"Gerçekten" haber verir 27 Aralık 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Mehmet KARA

Milletten özür dilemesi gerekenler



Bir grup aydının başlattığı “özür diliyorum kampanyası” Türkiye’nin gündemine oturdu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kampanyayı “düşünce özgürlüğü” çerçevesinde değerlendirirken, Başbakandan, Genelkurmay’a, Dışişleri’nden emekli büyükelçilere kadar birçok kurum ve kişinin de tepkisini çekti. Bu kampanyanın karşılığında “özür dilemiyorum”, “özür bekliyorum” diyen birçok karşı kampanya da başlatıldı.

Kampanya başlatıldığında en sert tepkilerden birisi MHP Lideri Devlet Bahçeli’den gelirken kampanyayı başlatanlardan “utandığını” söylemişti. Başbakan Tayyip Erdoğan, “Her halde onlar böyle bir soykırımı işlemiş olacaklar ki, özür diliyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin böyle bir sorunu yok” diyerek Bahçeli’ye yakın bir tavır sergilemişti.

Aslında pek çok kimse bu konuda çok net değil. Hükümet içinde bile Başbakan’ın sözlerine katılmayanlar oluyor. Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı KanalA’da “Görüş Farkı” programında “İmza kampanyasını ifade özgürlüğü olarak gördüğünü, ama içeriğine katılmadığını” söyleyerek genel başkanından farklı bir tavır sergiledi.

Bu kampanya ile birlikte “özür” konusu da moda haline geldi. Herkes özür dileme yarışına girdi. Meselâ Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, “Devletin bir görevlisi olarak özür dilerim” diyerek Alevîlerden özür diledi. CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Canan Arıtman’ın iddialarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün annesinden “özür” diledi.

Bir de Genç Siviller pek çok şehre örnek olabilecek bir kampanya başlattı. “İzmirli seçmenler” ismiyle internette bir grup oluşturularak “Genel seçimler de, (Eğer Ermeniler Rumlar devam etseydi, Türkiye Cumhuriyeti olabilir miydi) diyen Vecdi Gönül ve Canan Arıtman’ın Milletvekili olmasını sağlayacak oyu vererek büyük felâkete yol açmış olmayı vicdanım kabul etmiyor. Bu yanlışı kabulleniyor, kendi payıma vatandaşlarımın duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” diyerek imza toplamaya başladılar.

* * *

Ancak asıl özür dilemesi gerekenler susuyor. Özür dileyecek o kadar çok kimse var ki… Aklımıza bir çırpıda gelenleri sıralayalım.

• Anayasayı hazırlamayı vaat edip rafa kaldıranlar,

• Vatandaşı açlığa mahkûm edenler,

• “500 milyon liraya bir ay geçinin” diyenler,

• YÖK’ü bu ülkenin başına belâ edenler,

• AB’de ayak sürüyenler,

• Başörtülüleri yıllardır mağdur edenler,

• Başörtülüleri okullarına, kamusal alana sokmayanlar, ikna odaları kuranlar,

• Kur’ân kurslarına yaş sınırlaması getirenler,

• İnançlar üzerinden yıllarca siyaset yapanlar,

• Geçmişte başörtüsüne karşı olup da şimdi takiyye yapanlar,

• İhtilâl yapıp ülkeyi yıllarca geri götürenler,

• İhtilâl yaparak başbakan ve bakanları asanlar, Meclis’i kapatanlar,

• Milletin değil, azınlığın sözlerine kulak verenler,

• Milletin seçtiği vekillerinin oylarını hiçe sayanlar,

• Bu ülkenin üstüne sülük gibi yapışanlar,

• Yıllarca milleti “saf “ yerine koyarak onun sırtından zengin olanlar,

• Terör örgütü kurup, milleti dizayn çabası içine girenler,

• Ülkeyi kutuplaşmalara götürenler,

• Yıllarca laiklik bahanesiyle dindarları incitenler,

• Yazdığı yazı ve kitaptan dolayı insanları hapishanelere atanlar,

• Düşüncesini açıkladığı için dâvâ açıp, hapis cezası verenler,

• Ara dönemlerde insanları fişleyenler…

Millete özür borcunuz var. Hiç değilse (!) “ÖZÜR” dileyerek millete olan bu borcunuzu ödeyin… Çünkü, özür dilemek erdemliliktir. Erdemli olmak isteyenler de milletten özür diler.

NOT: Bu tartışma bir süre daha gündemimizde kalacağı için okuyucularımızdan bu özür dilemesi gerekenler listesine ilâveleri olursa mail, telefon, faks yoluyla göndermesini bekliyorum.

27.12.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (26.12.2008) - Burası Gazze…

  (21.12.2008) - Yasakçı zihniyet ve okuma alışkanlığı

  (20.12.2008) - Açılım, katılım, girişim…

  (19.12.2008) - Bahçeli’nin rahatsızlıkları

  (14.12.2008) - Tarihe not düşün

  (13.12.2008) - Yeni anayasadan vazgeçip mini değişikliğe razı olmak

  (07.12.2008) - Derinleşiyor mu, teğet mi geçiyor?

  (06.12.2008) - Köşk’teki törenin ardından…

  (05.12.2008) - Bir özür dilemediği kaldı!

  (01.12.2008) - Öğretmenin değeri

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır