Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 02 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

İsmail BERK

Günün beş dönemi



Namaz, günün 24 saati boyunca, beş defa “ihtar ettiği gibi”, “beş vaktin her biri”ne tekabül eden bir hükmü var. Kudret eli, her şeyin kendisine muhtaç olduğu ve kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığı Samed isminin tecellisiyle tasarruflarda bulunmaktadır. Bunlar, tasarrufun günlük azim/büyük neticeleridir.

Bütün günü, namazın beş vakte tahsisli özel zamanlarında ibadetle taçlandırmak ve aradaki meşguliyetlerini ona göre düşünmek ve düzenlemek, zamanlar üstü bir hakikat buluşmasıdır.

Beş vakit, namaz saatlerinde beş azim inkılâpla yaşanmaktadır. Bir işaret fişeği olmaktadır zamanın gaflete müsait kaymalarında. Bir hatırlatıcı, bir ihtar edici olmaktadır günün kalitesine. Kulluğun idrakine. Hayatın realitesine. Mânânın kendini yaşatan feyzine ve ibadetine.

Kudret mucizeleri, birer “inkılâp başı” olan beş büyük değişimi ve dönüşümü, namaz vakitleri ile yaşamaktadır. Günü, manidar bir farklılık içinde beş değişik zaman ve tasarrufa göre tanzim eden azametin bir isteği var elbette. Bu büyük ikaz fenerlerini, nuranî patlamaları ve davet edici müstesna vakitleri fark etmek, karşılamak ve ona uygun törenlerle idrak etmek, üstümüzdeki borçtur.

İlâhî senaryonun, günün ibret hanesine düştüğü birer kayıttır namaz vakitleri… Beş büyük inkişafın habercisi, namazın davetçisi ve ezanın dinleyicisi bir insanın, bu mânâlar etrafında tefekkürünü, ibadetle takviye etmesi, diğer vakte selâm gönderen bir kulluk halkasıdır.

Yevmî/günlük olan beş temel işaret ve hareketle yaşanan farklılıklar, zaman ölçeğinde büyütüldüğünde, birim inkılâpların zamana ait kâinat düzeyindeki diğer işaretlerini de göstermektedir. Bunlar okunduğunda, üzerinde senevî/yıllık, asrî/asırlık/yüzyıllık ve dehrî/zamana ait âlemdeki devir aralıklarını ve etki periyotlarını hatırlatır.

Birbirini tamamlayan beş devirli günlük prizma veya hayat deveranı, zaman çizgisinde dizilir. Bütün bu inkılâp kesitleri ve onu kategorize eden zaman sayacı, kâinat sarkacında işler. Günlük, senelik, yüzyıllık ve zamanın en geniş kapsamını deruhte eden bütünlüğün, mikro ölçekleri olan salise, saniye, dakika ve saat gibi işlemektedir.

Dönen bir çark var. Her dilim, 360 derecenin kendisine tekabül eden zaman aralığında, birbiri içinde anlamlar ve değerler yüklenmiş olayların yaşandığı bir kıymeti ifade etmektedirler. Bu kadar sembolleri, bu kadar uyarıcıyı ve bu kadar sevimli hatırlatmayı, namaz daveti ile yaptıran Zât’a ve O’na çağıran ezana koşmak, ulaşmak, mülâkî olmak, ne kadar zaruri olduğu, vicdanın tescilindedir.

Bu şirin vaziyete, namazla kalbe ve ruha uzanan bir zikir ve fikirle, bedenî tavırla ve nezihleştiren bir abdestle sahip olmak, elbette namaz vaktinde mümkün olur. Zaman ve mekân üstü kâinat hakikati bunu gerektirir.

Fıtrat da bunu ister. Kendisine, günlük kâinat programı ile birlikte, önemli faaliyetlerin vakti bildirilmiş bir kul için, o programa katılmak, ona göre hareket etmek ve bu şekilde dâvet Sahibinin lütfuna mahzar olmak, insana verilmiş bir emanetin ödülüdür.

Rahmet hediyeleri bu şekilde önümüze konmaktadır. Rahmetlenme, O’na sığınma, O’ndan merhamet dileme, böylece bize yeni nasip kapıları açmaktadır. Bizi bekleyen rahmet sergisi ve bizi buyur eden ikram sofraları, avucumuzu açıp istediğimizde, duada bulunduğumuzda, bize cevap verecek Rabbimizin taahhüdünü hatırlatmaktadır.

Namaz, günün kimyasıdır. Beş vaktin tercümesidir. İşte, fıtratın asıl ve aslî vazifesi budur. Ubudiyetin esası da budur. Kesin olan borcumuz namazın edası ile farzını ifa ettiğimiz bir kulluğun içine dahil oluyoruz.

Kulluk dairesinin, namaz sayesinde beş vakitli bir tanzimle hayat bulması, lâyık olduğu bu vakitlere münasip düşmektedir. Zamanın lâyık olmaya çalıştığı ve uygun düştüğü bu beş vakit/dönem, bize Kudret elinin uygulamalarını göstermekte ve rahmetin hediyelerini takdim etmektedir. Günün beş dönemi, beş esas değişimi temsil eder.

Bir şartla. Bu programa, bu özel anlara ve merasime ancak biletle girilebilir. Bu bilet, bütün zamanların şifresini çözecek özelliklerdedir. Bu özelliklerin esası da namazla kazanılmaktadır.

02.12.2007

E-Posta: [email protected].


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (29.11.2007) - Tevhid ve tevhide

  (28.11.2007) - Kozan'da korkak ruhun dayatması

  (27.11.2007) - 21. Yüzyıl anayasası

  (25.11.2007) - Öğle zirvesi

  (22.11.2007) - Adalet Sempozyumu’nun ardından

  (21.11.2007) - Onurlu bir dünya adaleti ve Risâle-i Nur

  (20.11.2007) - Bediüzzaman Sempozyumu

  (19.11.2007) - İki söz

  (15.11.2007) - TBMM’de Osmanlı’nın birliği

  (14.11.2007) - Aydınımızın vicdan borcu

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri