Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 27 Mayıs darbesinin 66. yılında yaptığı açıklamada, bu tarihî olayı ''27 Mayıs bir sui misal; 27 Mayıs kötülüğe, hainliğe cesaret vermiş bir tecrübe aslında.' ifadeleriyle tarif etti.
27 Mayıs darbesinin 66. yılı - Demokrasi kurban edilmesin
Darbelerin panzehiri demokrasi
Uysal, 27 Mayıs darbeci zalimleri tarafından idam edilen Adnan Menderes'i, Fatin Rüştü Zorlu'yu ve Hasan Polatkan'ı şükranla, minnetle ve rahmet duaları ile andığını bir kez daha belirterek darbeci zihniyetlerle mücadele ile ilgili olarak da ''Her daim belirttiğimiz üzere darbelerle mücadelenin yolu daha fazla demokrasi ve işler bir adalet mekanizmasıdır.'' açıklamasında bulundu.

Uysal'ın 27 Mayıs mesajları şu şekilde:
27 Mayıs bir askeri darbenin, Milletin adına vazife edenlerin görevi kötüye kullandığı, milletin rızasını alamayanların topla, tüfekle o rızayı gaspa kalkıştığı gün değil yalnızca. 27 Mayıs bir sui misal; 27 Mayıs kötülüğe, hainliğe cesaret vermiş bir tecrübe aslında.
Siyasetin bir 'er meydanı' olduğunu bilip o meydanda mücadele etmeye korkanların, korkakların o meydanı kendileri için 'rakipsiz' kılma çabasıdır 27 Mayıs.
O korkaklık öyle bir raddeye erişmiştir ki rakip addedtiklerini iktidardan indirmek yetmemiştir onlara. O hainler rakiplerini cezaevlerine doldurmuş, yetinmemiş bedenlerin fani olduğunu unutarak hukuksuzluklarına, memlekete tasallutlarına, keyfiyetlerine engel olmasınlar diye 'rakip' bildiklerini dar ağacına yollamışlardır.
27 Mayıs aslında Demokrat Parti iktidarına karşı değil Türk Milletine karşı yapılmıştır. Millete tam anlamıyla ölüm gösterilmiş, sıtmaya razı olması söylenmiştir. Had millete bildirilmiştir. Zira Millet darbeci eşkıyaların kendisi için çizdiği kadere kani gelmemiş, kendi kaderini tayin etmeye kalkmıştır.

Darbeciler, ayağa kalkan bir milleti çökertmeye, henüz kırk yıl evvel dünyaya meydan okumuş, savaşlardan çıkmış ancak yıkıma, yokluğa karşın ayağa kalkmış Türk Milletine inancının, azminin hesabını sormak istemiştir.
O hain sürüsü, 1919'da savaş meydanlarında başlayan, 1950'da fabrikalarda , tarlalarda, okullarda devam eden mücadelenin kazanılmasını istememiştir. Çünkü Milletin kazancı onların kaybıdır.
Bir tarafından, ülkenin demokrasi ve hürriyetler üzerine sarfettiği bir buçuk asırlık çabanın çalınması, bir tarafından ise siyasetin meşruiyetine dair algıları değiştirmiş olması nedeniyle çok boyutlu bir organize kötülüktür 27 Mayıs.
Her daim belirttiğimiz üzere darbelerle mücadelenin yolu daha fazla demokrasi ve işler bir adalet mekanizmasıdır.
Bir siyasal ve toplumsal dönüşüme değil maalesef zihni bir dönüşüme de sebep olan ve sonrasında yaşanmış darbelere 'zihin' hazırlayan 27 Mayıs bizlere mücadele etmemiz gereken şeyin bu zihinler olduğunu göstermiştir.
Bu zihin ve zihniyetle mücadele etmek geçmiş darbelerle hesaplaşmak, geleceğe dair hesapları toptan kapatmaktır.

Bizler, Türk Milletinin refahı, kalkınması, gelişmesi ve huzuru için "demokrasi" diyen "adalet" diyen, Bayar'ın, Menderes'in, Polatkan'ın, Zorlu'nun inandığı ve mücadele ettiği davanın murisi olan bizler, sadece 27 Mayıs'la değil darbeyi bir çıkar bilen, hukuksuzluğa bel bağlayan, şahsi menfaatlerini Türk Milletinin menfaatlerinin önüne koyanlarla ay i ruh ve azimle mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz.
O gün Milletimize ihanet eden, Milletimize had bildirmek için Milletin seçtiği Başbakanı, Bakanları idama göndermeyi bile göze alanlara karşı Menderes'in son sözleri bizlere kılavuzdur;
"Devletime ve milletime ebedi saadetler dilerim. Hiç muğber (kızgın) değilim. Hiçbir iğbirar (Küskünlük) duymuyorum. Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum”

Bu vesileyle 1960'taki suç şebekesini bir kez daha lanetliyor, başta partimizin kıymetli isimleri, darbenin gerçekten mağduru olmuş abide şahsiyetlerini rahmetle anıyor, çelikten bir irade ile darbeci çeteyi yok varsaymış 3. Cumhurbaşkanımız, kurucu genel başkanımız Celal Bayar'ı, darbecilere karşı verdikleri milli mücadelede milleti için korkmadan şehadete yürüyen Başbakanımız Ali Adnan Menderes'i ve aziz bakanları Fatin Rüştü Zorlu'yu, Hasan Polatkan'ı şükranla, minnetle ve rahmet duaları ile anıyorum.
Haber Merkezi