Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 27 Ekim 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

M. Latif SALİHOĞLU

Kazakistan dersleri



Kazakistan'da yaşanan ve yüzlerce Türk işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan hadiseye nasıl bakmalı, orada yaşananlardan nasıl bir ders çıkarmalı?

Bu vahşiyane hadise, bir şantiyede çalışan işçiler arasında yaşanmış.

Bir yanda, o ülkede geçici ikamet eden 600 (altı yüz) kadar Türk işçisi, diğer yanda o ülkenin vatandaşı olan 4000 (dört bin) kadar Kazak işçi.

Sayı olarak aralarında uçurum bulunan iki taraf, aralarında geçen basit bir münakaşadan sonra birbirine giriyor.

Sonuç, yüzlerce yaralı... En çok ve en ağır şekilde yaralananlar ise, Türk işçiler.

Şu ana kadar yara-bere içinde Türkiye'ye, yani ülkesine dönenlerin sayısı 400'ü geçti. Muhtemelen diğerleri de orada tutunamayıp geri dönecek.

Durum, vahim olduğu kadar, üzüntü ve ıztırap verici.

Zira, iki taraf da Türk ve Müslüman. Yani, hem soydaş, hem de dindaş.

Ancak, bütün bu yaşananlar gösteriyor ki, aradaki kardeşlik bağları alabildiğine zayıflamış.

Dolayısıyla, sadece Türk olmak, bu insanların "birliğini, beraberliğini" sağlamaya yetiyor mu?

Türklüğü istediğiniz kadar kuvvetlendirin, netice yine değişmez. Çünkü, taraflar zaten Türklüğünü inkâr etmiyor.

Peki, ya "din kardeşliği" için ne demeli? Öyle anlaşılıyor ki, dinî kardeşlik bağlarında epeyce bir aşınma var. Zira, bir Müslüman, bir diğer Müslüman kardeşine bu yapılanları revâ görmez ve göremez.

Hele hele, bir taraf diğer tarafın ülkesinde bir nevi "misafir" konumundaysa...

Ayıp ki, ne ayıp... Kazakistanlı kardeşlerimiz, bu yaptıklarıyla Alman dazlakları dahi geride bırakmış görünüyor.

Öte yandan, binlerce işçinin çalıştığı bir şantiyede, güvenlik tedbirlerinin de yeterli olmadığı açıkça anlaşılıyor.

Bütün bu olup bitenlerden, en az Türkiye vatandaşı kadar Kazakistan vatandaşları da kendilerine göre bir ders-i ibret çıkarmalı ve kendilerini ciddî bir muhasebeden, bir murakabeden geçirmeli. Tâ ki, yeni yeni utandırıcı dramlar yaşanmasın.

Çıkıntı

Uzun burunlu ayakkabı modası

Erkeklerde "uzun saç tipi"ni yadırgamıyorum.

Çünkü, aksi yönde geçerli olacak herhangi bir dayanak bulamıyorum.

Sonra dönüp "Herkes kendine yakışan saç tipiyle yaşasın" diyerek rahatlıyorum.

Yani, erkeklerin—kadına benzememek şartıyla—saç uzatması, hiç de damarıma dokunmuyor.

Kısacası, uzun saç meselesi için durum böyle...

Ama, şu uzun burunlu ayakkabılar yok mu, onları gördükçe âsabım bozuluyor, arkadaş.

Bu konuda hanım–erkek hiç fark etmez.

Düpedüz israf, kabalık, hantallık ve dahi zevksizliğin alâmeti o upuzun burunlu ayakkabılara nerede rastlasam, kimin ayağında görsem, ciddî şekilde rahatsız olurum.

Gözüme iliştikçe, o tür ayakkabıların fazlalık kısımlarını şöyle keskince bir testere ile tutup kesmek geliyor içimden.

Zira, o tarz bir modanın tutarlı hiçbir tarafını bilemiyorum, bulamıyorum.

Evvelâ, imalatında apaçık bir müsriflik hali var.

Sonra, onu giyen kişi rahat yürüyemiyor; o fazlalık kısım, giyene her yerde engel çıkartıyor.

Kalabalık yerlerde, o uzun burunlara basan basana...

Moda diye giyinenler ise, topluluk içinde kasıntılı mı kasıntılı oluyor. Ayağına basılmasına sinirlenip kavgaya teşne oluyor. Hiç yoktan gerilimler yaşanıyor.

Toplu ulaşım vasıtalarında, düğün–derneklerde, hatta cenaze merasimlerinde, özellikle de mezarlıklarda defin esnasında söz konusu gerilimlere şahit olduğumuzdan, bu çıkıntılı moda tarzına kısaca değinme ihtiyacını duyduk.

Günün Tarihi

Cunta idaresi üniversiteyi de iğdiş etti

27 Ekim 1960: Demokrasiyi hançerleyen "silâhlı cunta", nihayet üniversitelere de el attı: Çeşitli üniversitelerden toplam 147 öğretim üyesi (profesör, doçent, asistan) vazifeden alındı.

Meclis gibi üniversiteler üzerinde de bu baskıcı tasarrufu yapan merkezin adına da, ne yazık ki, hatta yazıklar olsun ki "Millî Birlik Komitesi" denildi. Artık, bu nasıl bir "millî birlik" ise...

Bu Komitenin, işine son verilen öğretim üyeleri hakkında çıkarmış olduğu 114 sayılı kànun için ise “vazifeden affına dair kànun” tâbiri kullanıldı.

* * *

İhtilâlci komite, 27 Mayıs 1960 günü yaptığı askerî darbe ile, önce hükümeti devirdi ve ülkenin idaresine el koydu. İktidardan düşürdüğü DP'lilerle en hasmane bir şekilde mücadeleye girişti. Böyle bir durumda, silâhsız olanların silâhlı olanlara karşı yapacağı herhangi bir şey yoktu.

Nitekim, o günün şartlarında, tıpkı siyasîler gibi akademisyenlerin de eli kolu bağlı durumdaydı. Bu sebeple, cuntanın üniversiteler üzerindeki "kitabına uydurduğu" totaliter baskısına karşı hiçbir öğretim üyesi çıkıp da herhangi bir mukabelede bulunamadı.

Bu vak'a, "Siyasiler, ihtilâlcilere karşı niçin direnemedi?" türünden sorulan suâllere de en kestirme bir cevap teşkil ediyor.

27.10.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (26.10.2006) - Ahrar–Demokrat çizginin yüz yıllık serüveni (3)

  (25.10.2006) - Ahrar–Demokrat çizginin yüz yıllık serüveni (2)

  (24.10.2006) - Ahrar–Demokrat çizginin yüz yıllık serüveni (1)

  (23.10.2006) - Gerilim plânı tutmadı

  (21.10.2006) - Heykel ve cami dersleri

  (20.10.2006) - Bayram tatlısı acıya dönüşmesin

  (19.10.2006) - Tunus sokaklarında sömürge tortusu

  (18.10.2006) - Başbakan'ın sağlık durumu

  (17.10.2006) - Ağar'ın yankı uyandıran sözleri

  (16.10.2006) - Mideye "tatil izni" bitiyor

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habip FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004