerimizi götürmüştük. Yine psikolog, sosyolog ve toplum bilimcilerden oluşan bir kurul olabilir. Bunlar bir kısım programları, filmleri ve dizileri izlemek suretiyle buradaki bazı görüntülerin toplumun üzerinde nasıl bir etki yaratacağını konuşarak, tartışarak ve fikir beyan ederek yayın politikası buna göre belirlenebilir. Bu konuda çalışmalarımız var.” (AA, 26 Şubat 2010)

Başta ‘dizi’ler olmak üzere TV yayınlarının müstehcenliğe alet edilmesine kesin olarak mani olmak gerekir. Muhtemelen “Ebeveyn İzleme Kurulu” kurulmasının teklif edilmesini “sansür” olarak değerlendirenler olacaktır, ama bu değerlendirmeler dikkate alınmayı dahi hak etmez. Çünkü müstehcenlik yangını gün gelir bu yangını teşvik edenleri de yakar.

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ı bu ciddî konuyu ısrarla gündeme taşıdığı için tebrik ederken, bir an önce “uygulama”ya geçilmesini temenni ettiğimizi de belirtmek isteriz. “Söz”de kalan tepkinin bir mânâsı olmadığı açıktır.

Demokrasiyi yıkan darbelere ‘dur’ derken, can evimizi, ailemizi ve gençliğimizi yıkan müstehcenliğe de dur demeyi unutmayalım...




Gündemin nabzını tutmak için tıklayın!
www.sentezhaber.com

01.03.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (28.02.2010) - 28 Şubat 2010

  (27.02.2010) - Para hepimizi bozdu

  (26.02.2010) - “Önce demokrasi” diyenler çoğalmalı

  (25.02.2010) - Hangisi daha ciddî?

  (24.02.2010) - Eyvah, ‘Kur’ân oku’ dedi!

  (23.02.2010) - Saraylar yerine, adalet yükselse...

  (22.02.2010) - Saç beyazlatan haksızlık

  (21.02.2010) - 21 Şubat 2010

  (20.02.2010) - Açık konuşmakta fayda var

  (19.02.2010) - Sağlam temel

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl