10 Mart 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

M. Latif SALİHOĞLU

Kerpiç değil, yığma taş


A+ | A-

Başbakan'ın deprem açıklaması dahil, dünkü gazete manşetlerinin hemen tamamında "kerpiç" ifadesi yer alıyordu.

Elazığ yöresineki deprem ile ilgili olarak kocaman puntolarla yazılan "Kerpiç öldürdü" manşetleri, kocaman bir cehaleti açığa vuruyordu.

Zira, usûlüne uygun şekilde yapılan kerpiç evler, 6 şiddetindeki bir depremle kolayca yıkılmaz.

Nitekim, deprem bölgesinde yıkılan evlerin çoğunun kerpiçten değil, yığma taştan yapılmış olduğu, çekilen fotoğraflardan açıkça anlaşılıyor.

Kerpiç denilen şey, kaliteli çamurla taze samanın yoğrulmasıyla elde edilen toprak tuğla demektir. İçinde taş, kum, çakıl olmaz.

Kerpiç sadedir, muntazamdır, saman karışımından dolayı kısmî bir esnekliğe sahiptir. Bu esneklik, depremde yıkılmayı önler.

Elazığ'ın köylerinde yıkılan ev görüntülerine baktık. İçlerinde çok az sayıda kerpiç evler var. Onlar da, ya çok eskimiş, ya da sağlam ve orijinal kerpiçten yapılmamış olanlardır.

Bazıların da alt kısmı yuvarlak taş malzemesinden inşa edilmiş.

Dolayısıyla, bölgede yıkılan evlerin çoğu, görebildiğimiz kadarıyla, kesme taş, kırma taş ve yuvarlak taştan yapılmış bol çamurlu arabesk yapılardır.

Enteresan görüntüler arasında, yığma taştan yapılmış binaların yıkıldığı, sağlam kerpiçten yapılanların ise dimdik ayakta durduğu kareler de yer alıyor.

Bu arada, betonarme evlerin de depremde çok az hasar gördüğü ve bu evlerde ölümlü felâketlerin pek yaşanmadığı gerçeğini görmüş, öğrenmiş bulunuyoruz.

Haliyle, bu da bir imkân meselesi. Durumu iyi olan, imkânı yerinde olan köylüler, betonarmeden ev yapmışlar, davarları için ahır inşa etmişler.

Bu da gösteriyor ki, depremdeki yıkım ve ölümlerin zahirî en önemli sebebi fakirlik, yoksulluktur.

Bir başka sebep de cehâlet... Bilinçli bir yapılanma, kerpiçten de olsa yıkılmaz, can ve mal kaybına yol açmaz.

Dolayısıyla, devlet ve hükûmet erkânı, suçu kerpiçe yıkacağına, fakirliğe ve cehalete bir çare bulsunlar. (Bu arada kendileri de "kerpiç" hakkında doğru bilgiye sahip olsunlar.)

Ajanslardan gelen haberlere göre, deprem bölgesinde küçüklü–büyüklü sarsıntılar devam ediyor.

Bilhassa, Rihter ölçeğine göre 5 ve üzerindeki şiddet boyutunda olan sarsıntılar neticesinde, yukarıda sözünü ettiğimiz yapıların yıkılacağı unutulmamalı.

Bu acı ve fecî gerçeğe rağmen, fakir köylü ne yapsın? İmkânı olsa, evini, ahırını elbetteki sağlam, dayanıklı, kullanışlı inşa edecek.

İmkânlar kısıtlı, bilgilendirme de yetersiz olunca, ne yazık ki acı gerçeklerle yüzyüze geliniyor.

Netice itibariyle, devlet ilgililerine iki önemli vazife düşüyor: 1) Köylüyü bilinçlendirmek, önüne sağlam örnek projeler koymak; 2) Fakir köylülere maddî yönden destek sağlamak.

Bu noktaları es geçip bütün suçu kerpiçte aramak, işin kolayına kaçmak, hatta sorumluluktan kaçmak demektir.

Tarihin yorumu 10 Mart 1920

Londra'da İstanbul'u işgal kararı

Londra'da toplanan İtilâf Devletlerinin (anlaşmalı galip devletlerin) dışişleri bakanları, İstanbul'un resmen işgal edilmesi ve Kuvâ–yı Millîye öncülerinin tutuklanması kararını imzaladı. (10 Mart 1920)

Bu işgal ve tutuklama işinin başını İngiltere çekiyordu. Fransa, İtalya ve Yunanistan, Büyük Britanya'nın emir ve komutasında hareket etmeyi kabulleniyordu.

Söz konusu toplantıda dikkat çeken bir başka nokta, Yunanistan Başbakanı Venizelos'un da zirveye katılmasıydı. Venizelos, İstanbul'un ardından Anadolu topraklarının da işgal edilmesi gerektiğini savunuyordu.

Niyet ve maksatta anlaşmaya varan işgal güçleri, aldıkları kararı aynı gün İstanbul'daki İtilâf Devletleri Mümessillerine bildirdiler.

Londra'nın kararını görüşmek üzere toplanan İstanbul'daki temsilciler, aynı doğrultuda ikinci bir karar aldılar. Bu dehşetli karar, altı gün sonra tatbik sahasına konuldu.

16 Mart (1920) sabahı Şehzadebaşı'ndaki karakola baskın düzenleyen işgal kuvvetleri, burada altı askerimizi şehit ettikten ve 16 askerimizi de yaraladıktan sonra, İstanbul'un tamamını işgal altına aldı.

Bu fiilî işgal hareketinden hükümet, Meclis, basın–yayın, haberleşme gibi ülkenin kalbi ve can damarı hükmündeki bütün kurum ve kuruluşlar nasibini aldı.

Aynı gün, yaklaşık 150 kadar subay, sivil bürokrat ile mebus tutuklanarak nezarete alındı ve bilâhare Malta'ya sürgün olarak gönderildi.

İşgal kuvvetlerine yakalanmadan kaçmayı başaran mebusların çoğu ise, Ankara'nın yolunu tuttu. 23 Nisan'da toplanan mebuslar, burada yeni bir Meclis kurdu.




Gündemin nabzını tutmak için tıklayın!
www.sentezhaber.com

10.03.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (09.03.2010) - Deprem unutmaya gelmez; ölüm de...

  (04.03.2010) - Dersim'in kızları zulmün adresini veriyor

  (03.03.2010) - Tevhid-i Tedrisattan Takrîr-i Sükûna

  (02.03.2010) - Özal'ın sırları ve katilleri

  (24.02.2010) - Sahibini küçülten iddialar

  (23.02.2010) - Çelişkiler yumağı

  (22.02.2010) - Uzak tutun çocukları, başkent haberlerinden

  (18.02.2010) - Medyada güç dengesi

  (17.02.2010) - Padişahları karalama inadı

  (16.02.2010) - Cinayet cuntası

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl