Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 13 Ekim 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Süleyman KÖSMENE

Anne ve babanın hukukunu gözetmek- 2



Yalova’dan bayan okuyucumuz: “Anne ve baba hukukunu gözetmenin önemi, faziletleri ve hikmetleri nedir?”

Dün kaldığımız yerden devam edelim:

Bedîüzzaman Hazretlerine göre, “Şüphesiz ki rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan Allah’tır”1 ve “Yeryüzünde yürüyen ve kendi rızkını yüklenemeyen nice canlının ve sizin rızkınızı Allah verir”2 âyetlerinin ifade ettikleri hakikati, bütün canlılar hâl diliyle bağırıp ilân ediyorlar. Hatta değil yalnız insan cinsinden yaşlı, hasta ve özürlü gibi yardıma muhtaç bireylerin, insanlara arkadaş olarak verilen hayvanların rızıkları dahi bereket sûretinde geliyor.

Saîd Nursî Hazretleri bu hakikati kendi yaşadığı bir olayla şöyle teyid eder: “Kendim gördüğüm bir misâl: Benim yakın dostlarım bilirler ki; iki-üç sene evvel her gün yarım ekmek,—o köyün ekmeği küçük idi—muayyen bir tayinim vardı ki, çok defa bana kâfî gelmiyordu. Sonra dört kedi bana misafir geldiler. O aynı tayinim hem bana, hem onlara kâfî geldi. Çok kere de fazla kalırdı. İşte şu hâl o derece tekerrür edip bana kanaat verdi ki, ben kedilerin bereketinden istifade ediyordum. Kat’î bir sûrette ilân ediyorum: Onlar bana bar değil; hem onlar benden değil, ben onlardan minnet alırdım.”3

Bedîüzzaman, bu hatırasını anlatmak sûretiyle evdeki kedi gibi mübarek hayvanların bile rahmet ve bereket vesîlesi olduğunu ifade ettikten sonra şöyle haykırır: “Ey insan! Madem canavar sûretinde bir hayvan, insanların hanesine misafir geldiği vakit berekete medar oluyor; öyle ise mahlûkatın en mükerremi olan insan ve insanların en mükemmeli olan ehl-i iman ve ehl-i imanın en ziyade hürmet ve merhamete şayan aceze, alil ihtiyareler ve alil ihtiyarların içinde şefkat ve hizmet ve muhabbete en ziyade lâyık ve müstehak bulunan akrabalar ve akrabaların içinde dahi en hakikî dost ve en sadık muhib olan peder ve valide, ihtiyarlık halinde bir hanede bulunsa, ne derece vesile-i bereket ve vasıta-i rahmet ve ‘Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa idi, belâlar sel gibi üstünüze dökülecekti’ hadisinin sırrıyla, ihtiyarların ve sakat kimselerin ne derece sebeb-i def’-i musibet olduklarını sen kıyas eyle.

“İşte ey insan! Aklını başına al. Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın ‘Ceza amel cinsinden gelir’ sırrıyla, sen vâlideynine hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir. Eğer âhiretini seversen, işte sana mühim bir define; onlara hizmet et, rızalarını tahsil eyle. Eğer dünyayı seversen, yine onları memnun et ki, onların yüzünden hayatın rahatlı ve rızkın bereketli geçsin. Yoksa onları istiskal etmek, ölümlerini temenni etmek ve onların nazik ve serîü’t-teessür kalblerini rencide etmek ile ‘Dünyada da, âhirette de kaybetmiştir’4 âyetinin sırrına mazhar olursun. Eğer rahmet-i Rahman istersen, o Rahman’ın vedialarına ve senin hanendeki emanetlerine rahmet et.”

Üstad Hazretleri, yaşlılara ve anne babaya hürmet ve hizmet konusunda talebelerinden de örnek verir: “Âhiret kardeşlerimden Mustafa Çavuş isminde bir zat vardı. Dininde, dünyasında muvaffakıyetli görüyordum. Sırrını bilmezdim. Sonra anladım ki, o muvaffakıyetin sebebi: O zât ise, ihtiyar peder ve validelerinin haklarını anlamış ve o hukuka tam riayet etmiş ve onların yüzünden rahat ve rahmet bulmuş. İnşallah âhiretini de tamir etmiş. Bahtiyar olmak isteyen ona benzemeli.”5

Bize düşen ihtiyar olmuş ve bizden hizmet bekleyen anne ve babamıza hizmet etmek ve hizmette kusur etmemektir. Bu konuda eşler birbirine yardımcı olmalıdır. Mümkünse eşler birbirinin anne ve babaya dayalı hizmetini paylaşmalı, mümkün değilse hiç değilse eşinin anne ve babasına hizmet görevini yapmasına kolaylık sağlamalı, bu hizmeti yok saymamalıdır. Bundan dolayı eşine kırılıp gücenmemelidir.

Dipnotlar:

1- Zâriyât Sûresi, 51/58 2- Ankebût Sûresi, 29/60 3- Mektûbât, s. 251 4- Hac Sûresi, 22/11 5- Mektûbât, s. 252

13.10.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (12.10.2006) - Anne ve babanın hukukunu gözetmek-1

  (11.10.2006) - Kuzey kutbunda ibadet

  (10.10.2006) - Deccal fitnesinden Allah'a sığınmak

  (09.10.2006) - Allah rızık vericidir

  (08.10.2006) - Namaz ve kurtuluş

  (06.10.2006) - Ye’cüc ve Me’cüc’e karşı Sedd-i Zülkarneyn

  (05.10.2006) - Terâvih namazı

  (04.10.2006) - Muhtelif cevaplar

  (03.10.2006) - Cennet kadınları

  (02.10.2006) - Cennette eşler

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habip FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004