"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstibdat nedir, meşrûtiyet nedir? (2)

Mehmed KILIFOĞLU
23 Ocak 2016, Cumartesi

(Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Muhakemat, s. 208)

“Sual: İstibdat nedir; meşrûtiyet nedir?

İşte, meşrûtiyet; 1 وَشَاوِرْهُمْ فىِ اْْلاَمْرِ - 2 وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْ âyet-i kerîmelerinin tecellîsidir ve meşveret-i şer’iyedir. O vücud-u nûrânînin kuvvete bedel, hayatı haktır, kalbi mârifettir, lisânı muhabbettir, aklı kanundur, şahıs değildir.”

Demek ki hürriyet, demokrasi ve geniş bir meşveret sistemi olan Meşrûtiyet, Avrupa’nın 1789’dan sonra icat ettiği bir şey değildir. Avrupa’nın bunu ne zaman ve nasıl bulduğu kendileriyle ilgili bir sorundur. Bizim de bundan hiç haberimiz yokmuş gibi, Avrupa’dan ithal etmemiz de kendi ayıbımızdır. 

Meşrûtiyet, yukarıdaki iki âyet-i kerimeden de anlaşılacağı üzere, Cenâb-ı Alah’ın (cc) kulları için irade ettiği fıtrî bir sistemdir. 

Genel seçimleri, ülkeyi kimin yöneteceği ile ilgili en geniş çaptaki bir istişare sistemi olarak düşünmek gereklidir. Fakat milletvekili listelerinde, önseçimlerden ne kadar uzaklaşılır; milletvekili tercihleri, liderin ya da yönetim kadrosunun ne kadar uhdesine girerse, bu bir istişareden çok, “benim senin için beğendiğimi seç” anlamında millete bir dayatma olacağından, meşrûtî bir temsilden de o derece uzaklaşılmış olur. Milletin temsilcilerinin milletçe idare etmek üzere seçilmesi, yukarıda Bediüzzaman Hazretlerinin de işaretiyle âyetlerle bildirilmiş fıtrata en uygundur. Cüz’î irade yani tercih hakkının kullanılmasında, yönetimi seçme hakkının bulunmaması gibi bir durumun olması düşünülemez.

Peygamber Efendimiz (asm) kendisinden sonra bir halifeye işaret etmemiş, Hz. Ebubekir (ra) seçimle ilk halife olarak seçilmiştir. Bu durum bile başlı başına çok önemli bir işarettir. Dört halife seçimle iş başına gelmişlerdir. Daha sonraki zamanlarda İslâm toplumlarında görülen ülkeleri sultanlıkla yönetmenin İslâmla yakından uzaktan bir alâkası yoktur. Keza Avrupa’nın bütün devletlerinde görülen krallık sisteminin Hıristiyanlıkla bir ilgisinin olmadığı gibi.

1914-1945 iki dünya savaşı arası, Dünya devletlerinde güçlü tek adamların yani Başkanlık sistemlerinin fiilî olarak uygulandığı tarih dönemidir. Günümüzde dünyanın gelişmiş ülkelerinin hemen hemen tamamında terk edilmiştir. Bugün için Başkanlık sistemini istemek, Mussolinilerin, Hitlerlerin, Millî Şeflerin, olduğu dönemi geri istemektir. Rey-i vahid ile yani tek bir kişinin görüşüyle ülkelerin yönetildiği, insanlık tarihinin en acı dönemlerinin yaşandığı o günlere özlem duymaktır.

Başkanlık sistemi suistimalata çok uygun olduğu için gelişmiş Batı ülkelerinin terk ettiği bir sistem olup; sistemi uygulayan en önemli ülke Amerika Birleşik Devletleri’dir. Adı üzerinde birçok, 50 kadar devletten oluşan Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanlık sistemiyle yönetilmesi makul karşılanabilir. Bununla birlikte, ABD’deki güçler ayrılığı sisteminin, kurumların birbirinden bağımsız gücünün göz ardı edilmemesi gerekir.   

Bugün Başkanlık sistemini milletin önüne koyan AKP’nin en fazla eleştirilen yönü, güçler ayrılığını ortadan kaldırması ve bütün erkleri kendi üzerinde toplamasıdır. Bu durum ülkeyi meşrûtî bir yönetim tarzından uzaklaştırarak, otoriter bir yönetime doğru sürüklemekte, ülkenin diktatoryal bir yönetim tarzıyla yönetildiği yönündeki eleştirilerin her gün artmasına sebep olmaktadır.

Başkanlık Sistemini isteyen AKP, kendi bazı yandaş gazetelerince bile rüşvet aldıkları yönünde görüş bildirilen dört bakanını, 14 kişilik Meclis Soruşturma Komisyonundaki 9 üyesiyle aklamamış mıdır? 

Müstakbel Başkan Adayı CB Erdoğan hakkındaki tape iddiaları da kamuoyunu uzun süre meşgul etmemiş midir? 

Her ne kadar mahkeme edilmeyip bir iddia olarak da kalsa, bu tip iddiaların muhatabı olan bir partinin ve liderinin Başkanlık sistemini istemesi ve desteklenmesi normal midir?

İstediğini hain ilân eden, istediğine soruşturma açtırıp kodese attıran, otuzdan fazla gazeteci ve yazarı hapiste tutan, istediğinin malına mülküne el koyan bir siyasî hareketin demokrasi karnesi bu kadar zayıfken, ipleri rey-i vahidle, iyice bir kişinin eline verecek olan Başkanlık sistemine okey demek fıtrata terstir. Milletin seçtiği meclisi bile feshetme yetkisi ve “yarı krallık” olacak olan bir Başkanlık sistemine okey vermek divanelikten başka bir şey değil midir? 

Meşrûtî bir yönetim tarzının ne olduğuna yine Üstad Bediüzzaman’la devam edip yazımızı bitirelim. 

“Evet, meşrûtiyet hâkimiyet-i millettir; siz dahi hâkim oldunuz. Umum akvâmın sebeb-i saadetidir; siz de saadete gideceksiniz. Bütün eşvâk ve hissiyât-ı âliyeyi uyandırır; uyku bes siz de uyanınız. İnsanı hayvanlıktan kurtarır; siz de tam insan olunuz. İslâmiyetin bahtını, Asya’nın tâliini açacaktır. Size müjde. Bizim devleti ömr-ü ebedîye mazhar eder. Milletin bekâsıyla ibkâ (yenilenme) edecek; siz daha me’yus olmayınız. Bir ince tel gibi her tarafa hevâ ve hevesin tehyîci ile çevrilmeye müstaid olan rey-i vâhid-i istibdâdı lâyetezelzel bir demir direk gibi, lâyetefellel bir elmas kılınç gibi olan efkâr-ı âmmeye tebdil eder; siz de, sefine-i Nuh gibi emniyet ediniz. Herkesi bir padişah hükmüne getiriyor; siz de hürriyetperverlikle padişah olmaya gayret ediniz. Esâs-ı insâniyet olan cüz’-ü ihtiyârı temin eder, âzâd eder; siz de câmid olmaya râzı olmayınız. Üç yüz milyondan ziyade ehl-i İslâmı bir aşîret gibi birbirine rapteder; siz de o râbıtayı muhâfaza ediniz. Zira meşveret perdeyi attı; milliyet göründü, harekete geldi. Milliyet içinde İslâmiyet ışıklandı, ihtizâza geldi. Zira, milliyetimizin rûhu İslâmiyettir; hakiki ve nisbî ve izâfîden mürekkeptir. Başka millete benzemiyor.”

Dipnot: 

1. “Ve işlerde onlarla istişare et.” (Âl-i İmrân Sûresi, 3:159.) 
2. “Onların işleri, aralarında yaptıkları istişare iledir.” (Şûrâ Sûresi, 42:38.)

Okunma Sayısı: 4546
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı