Az Ömürde Çok Bereket
Musibete veya kötülüğe uğrayan birisi sabretse, musibetin mükâfatını düşünse, şükretse, o zaman derdine ve sabrına göre bazen bir saati, bazen bir dakikası, bazen bir ânı bir gün ibadet hükmüne geçer. Böylece kısacık ömrünü uzun etmiş olur. Kısa bir ömürden uzun, çok ve yoğun meyveler, feyizler, bereketler ve sevaplar almış olur.1
Öte yandan mülk Allah’ındır. İnsan Allah’ın hem mülküdür, hem de mülkü üzerinde işlemeye yetki verdiği kuludur. İnsan nasıl kendi mülkünde –zarar vermemek şartıyla- dilediği gibi işliyorsa, dilediği değişikliği ve onarımı yapıyorsa, dilediği şekillerde farklılaştırıyorsa; elbette Allah da kendi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder, değiştirir, farklılaştırır, onarır, ıslah eder, uyarır, ikaz eder, ahiret hesabına acı ve ıstırap verir.
Bunun hesabını insan soramaz. Sorarsa edepsizlik etmiş olur. Allah’ın kuluna verdiği acı ve ıstıraplar, musîbet ve hastalıklar felsefenin zannettiği gibi zarar değildir, ziyan değildir, kötülük değildir; bilâkis kuluna hediyesidir, iltifatıdır, rahmetidir.
Çünkü perde arkası hiç ummadığı derecede güzeldir, latiftir, hoştur.2
Gerçekte Kötülük Yoktur
Bediüzzaman Said Nursî’ye göre kâinatta gerçek manada çirkinlik ve kötülük yoktur. “O her şeyi en güzel şekilde yarattı.”3 ayeti her bir çirkin görünen şeyde de birçok güzelliğin gizli olduğunu haykırır. En çirkin görünen şeylerde, en kötü bilinen olaylarda bile hakiki bir güzellik ciheti vardır. Kâinatta her şey ya hüsn-ü bizzattır, yani ya bizzat güzeldir. Ya da hüsn-ü bilgayrdır, yani ya da neticeleri itibariyle güzeldir.
Çirkinlik ve kötülük gibi gözüken ve insanların hoşuna gitmeyen eşya ve olaylar, perde arkasında parlak güzellikler ve büyük intizamlarla sarılmış vaziyettedirler.
Meselâ bahar mevsiminde korku veren fırtınalı yağmur ve sevilmeyen çamurlu toprak perdesi altında sonsuz derece güzel çiçek ve muntazam bitkilerin tebessümleri saklanmıştır.
Meselâ güz mevsiminin haşin ve korku verici tahribatı, yıkımı ve hazin ayrılık perdeleri arkasında, mevsimlik hayat vazifesi biten nazlı çiçeklerin dostları olan hayvancıkları Allah’ın Celâl tecellilerinden olan kış hadiselerinin tazyikinden ve zararından korumak için saklamak; soğuk kış perdesi altında da taze ve güzel bir bahara zemin hazırlamak gibi güzellikler vardır.
Ürperten İyilikler
Meselâ, fırtına, veba, deprem gibi ürperti verici ve çaresizlik getiren olayların perdeleri altında pek çok manevî çiçekler açmaktadır. Söz gelişi birçok yer altı kaynağı depremlerin hareketiyle yer üstüne çıkmakta, insan oğlunu mutlu etmektedir. Yerin içi depremlerle ve volkanik fışkırmalarla nefes almakta, sakinleşmekte, böylece daha korkunç fâcialar önlenmektedir.
Üstündekilerle birlikte saatte yüz sekiz bin kilometre hızla, korkunç bir hızla dönen yer kürenin içi ve merkezi de her an kaynayan ve kükreyen iki yüz bin derecelik bir ateşle fokur fokur hareketli olmasına rağmen; biz yer kabuğunda, koca ömrümüzde, ancak toplam seksen-yüz saniye bile sürmeyen küçük sarsıntılardan veya bazen korku da verebilen birkaç depremden başka sarsıntı hissetmiyoruz.
Oysa üstünde güvenle yaşıyoruz.
Dipnotlar:
1- Lem’alar, s. 16.
2- Lem’alar, s. 16.; Mektûbât, s. 48.; Lem’alar, s. 208.
3- Secde Sûresi: 7.