"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Beleş İngilizce

21 Temmuz 2019, Pazar
Merhaba arkadaşlar!

Kan ter içindeyim kusura bakmayın uzun bir yolculuğa çıkmak üzereydim ki yarı yoldan geri dündüm. Son 2 haftadır Takdim diye bir gazeteyi okumaya başladım, adamlar her gün emekliye müjde veriyor. Ben de emekli olmayı düşünüyorum ama olmamak için 2 sebep var önümde birincisi emeklemeyi hiç sevmem hatta daha 3 aylıkken yürümüşüm. Şimdi de ne zaman emekleyen bir bebek görsem istikamet emri verip koşmasını sağlarım. Hadi bu sebebi bir şekilde hallettik diyelim. İkinci sebep şu ki ülkemizdeki malum ekonomik kriz İngilizce haliyle economical crisis durumu. Ben buradaki 'crisis'i okunuşları benzediği için bilgisayar oyunu olan 'crysis' sanmıştım acayip sevinmiştim sabahlara kadar oynarız diye. Milletin üzülüp sıkılmasını da anlamayıp herkesi aşağılayarak Nazire ve Palmiye Bakanı Bera Talbayrak'ın büyük bir destekçisi olmuştum. Ama şimdi görüyorum ki bildiğin krizmiş bu yav. Yıllardır 50 kuruşa yediğimiz çikolatalar bile 1 lira olmuş. Durum vahim. Kim bilir lolipoplar kaç para olmuştur. Bu şartlarda bırakın öğretmenlikten emekli olmayı Ankara Emek'li olmak bile akıl karı değil. Zaten ben emeklilikte taşa takılan tanıdıklarımla da konuştum 'bir yaştan sonra takılıyorsun sağa sola evladım' diyorlar. Başta dediğim gibi tüm bunlara rağmen 2 hafta boyunca Takdim gazetesi okuyunca emekliliğe o kadar sıcak bakmaya başladım ki. Süpermenin lazer bakışı kadar sıcak baktım. Çünkü bu gazetenin sür manşetinde her gün emeklilere dair bir müjde var. Hatta öylesine müjdeler var ki yakında emekliyi cennetle bile müjdeleyecekler gibi. Ben de dedim ki sonuçta Türkçe dandik İngilizce gibi lokal bir dil değil. Evrensel veya evrenvarî bir dil. Acaba dedim bu gazete hangi ülkede basılıyor. Hangi ülke emeklisine bu kadar önem veriyor bulmak üzere valizimi topladığım gibi yollara düştüm. Dağ bayır demeden, gece gündüz dinlemeden, annemle babamı sallamadan çıktığım bu yolda Arifiye'ye varmıştım ki istasyon kahvesindeki bir amca bu gazetenin Türkiye'de basıldığını söyledi ben de bari derse yetişeyim diye apar topar geri döndüm. Of keşke öyle bir ülke olsaydı yaaa. Her gün emekli zam alıyor düşünsenize. Ama tabi yine olan bana oldu. Git Allah git, gel Allah gel nereye kadar yahu böyle. Günler bir takdimin yaprakları gibi kopup gidiyor. O yüzden bu ölümcül ve dehşetli şartlarda bile olsa emekli olmayı iyiden iyiye düşüneceğim. Belki bir tatil kasabasına yerleşip orada şerif olurum. 'Hey dostum bu kasaba ikimize de dar, ikimiz de gidelim buradan' falan derim. Ya da meslek icabı küçük çocukları, tramvaya yol açacak şekilde, turistlerle İngilizce konuşmaya zorlarım. Ahhh ah hayaller işte... Neyse işte şimdilik buralardayım anlayacağınız üzere. Ama hala ders işlemek gibi bir niyetim yok gördüğünüz gibi. O yüzden çıkarın kağıtları sınav yapıyorum. Ya da oturun hepinize yüz. Hatta gelin maaşımı bölüşeceğim sizinle. Şaka şaka şımarmayın hemen dağılın. Ben gidiyorum dinleneceğim yoruldum konuşmaktan. Haftaya görüşürüz...

Mistır Arnıld Ücretsizöğretir

Okunma Sayısı: 965
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı