"Gerçekten" haber verir 14 Temmuz 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Murat ÇETİN

Zaman ve ben



Sen benim küçüklüğümü de bilirsin.

O zamanlar ben seni henüz yeni yeni tanıyordum: Doğan ve batan güneştin önce. Sonra uzayan ve kısalan günler ile geceler oldun. “Aaa ne kadar büyümüş” dediklerinde sana göz kırptım.

Ramazanın her yıl güneş takvimine göre daha öne gelmesi ilginçti o yaşlarda. Ama ben ona da alıştım.

Tarih ile tanışınca daha bir karmaşıklaştın. Demek ben daha tanışmadan seninle tanışanlar vardı ve şimdi yoktular.

Sabahki acılar, akşam unutuluyor ve buna “Zaman her şeyin ilâcıdır” deniyordu. Senin bir de bu yönünü, iyileştirme yönünü tanımış oldum.

“Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim” diyordu şair ve ben senin değiştirme yönünü öğrenmiş oldum.

Giderek saatli maarif takvimlerini daha sık değiştiriyorduk sanki. Yılları gösteren o farazi sayaç, filmlerdeki gibi hızlı hızlı akıyordu. Eski Türk filmlerinde bir anda büyüyüveren çocuklar, bir anda yaşlanıveren büyükler gibiydik.

Kucağımıza alıp sevdiğimiz bebeklerle fikir tartışmaları içine giriyor, bilmediğimizi onlara soruyorduk.

Kaldırımlara kazınmış tarihlere bakıp, o gün neler yaptığımızı düşünüyorduk.

Bir köşede unutulmuş eski mektuplar, evin kullanmadığımız yerlerine saklanmış fotoğraflar vardı, konusu “Bir zamanlar ben” olan.

Doğan ve batan güneşten de, uzayıp kısalan gün ve geceden de çok fazla bir şeydin artık.

Yılın her gününde, havanın her sıcaklığında, günün her uzunluk ve kısalığında yaşanmış Ramazanlar vardı.

Şimdi sadece arkama bakmıyorum. Bana neler getireceksin diye de bakıyorum. Biliyorum aslında senin varlığın bizim zaafımızın sonucu. Bir yönüyle dünyanın, diğer yönüyle benim fanîliğimin. Ve biliyorum aslında sen ne getiriyorsun, ne de götürüyorsun.

Ama bazen suçu sana atmak da, bazen senden tedavi beklemek de, o seni henüz tam olarak tanıyamamış benim zaaflarımdan.

Ve biliyorsun aslında ben daha büyümedim.

14.07.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (23.06.2008) - Kısaltmalarımız...

  (16.06.2008) - Çocuk olmak

  (09.06.2008) - Karar: Bütün umutların idamına...

  (02.06.2008) - Kirazlar

  (26.05.2008) - Biz, sizinle aynı dili konuşmuyoruz

  (19.05.2008) - Ben ne gençlik bayramları sevdim, aslında yoktular

  (12.05.2008) - Hayat yahut bilgisayar

  (05.05.2008) - Eleştiri sınırı

  (21.04.2008) - Yedek

  (14.04.2008) - Be insan!

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

© Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır | Site yöneticisi | Editör