01 Mart 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Şükrü BULUT

Sefih ve dinsiz Avrupa ‘günah keçisi’ arıyor


A+ | A-

Müslümanlar, Avrupa’yı; Ahmedinecat’ın, Lübnan Hizbullahı’nın, El-Kaide veya Taliban’ın tanımladıkları gibi tanımazlar. Onlar Avrupa'yı ikiye ayırırlar, dünyalarında… Hz. İsa’ya (a.s.) inanan, insanî değerleri benimseyen ve medeniyete çalışan Avrupa ile Müslümanlar barış ve ittifak içindedirler. Dinsizlikte Nemrut ve Firavun’u rehber edinmiş, başkasına zulüm ile geçinen, sefih ve çatışmacı Avrupa’ya da “İkinci Avrupa” derler ki, bütün Müslümanlar böyle bir anlayışı insanlık adına reddederler.

Daha çok “İkinci Avrupa” kategorisine giren bazı yazarların, ara ara sistematik bir şekilde Batı basınında İslâmiyet aleyhinde yayın yapmaları, Avrupalı hakperestlerin de dikkatlerini çekmeye başladı. Sanki belli merkezlerde “İslâm aleyhine” hazırlanan programlar, bilinen bazı yazarlar vasıtasıyla dünyanın birçok ülkesinde medyaya servis ediliyor. Birçok program yapımcısı veya mahallî yazarın da maalesef bu “din karşıtı” programlardan etkilendiklerini de bu arada müşahede ediyoruz.

Geçim belâsıyla Avrupa’ya işçi olarak gelmiş, ülkelerinin kötü şartlarından dolayı dinlerini öğrenememiş ve çoğu ancak ilkokulu bitirmiş insanlarla bu kıt'anın Müslüman olacağı vaveylasıyla dünyayı ayaklandırmaya çalışan bazı yazarların, “Avrupa'yı Müslümanlardan Kurtarma” hareketi, bu dinsiz gurubun tutulduğu ruh halini net gösteriyor.

Daniel Pipes, Oriana Fallaci ve Mark Steyer gibi teorisyenlerin yazılarından, bugüne kadar Avrupa'da sistematik olarak yapılan “Yabancı düşmanlığı,” “Türkiye Aleyhtarlığı” ve “İslâm Karşıtlığının” nerden kaynaklandıklarını da öğrenmiş bulunuyoruz.

Avrupa'yı Müslümanlardan kurtarma adına, insanları yakacak yeni yeni fitne ateşleri, iç savaşlar ve kıt'alar arası çatışma teorileri sunan yazarların en büyük şikâyetleri, kıt'ada artan Müslüman nüfusu. Gerçi Neoconcu ekibin (Sarkozy, Berlosconi ve Merkel) bundan böyle Müslüman göçmen almama veya İslâm ülkelerine vizeyi zorlaştırma gayretleri, tehlikeye karşı bir tedbir olarak görülebilir. Fakat kimsecikler kalkıp bu çok zeki yazarlara, Avrupa'nın neden bu hale düştüğünü sormayacak mı? Yani Avrupa ailesini Müslümanlar mı parçaladı? Hıristiyan Avrupalı gençlere “nikâh yolunu” İslâmiyet mi kapadı? Ruhlarındaki “Allah ve ahirete iman” boşluğunu dolduramayan insanların ellerine eroin şırıngasını Araplar mı verdi? 2015 yılında Rotterdam ve Amsterdam şehirlerinin ekseriyetini Müslümanlar teşkil edeceklermiş… En az kırk seneden beri bu şehirlerdeki ahlâkî dejenerasyonu “hürriyet!” adına destekleyen bu yazarlar veya bunların ustaları, aynı manzaraya Kuzey Afrikalıları nasıl sebep gösterebilirler ki…

Avrupa'nın yasını tutan sözkonusu yazarlar ve medyadaki program yapımcılarının samimî olmadıkları, ortaya attıkları iddialar ve Avrupa'nın kurtuluşuna sundukları reçetelerden de belli oluyor.

Bütün “Batı toplumundan” Müslümanları toplayıp, ülkelerine gönderme hevesinin arkasında ancak dinsizlik ve ırkçılık yatar. Dünyanın bir köye döndüğü şu zamanda bu mümkün değil… Kaldı ki, ırk olarak Asya ve Afrika'dan gelmeyen on milyondan fazla yerli Müslümanı ne yapacaksınız? Ağızlarına aldıkları “Tarihî Avrupa!” safsatası da bu dinsizlerin samimî olmadığını gösteriyor. Tarihî Hıristiyan Avrupa'yı kökleriyle birlikte tahrip eden “din karşıtı ve ahlâksız feylesoflar” değil miydi? Birinci ve İkinci Dünya Savaşları da bu dinsiz felsefenin, materyalizm ve kominizmin sebep oldukları facialardı, bize göre… Tarihî Avrupa'yı “İkinci Avrupa” tarihe gömdü. Yani eski hal geri gelemez. Yeni dünya düzeninde, insanlığın temel olduğu ve hakikî Hıristiyanlığın esas alacağı bir Avrupa'nın inşaasına bütün Müslümanlar yardımına koşarlar, kanaatindeyiz. İslâm ile Batıyı çatıştırmak isteyen bu münafık yazarların kafasındaki “Avrupa değerleri”, dünkü bolşeviklerle bugünkü turuncuların ileri sürdükleri tahrip ve kaosta başka bir şey olmasa gerek.

Rusya’daki Müslümanların 2050 yılında, nüfusun çoğunluğunu elde etmesinin bir mânâsı olabilir mi? Dünkü bolşevik ve komünistlerin; dinde, ahlâkta ve insanî değerlerde yaptıkları tahribatlarla Rus gençliği aynı çizgiye gelmiştir. Hem Rusya'nın, hem Avrupa ve bütün insanlığın barış ve refahına taraf olanlar; onları yeniden bir iman çizgisine, insanî değerler çerçevesine ve umumî barış ve refaha çağırmalıdırlar. Irkları, dinleri, coğrafyaları, kültürleri ve sınıfları birbirine karşı kışkırtanların kimler olduğunu, Avrupalı Hıristiyanlar Müslümanlardan daha iyi bilirler.

Hakikat o ki, Avrupa'daki garib Müslüman işçiler ve onların çocukları; ancak kendi inançlarını, temel ahlâkî değerlerini ve ailelerini muhafazaya çalışıyorlar. Neoliberallerin burada da onların üzerlerinde uyguladıkları projeler bilhassa üçüncü nesil üzerinde çok kötü tesirler oluşturuyor. Zaman zaman kriminal olaylara karışan, komşularıyla kavga eden, tembellik yapıp üretime katkıda bulunmayan bu gençlerin de “dinsiz ve sefih” ikinci Avrupa'nın eseri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kendi imkânlarıyla az çok dinlerini öğrenmiş, inandıklarını pratiğe döken ve İslâm kimliğini rahatlıkla sokakta gösterebilen Müslümanların Hıristiyan değerlere ne kadar saygılı, komşu haklarına ne kadar hassas ve bulunduğu ülkenin ekonomisine ne derece katkıda bulunduğunu, küçücük bir istatistik ortaya koyacaktır.

Ümit ediyoruz ki, Hıristiyan ve insanî değerlere oldukça bağlı birinci Avrupa; dinsiz, sefih ve çatışmacı ikinci Avrupa'nın mahiyetini bu kıt'ada herkese gösterecektir. Global kriz, savaş ve teröre annelik yapan bu Avrupa'dan insanlığın kurtulmasını sağlayacaktır…




Gündemin nabzını tutmak için tıklayın!
www.sentezhaber.com

01.03.2010

E-Posta: s.bulut@saidnursi.de


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (26.02.2010) - Muallimül-ekber…

  (22.02.2010) - Turuncu Kemalizm

  (19.02.2010) - Ağlama Duvarı

  (15.02.2010) - İslâmla savaşılmaz

  (12.02.2010) - 28 Şubat bitti mi?

  (08.02.2010) - Sadece pazarcılara mı?

  (05.02.2010) - Hükümet AB’ye neden isteksiz?

  (01.02.2010) - Dindarlar AB'ye karşı olur mu?

  (26.01.2010) - Turuncunun aslı kızıldı

  (22.01.2010) - Global sahtekârlıklar

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl