"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vazife-i İlahiyeye karışmamak

Ali Demir
19 Mayıs 2026, Salı
CELÂLEDDİN-İ HARZEMŞAH’TAN, BEDİÜZZAMAN’A CİHAD (1)

Celâleddin-i Harzemşah, tarihte Harzemşahlar Devletinin son hükümdarı (1220-1231) olup, Moğol istilasına karşı büyük bir direniş gösteren Türk-İslâm hükümdarı ve komutandır. Cengiz Han'a karşı kazandığı başarılarla tanınan Celâleddin, cesareti ve askerî dehasıyla Moğol ordularını uzun süre oyalayarak Kafkasya ve Hindistan bölgesinde mücadele etmiştir.

Bu tarihî şahsiyetten Bediüzzaman Hazretleri sitayişle bahsetmiştir. Vefatından önce Umum Nur Talebelerine verdiği son dersinde bile bu İslâm Kahramanı şahsiyeti örnek göstermiş ve onun Moğol mücadelesindeki zafer sırrını anlatmıştır. Öyle ise bu kahraman şahsiyetin ne vasfı vardı ki Risale-i Nur’da birkaç kez yer almıştır? Veya başka bir açıdan değerlendirirsek, bulundukları dönem, mücadele ettikleri şahıslar kimlerdi? Mücadele ve hareket biçimlerinde ne gibi benzerlikler vardı? Risale-i Nur’daki bilgiler doğrultusunda değerlendirmeye çalışalım.

Helâket ve felâket asrı ahirzamanda mücahede etmiş Bediüzzaman, manevî cihadı esas almış, ahirzaman halini yaşatmış Moğollara karşı mücadele eden ve savaşan  Celâleddin Harzemşah ise maddî cihadı esas tutmuş.

Said Nursî Hazretleri 1909 yılında telif ettiği Divan-ı Harb-i Örfî isimli eserinde, İslâm’ın büyük bir kahramanı  diye vasıflandırdığı Celâleddin Harzemşah’ı, Osmanlı padişahlarından ve “ittihad-ı İslâm’ı” ideal dava olarak kabul ettiğini söylediği Sultan Selim ve  Selâhaddin-i Eyyubî gibi kahraman şahsiyetlerle ile birlikte zikretmiştir. (ESDE, s. 148.)

Zühre Risalesinin On Üçüncü Notasında, insanın kendi vazifesini yapıp Cenab-ı Hakkın vazifesine karışmaması gerektiğini zikrettikten sonra sözü yine Celaleddin-i Harzeşah’a getirmiş ve  o zatın teslimiyet sırrını anlamasıyla, harika bir surette çok defa muzaffer olduğunu şöyle nakletmiştir: “Meşhurdur ki, bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz’in ordusunu müteaddit defa mağlûp eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerası ve etbâı ona demişler:  Sen muzaffer olacaksın. Cenab-ı Hak seni galip edecek. O demiş: Ben Allah’ın emriyle, cihad yolunda hareket etmeye vazifedarım. Cenab-ı Hakkın vazifesine karışmam. Muzaffer etmek veya mağlûp etmek Onun vazifesidir.” (Mesnevî-i Nuriye, s.187.)

1950 sonrasında yazdığı ve Emirdağ Lâhikası-II’de neşrettiği mektubunda Üstad, Celaleddin-i Harzemşah’a “Cengiz’e karşı muzaffer olacaksın.” diye söylendiğini naklediyor ve İslâm Kahramanı şahsın bu söze karşı “Vazifemiz cihad etmektir. Bizi galip etmek vazife-i İlâhiyedir. Ona karışmam.” dediğini aktardıktan sonra, Risale-i Nur Talebelerine şu ikazı yapmıştır: “Vazifemiz ihlâs ile iman ve Kur’ân’a hizmet etmektir. Amma bizi muvaffak etmek ve halka kabul ettirmek ve muarızları kaçırmak ise, o vazife-i İlâhiyedir. Biz buna karışmayacağız.” müspet hareket prensibinin gereğini hatırlattıktan sonra, Nur Talebelerinin  şimdiye kadar sarsılmadan hâlisane yaptıkları hizmetlerinin deliliyle “ ...siz de bu kahramana iktidâ etmişsiniz.” diyerek o islâm kahramanının zafer sırrına dikkatleri çekmiştir. (Emirdağ Lâhikası, 270. Mektup, s. 386 )

Netice odaklı hizmet düşünmeyen ve bunu en temel bir düstur haline getiren Üstad, vefatından 2-3 ay evvel talebelerine verdiği son dersinde yine Celaleddin Harzemşahı misal göstererek kendisinden sonraki hizmet döneminde talebelerinin uyması gereken prensibi ders vermiştir: “... cihad-ı maneviyenin en büyük şartı da vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır ki, ‘Bizim vazifemiz hizmettir; netice Cenab-ı Hakka âittir. Biz vazifemizi yapmakla mecbur ve mükellefiz.’  Ben de Celâleddin Harzemşah gibi, ‘Benim vazifem hizmet-i imaniyedir, muvaffak etmek veya etmemek Cenab-ı Hakkın vazifesidir’ deyip ihlâs ile hareket etmeyi Kur’ân’dan ders almışım.” (Emirdağ Lâhikası, son ders)

Okunma Sayısı: 149
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı