"Gerçekten" haber verir 11 Aralık 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ali FERŞADOĞLU

Bende gerçek Alevîyim!



Alevî Bektaşi Federasyonu, Alevî dedeleriyle yaptığı genişletilmiş toplantının ardından, sonuç bildirgesinde şu talepler dile getirilmiş:

-İnanç ve kültürümüz üzerinde yürütülen dolaylı ve direkt asimilasyon çabalarına son verilmeli,

-Alevî kültür ve inancı yasal güvenceye kavuşturulmalı.

-Kamusal yaşamdan başlamak üzere, okul, iş yerleri gibi sosyal ortamlarda her türlü ayrımcılığa son verilmeli.

-Madımak Oteli, Utanç Müzesi olmalı.

-Cemevleri yasal güvenceye kavuşturulmalı, Türkiye’de ibadethane statüsünde olan bütün mekânların sahip olduğu haklara sahip olmalı.

-Zorunlu din dersleri kaldırılmalı.

-Alevî köylerine cami yapma uygulamasına son verilmeli.

-Hacı Bektaş Dergâhı’nın yönetimi Alevî Bektaşî Federasyonuna bırakılmalı.

-Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı, yerine ‘Din ve İnanç İşleri Üst Kurulu’ kurulmalı.

-12 Eylül rejiminin ürünü anti demokratik 1982 Anayasa’sı kaldırılmalı, yeni Anayasa yapılmalı. (9 Aralık 2008)

Bunların çoğunun altına gönülden imza atıyoruz. Bir kısmı ise, zaten kendi içinde çelişkili; Alevîler arasında bile tartışmalı. Dolayısıyla tahlile girmeden genel bir değerlendirme yapacağız.

“Ben de gerçek Alevîyim!” başlığını lâf olsun, köşe dolsun diye atmadık! Alevî, Hz. Ali’den (ra) taraf ona mensup demektir. Yani, Hz. Ali (ra) gibi düşünüp yaşayandır, onun gibi İslâma hizmet edendir.

Alevîliğim başka nereden geliyor? Adım Ali. Hz. Ali’nin (ra) cenkleri hikâyeleri ile büyüdüm… Bunlar işin teferruatı… Hz. Ali (ra), çocuk yaşta Müslüman oldu. Birgün Hz. Hatice’yi Peygamberimizle (asm) namaz kılarken gördü. “Nedir bu?” diye sordu. Resûl-i Ekrem (asm), “Ey Ali, bu Allah’ın seçtiği, beğendiği dindir. Ben seni bir olan Allah’a îmân etmeye dâvet eder, insana ne faydası, ne de zararı dokunmayan Lât ve Uzza’ya tapmaktan sakındırırım” dedi.

Hz. Ali, bir an durakladı ve, “Benim şimdiye kadar görmediğim, işitmediğim birşey bu. Babam Ebû Talib’e danışmadan birşey diyemem” dedi.

O geceyi düşünerek geçirdi; şafak aydınlığında Resûlullahın (asm) huzuruna giderek, “Allah, beni yaratırken Ebû Talib’e sormadı ki, ben de O’na ibâdet etmek için gidip kendisine danışayım” dedi ve Müslüman olan ilk çocuk şerefini kazandı. Rahatsız olanların şikâyetleri üzerine babası sordu:

“Oğulcağızım! Senin üzerinde bulunduğun bu din nedir?”

“Babacığım,” dedi, “ben, Allah’a ve O’nun Resûlüne îmân, onun Allah’tan getirdiklerini de tasdik ettim. Ona uydum ve onunla birlikte namaz kıldım.”

Bunun üzerine Ebû Talib, “Ey oğlum! Amcan oğlunun dinine sana da isteyerek girmek yaraşır. O, seni ancak hayra dâvet eder. Ona itaat et!” diyerek hem Efendimizi, hem de Hz. Ali’yi sevindirdi.1

Hz. Ali (ra) Peygamberimizin (asm) en büyük fedaisi, koruyucusuydu. İslâmı yaşamak ve yaymak için hayatını ortaya koydu. “Allah’ın aslanı” ünvanını aldı. Namaz kıldı, oruç tuttu, Kur’ân okudu, ibadet ile zikir etti; evliyaların şahı ünvanını kazandı. Hz. Ebubekir (ra), Hz. Ömer (ra.) ve Hz. Osman’a (ra) 20 yıl şeyhülislâmlık yaptı, her hususta yardımcı oldu. Namazlarının çoğunu cemevinde değil, camide (mescidde) kılardı. Şehadet şerbetini de camide içti! Kısaca, İslâm için yaşadı, İslâm uğruna şehit oldu!

Şimdi ey ehl-i insaf ve vicdan! Hakikî Alevî, Hz. Ali (ra) gibi iman eden, İslâm şartlarını yaşayan değil mi? Zaten hakikî Alevîler ibadetinde, namazında, orucunda, niyazında…

Alevî aileden gelip komünist, ateist, Kemalist olanlar Alevî değildir. Tıpkı, Sünnî aileden gelip, komünist, ateist olanlar gibi… Onların Sünnîlikle ilgileri olmadığı gibi, iman esaslarına, İslâm şartlarına, İslâm şeairine (İslâm hüküm ve sembollerine) karşı gelen de Alevî olamaz!

“Namazımızı Hz. Ali (ra) kıldı” sözü de tembellerin kamufle için uydurdukları bir söz değil mi? Eğer Hz. Ali (ra), onların namazlarını kıldı da, neden Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Zeynelabidin, Hasan el-Bakır (ra) ve diğer imamlar ile yakın akrabalarının namazlarını kılmadı!..

Namazsız, niyazsız, camisiz, ibadetsiz Alevîlik, “Ben doktorum!” iddiasında bulunup; ne tıp tahsil etmiş, ne diploması almış, ne muayeneden anlar, ne reçete yazabilir birisine benzer… Hz. Ali (ra) gibi inanmayanın, yaşamayanın Alevîlik, Sünnîlikle ne ilgisi olabilir?

Dipnot:

1- İbni Kesir, Sîre: 1/428., 262.

11.12.2008

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.12.2008) - Olumsuz duygular müsbete kanalize etmek

  (09.12.2008) - Bayramlar, temel duygular

  (08.12.2008) - Müsbet hareket ve barış: Hudeybiye örneği

  (05.12.2008) - YAŞ’ın “irticâî faaliyet” dediği şeyler ne; açıklanmalı!

  (04.12.2008) - Müspet hareket, susmak veya nötr kalmak değildir

  (03.12.2008) - Risâle-i Nur’da müsbet hareketin temeli

  (02.12.2008) - Müsbet düşünce ve bakış

  (01.12.2008) - Müsbet hareketin inanç boyutu

  (28.11.2008) - Müsbet ve menfî hareket nedir?

  (26.11.2008) - Tebliğ ve irşadcının (vaizin) özellikleri

 
Ufo ısıtıcılar, infrared ısıtıcı, kumtel ısıtıcılar.
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır