"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

20. asrın başından bugünkü İran’a bakış dersleri (1)

Ali Demir
10 Nisan 2026, Cuma
Son devir Osmanlı aydınları arasında mümtaz yeri olan ve uzun ve bereketli ömrünü İslâm birliği idealine adamış seyyah âlim Abdürreşid İbrahim’in, 1987 yılında Yeni Asya Yayınları tarafından basılan 20. Asrın Başlarında İslâm Dünyası isimli iki ciltlik seyahatnamesini okumak bizlere yeni nasip oldu.

Aslen Rusya Tatar Türklerinden olan, Çarlık Rusya'sında Müslümanların derlenip toparlanması için büyük gayretler göstermiş, okullar açmaktan, gazete ve kitap neşrine, kadılıktan siyasî faaliyetlere kadar birçok alanda emek sarf etmiş Abdürreşid İbrahim’in, en dikkat çekici çalışmalarından biri olan 1907-1910 yılları arasında Rusya'dan başlayıp Orta Asya, Moğolistan, Çin, Japonya, Kore, Endonezya, Hindistan ve Hicaz beldelerinde yaptığı seyahatin notlarını bu iki cilt kitapta toplamış. Gezdiği ülkelerin durumunu berrak bir ayna gibi objektif olarak aktardığını bahsettiği seyahatnamesinden şahit olduğumuz en güncel hadise olan İran’a yapılan saldırılar hakkında o günlerden bugünlere baktığını düşündüğümüz birkaç anekdotu aktarmak istiyorum. 

Abdürreşid İbrahim 1909 yılı Ramazan ayında Çin’in “Hankan” şehrinden, Singapur’a Vapurla yaptığı birkaç günlük yolculukta, gemide karşılaştığı ve yüksek ahlâklı halis Müslüman bir zat diye kendisinden bahsettiği, İranlı Müslüman bir tüccar ile aralarında geçen muhavereyi/konuşmayı naklediyor. İslâmiyetin geleceği hakkında düşünen, mâlûmatlı, memleket görmüş bir adam diye vasıflandırdığı tüccar Muhammed Hasan Namazî isimli Müslüman yolcu, Şiî ve İranlıdır. Aralarında geçen Osmanlı ve İranlıların ahvalinden bahseden konuşmalardan bir kısmı günümüze de ışık tutacak mahiyettedir.

Abdürreşid İbrahim bir gün İranlı muhatabına, “Müslümanların istikbalini nasıl düşünüyorsunuz? Nasıl olursa düşmanlarımıza karşı yerimizi muhafaza edebiliriz. Bu hususta fikriniz ne yoldadır?" diye sorduğunu ve “Ben bu mesele için pek çok düşünüyorsam da bir türlü çare bulamıyorum. Bilhassa ben Müslümanların durumlarını düzeltmek için tek çare, olsa olsa kendi aralarında ciddi alâka ve samimî birlik olabilir, zannındayım” diye cevap aldığındandır ki, yol arkadaşı için “İslâmiyetin geleceği hakkında düşünen bir adam” olarak tanıtmış seyahatnamesinde...

İranlı yolcu tespitlerine şöyle devam etmiş: “Bu da olmazsa (İslâm birliği) hep Müslümanlar ölüme ve inkıraza (sönmeye, dağılmaya) mahkûmdur. İster İran’da ister Osmanlı Devleti’nde, memleket idaresi kimin elinde olursa olsun, ittifak olmadıkça payidar olamazlar. İttifak ve birlikleri olursa her zaman ve her nerede ve hangi memlekette olurlarsa, millî ve dinî hukuklarını muhafaza edebilirler.”

İranlı bu tüccarın bu tespit ve fikirleri karşısında bizim Osmanlı Seyyahı Abdürreşid İbrahim kitabında, “Çok sağlam itikatlı halis bir adam” notunu düşmüştür.

Abdürreşid devamında İranlı Şiî Müslümana “İttifak sebepleri ve birlik çareleri nedir?” sualini tevcih etmiş ve karşılığında şu cevabı almıştır: “İttifak çarelerini ve birlik sebeplerini aramak kadar manasız bir fikir olamaz. 'Allah’ın ipine sım sıkı sarılmak' İlâhî fermanı bize farz ise, günde beş defa âzâlarımız camilerde toplanırlarsa, bundan daha büyük çare ne olabilir? Ben bundan başka bir çareyi düşünmeyi abes biliyorum. Bizim için yalnız bunların kıymetini takdir edecek kadar bir basiret lazım.” 

(Devamı var)

Okunma Sayısı: 143
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı