"Gerçekten" haber verir 01 Ocak 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

M. Latif SALİHOĞLU

Gezinin diplomasideki yeri



Başbakan Erdoğan'ın yılın ilk dört gününde dört ülkeyi (Suriye, Ürdün, Mısır, S. Arabistan) kapsayan seyahatinin diplomaside ne anlama geldiği henüz açıklık kazanmış değil.

Gündemdeki mesele belli: İsrail'in Gazze saldırısı ve Filistinlilere yönelik bombalı katliâmı...

Bu zulme karşı, kişisel bazda olsun, hükümetler katında olsun, mutlaka bir tepki verilmeki gerekiyor. Buna bîgâne kalınmaz; şöyle veya böyle, ama mutlaka herkesin bir şekilde tavrını belirlemesi icap ediyor. Zira temeldeki mesele, insanlık meselesi...

Ne var ki, devletlerin ve hükümetlerin tavrı, fertlerin ve hatta cemaatlerin tavrından farklı olur.

Kişi ve gruplar, bir başka ülkedeki olaylar hakkındaki duygu ve düşüncelerini hiç beklemeden ve ötesini berisini fazla hesaplamadan izhar edebilir. Normaldir. Bunun yadırganacak pek bir yönü de yok.

Ancak, hükümetlerin durumu farklı. Resmî idareciler, şahsî duygu ve düşünceleri ne şekilde olursa olsun, onlar diplomasi lisânıyla konuşmalı ve itidal içinde kalarak plânlı, programlı hareket etmeli.

Ülkeden ülkeye yapılacak her hal ve hareketin diplomasiye dayandırılması gerektiği gibi, aynı zamanda önceden belirlenmiş bir strateji dahilinde hareket edilmesi zarureti var.

Aksi takdirde, gösterilen çabalar boşa çıkabilir, hatta durum tam tersine inkılâp edebilir.

Onun için, devletler bazında sarf edilen mesainin müsbet netice doğurması, yapılan teşebbüslerin hayırlı gelişmelere kapı aralaması için, tehevvürden uzak bir duyarlılık ve rasyonellik içinde hareket edilmesi lâzım ve elzemdir.

Yapılan gezinin, her şeye rağmen yine de hayırlı neticelere vesile olmasını dilerken, sergilenen çabaların diplomasi lisânına bir şekilde ifrağ edilmesi gerektiğini de ilgililere hatırlatmak istiyoruz.

Medya, Kürtçe'de yamuldu

Gazeteler, TRT 6'da başlayan Kürtçe yayınla ilgili manşetten duyurdukları haberde kullandıkları Kürtçe kelime ve tâbirlerde, sözün tam anlamıylı çuvalladı ve sınıfta kaldı.

Hatta, medya bu işte "yamuldu" dahi denilebilir.

Zira, ciddiyetiyle övünen bazı gazeteler bile, TRT 6 için "Hayırlı olsun" demek isterken, Kürtçe "Eğri olsun, yamuk olsun..." anlamına gelen tabirler kullandılar.

Şöyle ki: Başbakanın ağzından "TRT 6 hayırlı olsun" anlamına gelen "TRT Şeş li ser xèrè be" ifadesini, gazetelerin çoğu yanlış olarak şu şekilde kullandı:

* "TRT Şeş bi heyr be"

* TRT 6 bè xerbe"

* TRT Xeş bi xwer be"

...............................

"Xwer" kelimesi, Kürtçe'de "yanlış, eğri, yamuk veya aşağı" anlamlarında kullanılır.

"Bè xerbe" tâbiri ise, "Hayırsız olsun" anlamına geliyor.

Henüz işin başında olduğumuz için, bazı ufak yanlışlıkları hoş görmek, normal karşılamak mümkün. Ancak, mânâyı tam tersine çevirircesine yapılan hataları hoş karşılamak elbette ki mümkün değil.

O halde, bir kelime veya bir tâbiri ya bilerek kullansınlar, bilmiyorlarsa uzmanına danışıp sorsunlar, ya da hiç kullanmasınlar daha iyi.

Zira, bir kelimeyi bilmeden kullanmak, kişiyi bazan çok ağır bir küfür veya hakareti savurmuş gibi bir konuma düşürebilir.

NOTLAR

1) Kürtçe'nin en doğru şekildeki yazılışı, ancak Arap (Kur'ân) harfleriyle mümkün. Osmanlı Türçesini bile doğru dürüst karşılamayan Lâtince harfler, Arabî ve Farisî lisan ve hançereye çok daha yatkın olan Kürtçeyi hiç, ama hiç karşılayamıyor.

2) Kürtçe gramerde kullanılan "X" harfi, Arapça kalın ve dar gırtlaktan çıkan "Hı" nın karşılığı; "W" ise, yine Arapça'daki "Vav"ın karşılığı olarak kullanılıyor.

Tarihin yorumu 1 Ocak 1990

Schengen (Şengen) Antlaşması

Avrupa ülkeleri arasında 1985'te imzaya açılan ve 1 Ocak 1990'da kademeli şekilde uygulamaya başlanan Schengen (Şengen) Antlaşması, üye ülkeler arasındaki sınır kontrollerini kolaylaştıran, hatta yer yer tümüyle ortadan kaldıran bir anlaşma, yahut sözleşmenin adıdır. Sözleşmenin en aktif ve en yaygın şekilde uygulamasına ise, 1992 senesinde geçildi.

Bu anlaşmaya göre, Schengen vizesine sahip olan bir kimse, kapsamı AB sınırları ile paralel şekilde genişleyen çok geniş bir coğrafyada, hemen hiç sınır/gümrük kontrolü engeline takılmadan rahatça ve serbestçe dolaşabiliyor.

İlk etapta (1985) Almanya, Belçika, Fransa, Lüksemburg ve Hollanda arasında imzalanan Şengen Antlaşması, Lüksenburg'a bağlı Schengen kasabasında imzalandığı için bu ismi aldı.

Bilâhare sınırı genişletilen ve yeni üyeleri bünyesinde toplayan Şengen Antlaşması, zamanla AB üyesi ülkelerin hemen tamamı tarafından imzalanarak bugünkü seviyeye getirildi.

Bu anlaşmaya dahil olmayan ülkelerin bir kısmına vize şartı konulurken, bir kısmı için ise, gümrük kapılarında sıkı bir denetim yapılması yoluna gidildi.

Şengen pasaportu sahibi kimseler, kendi ülkesinde bir şehirden bir başka şehre gider gibi, Avrupa ülkelerinin hemen tamamında kolaylıkla seyahata yapabiliyor.

01.01.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (05.01.2009) - Değişim rüzgârları

  (03.01.2009) - Şeyh Galib'in "Harnâme"si

  (02.01.2009) - Rusya, Yeşilköy ve 13 rakamı

  (01.01.2009) - Gezinin diplomasideki yeri

  (31.12.2008) - Yıl biterken; ömür şiirleri

  (30.12.2008) - Müeyyide zamanı

  (29.12.2008) - Ethem–İsmet çekişmesinin perde arkası

  (27.12.2008) - İrade zaafiyeti

  (26.12.2008) - Açılımlar şüpheli, faturalar gerçek

  (25.12.2008) - Köken kurcalama hastalığı

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır