ABD'de kız çocuklarına yönelik istismar ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde, kamuoyunda tanınmış kişilerin isimlerinin yer alması tartışmaları derinleştirdi.
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Üyesi Demokrat Robert Garcia, Jeffrey Epstein'a ilişkin belgelerin tamamının açıklanmamasını "akıl almaz ve son derece endişe verici" şeklinde niteledi.
Garcia ve Demokrat Kongre Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, yayımlanan belgelere ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesaplarından paylaşımda bulundu.
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'nin, 6 milyon sayfa belge içerisinden yaklaşık 3 milyondan fazla belgeyi açıkladıkları ifadesine ilişkin Garcia, "Bu durum akıl almaz ve son derece endişe verici." diye yazdı.
Garcia, ABD Adalet Bakanı Pam Bondi'ye, mağdurları koruyarak belgelerin tamamını Komite'ye teslim etmesi çağrısında bulundu.
Alexandria Ocasio-Cortez de yayımlanan belgelerin bütün dosyaların sadece küçük bir kısmı olduğunu ifade ederek, "Bu, yasanın tüm dosyaların yayımlanmasını gerektirdiği halde, yayımlamaya 'istekli oldukları' kısım." ifadesini kullandı.
Öte yandan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie ile birlikte Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası'na öncülük eden Demokrat Kongre Üyesi Ro Khanna, Adalet Bakanlığı'na yazdıkları dilekçeyi ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesaplarından paylaşarak, belgelerin tamamının yayımlanmasını istedi.

Yayımlanan bölümlerle ilgili öne çıkan başlıklar:
Musk'tan yayımlanan belgelerin "hiçbir şey ifade etmediği" değerlendirmesi
Musk'ın, Karayipler'deki adalara gezi düzenlemek için Epstein ile iletişime geçtiği iddia edildi
Bill Gates de, Epstein dosyalarında kendisini konu eden iddiaları yalanladı
Epstein mağdurları, yeni açıklanan belgelerde isimlerin gizli tutulmasına tepki gösterdi
Epstein soruşturmasında paylaşılan yeni dosyalarda eski Prens Andrew'un fotoğrafları yer aldı
İngiltere Başbakanı Starmer, eski Prens Andrew'un ABD Kongresi'nde ifade vermesi gerektiğini söyledi
İngiltere Kralı Charles, kardeşinin ünvanlarını geri almıştı
Epstein dosyasındaki yeni belgelerde Norveç, Danimarka ve İsveç'ten kraliyet isimleri yer alıyor
Danimarka Kralı ve İsveç Prensesinin de adı geçiyor
Epstein dosyasındaki yeni belgelerde adı geçen Slovak diplomat istifa etti
***
Başbakan Fico, Lajcak'ın istifasını kabul etti
Slovakya Haber Ajansı'na (TASR) göre, Slovakya muhalefet partileri, yeni Epstein belgelerinde adı geçmesi üzerine Lajcak'ın istifasını isteyen ortak bir açıklama yaptı.
Bunun üzerine Lajcak, istifa mektubunu Başbakan Fico'ya sundu. Fico da bu istifayı onayladığını açıkladı.
Fico, yaptığı açıklamada, Lajcak'ın istifa ederek önemli bir diplomat olduğunu ispatladığını söyledi.
Başbakan Fico, Lajcak'ın istifasıyla Slovakya'nın diplomasi ve dış politika alanında bir deneyim kaynağını kaybettiğini ifade etti.
Belgelerde Hindistan Başbakanı Modi'nin ismi de yer aldı
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerde Hindistan Başbakanı Modi'nin ismi dikkati çekti.
Modi'nin isminin geçtiği 9 Temmuz 2017 tarihli belgede, "Hindistan Başbakanı Modi, ABD Başkanı'nın yararına İsrail'de dans edip şarkı söyledi. Birkaç hafta önce görüşmüşlerdi. İşe yaradı." ifadeleri öne çıktı.
Öte yandan NDTV televizyonunun haberine göre, Hindistan, Modi'nin Temmuz 2017’de İsrail’e yaptığı resmî ziyarete yönelik ifadelerin "hüküm giymiş bir suçlunun değersiz düşüncelerinden ibaret" olduğunu belirterek tepki gösterdi.
Modi'nin Temmuz 2017'de İsrail'e gerçekleştirdiği ziyaret, Hindistan ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin 1992'de başlamasının ardından Hindistan Başbakanı'nın yaptığı ilk ziyaret olarak kayıtlara geçmişti.
ABD Başkanı Trump, belgelerin kendisini suçlamadığını aksine akladığını savundu
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya seyahati sırasında Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşılmasına ilişkin konuştu.
Beklentilerin aksine belgelerin kendisi aleyhine bir durum ortaya koymadığını savunan Trump, belgelerde gazeteci Michael Wolff'un Epstein ile kendisine siyasi açıdan zarar vermek amacıyla hareket ettiğinin görüldüğünü ifade etti.
Trump, "Kendim görmedim ama çok önemli bazı kişiler bana, bunun yalnızca beni aklamakla kalmadığını, aynı zamanda insanların, o radikal solun, umduğunun tam tersi bir tablo ortaya koyduğunu söyledi." diye konuşarak, Wolff'a ve gerekirse Epstein'in mirasına dava açabileceklerini belirtti.
Trump'tan "Demokratlar gibi Epstein adasına gitmedim" savunması
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından, Epstein dosyasına ilişkin yeni açıklanan belgeler hakkında değerlendirme yaptı.
Trump, "Jeffrey Epstein ile dostane bir ilişkim olmadığı gibi, Adalet Bakanlığı tarafından yeni açıklanan bilgilere göre, Epstein ve Michael Wolff adında sahtekar bir yazar, bana komplo kurmuşlardır." ifadesini kullandı.
Kendisini hedef alan açıklamaları yapanları dava edeceğini belirten Trump, "Ben Epstein'in böceklerin istila ettiği adasına hiç gitmedim ancak bu sahtekar Demokratların ve bağışçılarının neredeyse tamamı gitti." değerlendirmesinde bulundu.
Belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ismi de yer aldı
Emmanuel Macron'un ismi cumhurbaşkanı seçildiği 2017 öncesinde ve sonrasındaki çok sayıda belgede geçerken, bu belgelerde Epstein'ın Macron'un birçok konuda kendisinden yardım istediğini iddia ettiği görüldü.
Epstein 17 Eylül 2018 tarihinde Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Borge Brende'ye vereceği bilginin gizli olduğunu belirterek gönderdiği e-postada şu ifadelere yer verdi:
"Macron'dan: 'Bu zorlukların daha iyi üstesinden gelmek için yönetişimin, uluslararası kurumların, taahhütlerin ve kamu ile özel paydaşlar arasındaki ilişkilerin biçimini ve sosyo-ekonomik araçları yeniden düşünmemiz, inşa etmemiz ve icat etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Daha ilerlemeci bir geleceği teşvik için hangi sosyo-ekonomik yenilikleri desteklersiniz?'"
Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri'nden iş adamı Sultan Ahmed bin Sulayem'in 22 Mart 2016'da Epstein'a gönderdiği e-postada Elysee Sarayında öğle yemeği yediğini ve o dönem Maliye Bakanı olan Macron ile "Fransa'daki işleriyle ilgili iyi bir görüşme yaptığını" belirttiği ortaya çıktı.
Epstein'ın 30 Ağustos 2018 tarihindeki e-posta yazışmasında ise Macron'un kendisinden "kurumlar, politikalar, bilim dahil hemen hemen her konuda fikir istediğini" iddia ederek, Macron'dan "Avrupa'ya liderlik etmek istiyor, belki dünyaya." diye bahsediyor.
Macron'un Epstein ile bağlantısına Fransız siyasetçiden tepki
Fransız Vatanseverler (Patriotes) Partisi lideri Florian Philippot ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Macron'un cumhurbaşkanlığı döneminde ve öncesinde Epstein ile doğrudan veya dolaylı iş ilişkilerine" tepki gösterdi.
Philippot, Macron'un Epstein ile bağlantısının "Fransız ulusal güvenliğini tehlikeye attığını" belirterek, soruşturma açılması çağrısında bulundu.
İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi, Epstein bağlantıları nedeniyle İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti
İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson, yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile bağlantılarına ilişkin yeni iddiaların ardından İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti.
Eski Kabine Bakanı ve Büyükelçi Mandelson, İşçi Partisi Genel Sekreteri'ne gönderdiği istifa mektubunda, Epstein ile bağlantılarının yeniden gündeme gelmesi nedeniyle "daha fazla utanç oluşturmak istemediğini" belirterek, parti üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.
Peter Mandelson, mektubunda, "20 yıl önce bana yapıldığı iddia edilen ve hatırlamadığım ya da kaydını tutmadığım mali ödemelere ilişkin, doğru olduğuna inanmadığım suçlamalarla yeniden ilişkilendirildim. Bunların tarafımca araştırılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Bu süreçte İşçi Partisi'ne zarar vermek istemediğine işaret eden Mandelson, bu nedenle parti üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Mandelson, şunları kaydetti:
"Sesleri çok daha önce duyulması gereken kadınlar ve kız çocukları için bir kez daha özür dilemek istiyorum."
Epstein'ın Mandelson'a 75 bin dolar ödeme yaptığına dair kayıtlar yer aldı
ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen cuma günü yayımlanan yeni belgelerde, Epstein'ın 2003 ve 2004'te Mandelson'a üç ayrı işlemle toplam 75 bin dolar ödeme yaptığına dair kayıtlar yer almıştı. Belgelerde her biri 25 bin dolarlık bu ödemelerin Epstein'a ait banka hesaplarından gönderildiği öne sürülmüştü.
Mandelson, yeni belgelerin yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bunların doğruluğundan emin olmadığını belirterek, Epstein'ı tanımış olmaktan ve onun 2008'deki mahkumiyetinin ardından aralarındaki ilişkiyi sürdürmüş olmaktan dolayı pişmanlık duyduğunu bildirmişti. Mandelson, mağdurlardan "kayıtsız şartsız özür dilediğini" ifade etmişti.
Kenya ve Pakistan'da görev yaptı
Diplomasi kariyerine 1997'de başlayan Turner, farklı görevlerde bulunduktan sonra 2007'de eski Başbakan Gordon Brown'ın Orta Doğu Özel Sekreterliğini üstlenmişti.
Devamında Nairobi Büyükelçiliği yaptıktan sonra eski Başbakan Theresa May'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcılığı ve Uluslararası İlişkiler Danışmanı olarak görev yapan Turner, 2019'da İslamabad Büyükelçisi olmuştu.
Pakistan'daki görevi 2023'te biten Turner, Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü olarak görev yaparken Ekim 2025'te İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi olarak atanmış ancak bu göreve başlamamıştı.
ABD'de 9 Eylül 2025'te ortaya çıkan yazışmalarda, İngiltere'nin Washington Büyükelçiliğine Şubat 2025'te başlayan Peter Mandelson'ın Epstein'a, "En iyi dostum" diye hitap ettiği ortaya çıkmıştı.
Mandelson'ın Epstein'a gönderdiği doğum günü mesajında, "Gelsin diye saatlerce beklerdiniz. Çoğu zaman etrafınızda olduğuna alıştığınızda birden yine yalnız kalırdınız. Onun yerine eğlendirmeniz gereken bazı ilginç arkadaşlarıyla baş başa kalırdınız." ifadeleri yer almıştı.
Başbakan Keir Starmer, yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Epstein ile ilişkisi ortaya çıkan Mandelson'ı 11 Eylül 2025'te görevden almıştı.
Ünlü tanıtımcı Siegal'ın Epstein'e e-postası dikkati çekti
Peggy Siegal, Epstein'e gönderdiği bir e-postada Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitmek üzere olduğunu belirtiyor.
Epstein'i seyahatinde nerelere gideceğine ilişkin bilgilendiren Siegal, "Sana başka bir hayat deneyimi için ne kadar teşekkür etsek az. Maasai savaşçıları bizi yemezse Somalili korsanlar yiyecek." ifadesi e-postada yer aldı.
Belgelerde, Melania'nın yönetmeni Ratner'ın fotoğrafı yer aldı
ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump hakkında çekilen belgeselin yönetmeni Brett Ratner'ın Epstein ile birlikte görüntülendiği fotoğraflar, yeni yayımlanan belgelerin arasında yer aldı.
Söz konusu görüntülerin çekildiği tarihe dair bilgi paylaşılmadı.
Siegal ve Ratner, konuya ilişkin açıklama yapmadı.
Eski İsrail Başbakanı Barak, Trump'ı İsrail basınına konuşmaya ikna etmek için Epstein'den yardım istemiş
Belgelerde, eski İsrail Başbakanı Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın 2016'da gönderdiği bir e-posta da yer aldı.
Barak, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail basınına röportaj vermesini sağlamak için Epstein'i ikna etmeye çalıştığı e-postada Kanal 2'nin Hillary Clinton ile bir röportaj ayarladığını belirterek, Trump'ın Kanal 10'da benzer bir röportajla ilgilenip ilgilenmediğini sordu.
Barak'ın, İsraillilerin ve özellikle İsrail'deki ABD vatandaşlarının büyük çoğunluğunun bu röportajı izleyeceğini kaydederek "ABD'ye önde gelen sunucularını, yetenekli ve pozitif bir (sarışın) bayanı göndermeye hazırlar." ifadesini kullanması dikkati çekti.
İsrail basını, yazışmanın 2016 yılında Clinton ile Trump arasındaki seçim yarışı sırasında yaşandığını, bu girişimin hiçbir zaman hayata geçmediğini ve "sarışın kadın"ın Trump ile röportaj yapma fırsatı bulamadığını kaydetti.
Barak'ın Epstein ile mahkumiyetinden sonra dahi yakın bağları olduğu belirtildi.
Belgelerde Putin'in yerine kimin geçebileceğinin tartışıldığı ortaya çıktı
11 Ocak 2012 tarihli belgede, o dönemde Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma üyesi olan İlya Ponomarev'in, "Devlet Başkanına karşı ayaklanmanın ana organizatörlerinden" olduğu öne sürüldü.
Belgede, "Eğer öldürülmezse, Putin'in yerini alıp kendisi başkan olabilir (er ya da geç olacak)." ifadesi kullanıldı.
Rus basınında yer alan haberlere göre, Haziran 2016'da Ukrayna'dan oturum izni alan Ponomarev, 2019'da Ukrayna vatandaşı oldu.
Ponomarev'in hakkında Rusya'da açılmış davalar bulunuyor.
Öte yandan belgelerde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ismi de yer aldı.
Epstein'a 2019'da gelen e-postalardan birinde, "Zelenskiy, yardım arıyor. Putin, (Zelenskiy'nin) İsrailliler tarafından yönetildiğini söyleyerek küçümseyici tavır sergiliyor." ifadesi kullanıldı.
Norveç Başbakanı, Epstein ile iletişime geçen Norveçlilere "pişman olmalısınız" mesajı verdi
Norveç'te yayın yapan NRK'ye konuşan Başbakan Jonas Gahr Store, daha önce kamuoyuyla paylaşılmayan belgelerde ortaya çıkan yeni bilgileri tepkiyle karşıladığını belirtti.
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit'in Epstein ile görüşmesinden pişmanlık duyduğu yönünde açıklama yaptığını anımsatan Store, "Ben de buna katılıyorum. Ayrıca Jagland da pişman olmalı." dedi.
Jagland da Norveç basınına yaptığı açıklamada, "Başbakana katılıyorum. Epstein ile iletişim kurduğum için pişmanım. Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim asla temas kurmazdım." diye konuştu.
Prenses Mette-Marit ise 31 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "Epstein'ın geçmişini daha iyi araştırmadığım ve nasıl bir insan olduğunu yeterince çabuk anlamadığıma yönelik sorumluluğu üstleniyorum. Bundan dolayı derin üzüntü duyuyorum." ifadelerini kullanmıştı.
Belgelerde eski ABD Başkanı Clinton'ın ekibine ait olduğu düşünülen e-posta yazışmaları ortaya çıktı
CNN'in ABD Adalet Bakanlığının cuma günü yayımladığı Epstein dosyalarına ilişkin analiz haberinde, Clinton'ın ekibinin, Maxwell ile yürüttüğü e-posta yazışmalarına yer verildi.
Haberde yer verilen uçuş kayıtlarında, Clinton'ın ekibiyle birlikte Epstein'ın özel jetiyle en az 16 kez uçtuğu, bu seyahatlerde genellikle Epstein ile Maxwell'in onlara eşlik ettiği ve uçuşların bazılarının birden fazla durağı olan kapsamlı uluslararası seyahatler olduğu görüldü.
E-postalarda Clinton'ın ekibindeki çalışanların isimlerinin karartıldığı, alıcı veya gönderici kısımlarında yalnızca "WJC" ibaresinin görüldüğüne işaret edilen haberde, bu ifadenin Clinton'ın başkanlık sonrası ofisi "William J. Clinton'ın" olarak değerlendirildiği belirtildi.
Yazışmaların içeriği
Yazışmaların büyük bölümünün eski başkanın seyahat ve yemek düzenlemeleri ile son dakika davetlerine ilişkin olduğu ve bazı yazışmalarda müstehcen ifadelerin yer aldığı görüldü.
Maxwell, Nisan 2003'teki bir e-postada, Clinton'ın ofisi olduğu düşünülen bir e-posta adresine, "Yemeğe geliyor olmana sevindim. JE, Clinton'ın da gelmek isteyip istemeyeceğini soruyor. Bana haber ver." mesajını gönderdi.
Aralık 2001'deki başka bir e-postada ise Clinton'ın ekibinin, İskoçya seyahati sırasındaki bir golf organizasyonunu ayarlamak için Maxwell'den Prens Andrew'un telefon numarasını istediği dikkati çekti.
Öte yandan, belgelerde Maxwell'in doğrudan Clinton'a e-posta gönderdiğine ya da Clinton'ın Maxwell'e yazdığına ilişkin bir delile yer verilmedi.
"Clinton hayatında yalnızca iki kez e-posta gönderdi"
Clinton'ın Sözcüsü Angel Urena, yaptığı açıklamada, Clinton'ın Epstein dosyalarındaki e-postaların hiçbirini göndermediğini belirterek, "(Gönderenin) Kim olduğunu doğrulayamam, sadece kim olmadığını söyleyebilirim: Bill Clinton." ifadelerini kullandı.
Clinton'ın hayatında yalnızca iki kez e-posta gönderdiğini ve bunun da başkanlık döneminde olduğunu vurgulayan Urena, birini, Dünya yörüngesindeyken eski astronot ve Senatör John Glenn'e, diğerini ise Adriyatik'te görev yapan ABD askerlerine gönderdiğini söyledi.
Eski ABD Başkanı Bill Clinton ve eşi, Epstein soruşturmasında Kongre'de ifade vermeyi kabul etti
Eski ABD Başkanı Bill Clinton ve eşi Hillary Clinton'ın, yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile ilgili Kongre'de yürütülen soruşturma kapsamında ifade vereceği bildirildi.
Clinton'ın sözcüsü Angel Urena, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden komiteye yönelik yaptığı paylaşımında, konuyla ilgili açıklamada bulundu.
Bill Clinton ile Hillary Clinton'ın "iyi niyetle müzakere ettiğini" belirten Urena, ikilinin Epstein ile ilgili Kongre'de yürütülen soruşturma kapsamında ifade vereceğini bildirdi.
Urena, "Yemin altında bildiklerini size anlattılar, ama siz umursamadınız. Ancak eski Başkan (Bill Clinton) ve eski Dışişleri Bakanı (Hillary Clinton) orada olacaklar. Herkese uygulanacak bir emsal oluşturmayı sabırsızlıkla bekliyorlar." ifadelerini kullandı.
Denetim Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi James Comer ise Clintonların ifade vermeyi kabul etmelerinin tek nedeninin haklarındaki "Kongre'ye itaatsizlik" suçlamaları olduğunu savunarak, henüz kesin bir anlaşma sağlanmadığını belirtti.
Ellerinde yazılı bir belge olmadığını belirten Comer, teklife açık olduklarını ancak bunun "ne söylediklerine bağlı" olduğunu ifade etti.
Çiftin ne zaman ifade vereceğine ilişkin henüz bilgi paylaşılmadı.
Bill ve Hillary Clinton çifti, 13 Ocak'ta, Epstein davasına ilişkin Kongre'de yürütülen soruşturmada kendilerine gönderilen celbe uymayacaklarını ve ifade vermeye gitmeyeceklerini açıklamıştı.
Denetim Komitesi Başkanı Comer de Clinton çiftinin ifade vermeye gelmemesine karşın "Kongre'ye itaatsizlik" suçlamasıyla dava açacağını bildirmişti.
Temsilciler Meclisi Denetim Komitesinin, Clinton çiftinin soruşturmada ifade vermeyi reddetmesi üzerine "mahkemeye itaatsizlik"ten yargılanmaları konusunda yaptığı oylamada, ABD'nin 42. Başkanı Bill Clinton 8'e karşı 34 oyla, eşi ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise 15’e karşı 28 oyla "mahkemeye itaatsizlik"ten suçlu bulunmuştu.
Comer, daha sonra çiftin avukatı tarafından yapılan ve Bill Clinton'ın yazılı tutanaklı bir mülakata katılması ile Hillary Clinton'ın yeminli bir beyan sunması yönündeki teklifi reddederek, her ikisinin de komite önünde yeminli ifade vermesi gerektiğini belirtmişti.
Belgelerde ismi geçen İsveçli BM temsilcisi Rubinstein istifa etti
İsveç'teki Expressen gazetesi, Epstein dosyasında adı geçen Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) İsveç'teki temsilcisi Joanna Rubinstein'in görevinden istifa ettiğini duyurdu.
UNHCR İsveç'in İletişim Sorumlusu Ulrika Belin de istifa haberini Expressen'e doğrulayarak, "Joanna, kendisi görevinden ayrılmayı seçti." ifadesini kullandı.
Rubinstein ise Expressen'e Epstein ile sadece bir kez görüştüğünü belirterek, "Ailemle birlikte tatildeydik, Epstein tarafından davet edildik. Sosyal bir etkinlikti. Onunla ilk ve tek karşılaşmam bu oldu." açıklamasında bulundu.
Yeni paylaşılan belgelerde Rubinstein'in, Epstein ile 2012'deki e-posta yazışmaları paylaşıldı. Rubinstein'in "Cennet gibi bir yerde harika öğle yemeği için teşekkür ederim. (Epstein) Sizinle nihayet şahsen tanışmak, benim için ayrı bir mutluluktu." ifadelerini kullandığı belirtildi.
İngiltere Başbakanı'ndan Epstein'den para alan Lord'a istifa etmesi ve ABD'de ifade vermesi çağrısı
İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın, İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson'ın, yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile ilişkisi nedeniyle ABD Kongresinde ifade vermesi ve Lordlar Kamarası üyeliğinden istifa etmesi gerektiği görüşünde olduğu belirtildi.
İngiltere Başbakanlık Sözcüsü, Epstein ile bağlantıları nedeniyle Şubat 2025'te atandığı Washington Büyükelçiliği görevinden Eylül 2025'te alınan ve ABD'de geçen hafta yayımlanan son Epstein belgelerinde hakkında yeni iddialar ortaya çıkan Mandelson ile ilgili açıklama yaptı.
Son belgelerin yayımlanmasıyla İşçi Partisinden istifa eden Mandelson'ın ABD Kongresinde konuyla ilgili ifade vermesi gerektiğini belirten Sözcü, "Başbakan (Starmer), bilgi sahibi olan herkesin bildiklerini paylaşması gerektiğine inanıyor." dedi.
Sözcü, bunu yapmaya hazır olmayanların kurbanları merkeze alan bir yaklaşımda olmadığına işaret ederek, "Başbakan, Mandelson'ın artık Lordlar Kamarası üyesi olmaması gerektiğini düşünüyor." ifadesini kullandı.
Starmer'ın Mandelson'ı Lordlar Kamarası üyeliğinden alma yetkisi olmadığına dikkati çeken Sözcü, Başbakan'ın, Lordlar Kamarasına disiplin süreçlerini modernize etmesi çağrısı yaptığının altını çizdi.
Eski Başbakan Yardımcısı, Bakan ve Büyükelçi Mandelson, Epstein'in kendisine 2003 ve 2004'te toplam 75 bin dolar ödediğini gösteren belgeler ve bazı fotoğraflarının ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen cuma yayımlanmasının ardından dün akşam İşçi Partisi üyeliğinden istifa etmişti.
Mandelson, "daha fazla utanca sebep olmak istemediğini" belirttiği istifa mektubunda söz konusu ödemeleri hatırlamadığını kaydetmişti.
Epstein dosyalarındaki yeni belgelerde eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Zuma'nın ismi de yer aldı
Tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma'nın ismi de yer aldı.
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerde Zuma'nın ismi de dikkati çekti.
Belgelerde yer alan e-posta yazışmalarında, Zuma'nın 2010'da İngiltere'ye yaptığı resmi devlet ziyareti sırasında Jeffrey Epstein ile bir akşam yemeğinde bir araya geldiği iddia edildi.
Epstein'in yakın çevresinden Mark Lloyd tarafından gönderilen ve 5 Mart 2010 tarihini taşıyan bir e-postada, "Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma için yarın akşam Ritz Oteli'nde küçük bir akşam yemeği organize etmem istendi." ifadesinin yer aldığı görüldü.
Söz konusu yazışmalarda Epstein'in bu organizasyonla bizzat ilgilendiği öne sürüldü.
ABD Adalet Bakanlığı, mağdur bilgilerini içeren bazı Epstein dosyalarını geçici olarak kaldırdı
ABD Adalet Bakanlığı, tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile ilgili yayımlanan bazı dosyaları, "bazı mağdurların bilgilerini içerdiği" gerekçesiyle geçici olarak kaldırdı.
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, bazı Epstein belgelerinin kamuoyunun erişiminden geçici olarak kaldırıldığı duyuruldu.
Açıklamada, söz konusu belgelerin kaldırılmasına gerekçe olarak "kurbanlardan bazılarının bilgilerini içermesini" gösterdi.
Kurbanlar ve avukatlarının tepkisini çeken hassas bilgilerin yayınlanması "teknik veya insan hatası" olarak nitelendirilen açıklamada, söz konusu dosyaların geçici olarak kaldırıldığı ve hassas bilgilerin gizleneceği kaydedildi.
Jeffrey Epstein olayı
Cinsel istismarda bulunmak ve cinsel istismar ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir delile ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
AA