"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kanal İstanbul

29 Aralık 2019, Pazar 02:14
Editör'den...

Hepinize merhaba Pazarola’nın kendini kandırılmış hisseden kıymetli okurları. Son yazımda bu yılın son yazısını yazdığımı söylemiştim. Sizi biraz kafalamış gibi oldum... Kusura bakmayın. Cidden yılın son yazısıydı. Yazarlarımızdan Çedile Hanım bu hafta yazamayacağını söylediği ve yıllık izin istediği için yedek kulübesinden şimşek hızıyla çıkmak zorunda kaldım. Oturduğum yerden birden kalkınca baş dönmesi ve ısınmadığım için dizimdeki bağlarda hafif yırtıklar meydana geldi. Ama olsun! Değer buna inanın ki!

Neyse dostlar bu hafta bir konudan bahsetmek istiyorum ki o da “Kanal İstanbul” meselesi. Malûmunuz bu projede Boğaz’daki gemi trafiğinin azaltılması planlanıyor. Gemiciklerin geçebilmesi için alternatif bir kanal gibi düşünebilirsiniz. Bu konuya bahsetme sebebim ise gemicikleri olan iktidar cenahının bu konuda fazla ısrarcı olması. Yahu paraladılar kendilerini yapacağız da yapacağız diye. Günlerdir bütün medya bu haberlerle çalkalanıyor. Hangi kanalı açsam “Kanal İstanbul” var. Bence “Kanal İstanbul” adında bir kanal olsun bu konuyla alâkalı bütün haberler orada verilsin. Hem belki bu vesileyle havuz medyası büyüyüp gelişip kanal medyası olur. Böylece lağım pisliğinden farksız yayınlar o kanaldan akıp gider...

KARIŞIK MESELE

Dostlar normalde bu Kanal İstanbul meselesi zaten karışık bir meseleydi. Gelin görün ki birdenbire Katar Emiri’nin annesinin projenin yapıldığı alanın çevresinden 44 dönüm arazi aldığı ortaya çıktı. Daha sonra hükûmet bu durumu savundu. Bu da vatandaşın aklını daha fazla karıştırdı. Aklı karışan ve muhakemesini kaybeden vatandaş bir de Cumhurbaşkanı’nın “az tuzlu deniz ve daha az tuzlu deniz” hakkındaki hesaplarını duyunca iyice dengesini şaşırdı. Fakat şöyle bir şey var ki Cumhurbaşkanı’nın bu açıklaması benim iştahımı açtı. Çünkü işkembeden yapılmış bu tuz hesabı benim aklıma damar tuzlamayı getirdi, oh olsa da içsek...

Arkadaşlar bu tartışmaların en hararetli hengâmesinde boğazda deli tavuk gibi dolanan bir gemi birdenbire rotasını değiştirip kıyıya kafa atmış. Hani fıkra bu ya, hani olacak ya işte... Tam bu zamanda iktidar yandaşlarına “YAAAAA MUTLU MUSUN EKREM BAŞKAN BAK KANAL İSTANBUL YAPILMAZSA HER YIL KIBRIS ADASI BÜYÜKLÜĞÜNDE GEMİ BÖYLE KARAYA ÇARPAR AL SANA! AL! AL!” dedirtti. Kâinatta tesadüf yok malûmunuz. Böylece büyük oyun bozulmuş oldular...

HAMASET RÜZGÂRINDAN HASTA OLMAYIN!

Bir de değinmeden geçmek olmaz yılın en son ve bomba gelişmesi olan “Yerli Otomobil” hadisesi var. Ben bu konuyla alâkalı Yeniş Afak gazetesini tebrik etmek istiyorum. Çünkü bir şeyi 40 kere söylersen gerçekleşirmiş kaidesine binaen bahsi geçen gazete yoğun çabalar göstererek 2011’den bu yana Yerli Otomobil hakkında 71 kere müjde vermiş. Teşekkürler Yeniş Afak! Umarım ülkece ulaşmak istediğimiz bütün hedeflerde böyle defaatle yalandan müjdeler verip gönüllerimizi mest etmeye devam edersiniz! 

Son olarak da şöyle bir göz atmak gerekirse 2019 yılı bolca hamaset rüzgârına maruz kaldık. Bu rüzgârlar yüzünden halkın bir kısmının beli tutulup doğrulamaz vaziyete gelirken bir kısmının aklı tutulup muhakeme edemez bir vaziyete geldi. Gerçekten yılın son yazısı olan bu yazıda her iki derde müptelâ olan vatandaşlarımıza yeni yılda acil şifalar diliyorum... Sevgiler, saygılar...

Okunma Sayısı: 771
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı