"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İmanlı ihtiyarlığın güzellikleri

Süleyman KÖSMENE
21 Mayıs 2019, Salı
Halime Hanım:

“Annem 77 yaşında alzheimer hastası. Sağlığında ibadetine çok titizdi. Artik bu yıl namazı hatırlatmazsak kılmayı, hangi vakti olduğunu, farzının sünnetinin öncesini sonrasını unutuyor. Şimdi ramazanda oruç konusunda çok zorlanıyor. Zaten su içmeyi unuttuğu için, iftarda ve sahurda su içirmek büyük bir mücadele gerektiriyor. Ayrıca gündüz de orucu unuttuğundan onu aç bıraktığımızı düşünüyor. Ama oruçlu olduğunu hatırlattığımızda anlayıp, kabul ediyor ve seviniyor. Çevremdekiler de, artık onun namaz ve oruç gibi ibadetler konusunda sorumlu olmadığını söylüyorlar. Ben hatırlıyorken, bile bile namazını ve orucun bırakmasına razı olamıyorum. Siz ne dersiniz?”

İBADETE ZORLAMAYIN   

Rabbim şifa versin. Nerede bir hasta veya yaşlı Müslüman varsa ve nerede bir hasta veya yaşlı Müslüman’a bakan varsa çektiği zahmetlerin ve sıkıntıların kat katını kendilerine rahmet olarak aide etsin. Rabbimin rahmeti vardır. Hiç endişeye mahal yoktur. Burada sıkıntı ve eziyet vermişse, belli ki ahirette rahmetiyle, merhametiyle, mağfiretiyle, güleryüzüyle muamele edeceğindendir.

Anneniz yükünü tutmuştur. O şu anda sevaptan kalan eksiklerini yaşlılık acziyeti ve hastalık biçiminde ve daha feyizlisiyle tamamlıyor. Riya yok, ucb yok, gurur yok! Sırf sevap! Çünkü O artık şu ayetin kapsamına girmiştir: “Sizi Allah yarattı, günü gelince de canınızı alır. İçinizden kimileri de, ömrün o en düşkün çağına, insanın bildiği şeyi de bilemez olduğu yaşa kadar bırakılırlar.”1

Bediüzzaman’ın bu ayetle ilgili söyledikleri: “O dergâhta en makbul bir şefaatçi, acz ve zaaftır. Ve acz ve zaafın tam zamanı da ihtiyarlıktır. Böyle bir dergâha makbul bir şefaatçi olan ihtiyarlıktan küsmek değil, sevmek lazımdır.”2 “İmanlı ihtiyarlıktan şekva değil, belki binler teşekkür etmeliyiz.”3

Onu ibadete zorlamayın. Unuttuğu zamanlarda ondan ibadet düşer. Unutarak yapmadığı ibadetten mesul olmaz. Hatırladığı zaman kendisi yapmak isterse, siz elinizden geldiğince yapabiliyorsanız sadece ona yardımcı olun. Unutmadığı zaman sizin yardımınızla ibadetini yaparsa, sevabını alır, siz de alırsınız.

Abdest alamadığı zamanlar olursa, temiz bir taş bulundurup taş üzerine teyemmüm yaptırabilirsiniz. Abdestte de namazda da unuttuğu yerlerde yardımcı olursanız sevabından siz de hissedar olursunuz.

Namazda fidye yoktur. Hatırladığı zamanlarda hatırladığı kadar ve yapabildiği kadar namazını kılması ona yeterlidir. Onun yanlışları yazılmaz. Kılamadığı namazlardan mesul olmaz. Kılabildiği zamanlarda yanlış da kılsa, ona inşallah tam bir namaz yazılır.

Onun ibadeti kalbinde ve dilindedir. Onun ibadeti kurallardan müstağnidir.

ORUÇTA FİDYE VARDIR  

Oruca gelince… Onu oruca da zorlamayın. Kendi iradesine bırakın. Tam oruç tutamıyor olabilir. Oruç tutsa, orucunu unutup sizin onu aç bıraktığınızı düşünebilir. Oruç tutmazsa, hatırladığında sizin ona oruç tutturmadığınızı düşünüp üzülebilir. Bunlar zararsız ve mübarek hallerdir. Onu artık kurallara boğmayalım. O şimdi Yunus’un, “Derviş Yunus maşukuna, vuslat bulunca mest olur, Ben şişeyi çaldım taşa, namusu arı n’eylerim!” dediği noktadadır.

Ancak onun için, eğer kendi malı varsa veya siz imkân sahibiyseniz, tutamadığı gün sayısınca fidye verirseniz iyi olur. Fidye, zekât verilen her yere verilebilir. Bu sene için fidyenin asgarisi gün başına 23 tldir. Fidye vermeniz halinde onu oruç yükünden makbul şekilde kurtarmış olursunuz. Allah kabul etsin. Âmin.

RÜKUDAN DOĞRULURKEN   

Özge Beyza: “Ben namazda rukudan doğrulurken Allah u Ekber denileceğini bilmiyordum ve kıldığım namazlarda da hep sadece semiallahulimen hamide diyerek doğruldum. Yeni öğrendim ki önce Allah u ekber denilecekmiş. Namazlarımı kaza mı yapmam gerekiyor?”

Rükûdan doğrulurken sünnet olan sadece Semiallahulimen Hamide demektir. Rükûa giderken, secdelere giderken, doğrulurken ve kıyama giderken ise Allahü Ekber demek sünnettir. Siz doğrusunu yapıyorsunuz. Kaza etmenize gerek yok. Allah kabul etsin. Âmin.

Dipnotlar:

1- Nahl Suresi: 70.; 2- Lem’alar, s. 228.; 3- Lem’alar, s. 231

Okunma Sayısı: 1634
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halime

    25.5.2019 00:34:29

    Verdiğiniz cevap için Allah razi olsun. Şimdi gün içersinde sürekli uyuyor. Namaz için uyandirmamalı miyim acaba? Namazini kilip, kilmadigini hatirlamiyor. Kildigi halde, surekli namazini kilip kilmadigini soruyor.Daha namaz kılamayacak kadar aciz durumda değil. Yani unutuyor olması, mükellefiyetini sakit mı ediyor?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı