14 Ekim 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Kazım GÜLEÇYÜZ

Afganistan ve İsrail


A+ | A-

Farklı cenahlarda eşzamanlı olarak yaşanan hızlı gelişmeler, takibi dahi giderek zorlaşan karmaşık bir seyir içinde cereyan ederken, detay gibi görünen veya öyle gösterilmek istenen bazı önemli noktalar arada kaynayıp gidiyor, bazı konular da takdim edildiği şeklin ötesinde değişik boyutlar ihtiva ediyor.

Meselâ Türkiye, Afganistan’daki NATO güçlerinin komutasını bir defa daha üstlenmeye hazırlanırken, aynı zamanda oradaki muharip Mehmetçiklerin sayısını sessiz sedasız arttırıyor.

Böylece, işgal güçleri açısından giderek derinleşen bir bataklık haline gelme yolundaki “Afgan cehennemi”ne biz de daha fazla itilmiş oluyoruz.

Söylemleriyle dünyada yeni ümit ve beklentiler uyandıran, ama o yönde somut olarak henüz kayda değer birşey yapamadığı halde Nobel Barış Ödülüne lâyık görülen Obama’nın da en çetin ve zorlu imtihan alanlarından biri bu ülke.

Ve şu ana kadar gerek Afganistan’da, gerekse orayla bağlantılı olarak Pakistan’da olup bitenler, Obama imajını fena halde sarsmış durumda.

Öncelikli olarak Pakistan’ı ciddî şekilde zora sokan ve dış tazyiklerle Türkiye’yi de içine çeken Afgan batağında, neredeyse her gün birçok masum insan işgal bombalarının kurbanı olurken, ABD ordusunun “Bugün de yanlışlıkla sivilleri ve çocukları öldürdük, üzgünüz, özür dileriz” açıklamaları adeta adiyattan addedilir hale geldi.

Ve bunların yaşandığı bir ülkeye daha fazla muharip asker göndermeye hazırlanan Türkiye’nin Başbakanı, önce BM’de, sonra IMF-Dünya Bankası toplantılarında ve son olarak Din Şûrâsında, Irak işgalinin insanî kayıp bilânçosuna dikkat çeken “duygu yüklü” konuşmalar yapıyor.

Ama işgale en önemli lojistik desteğin Türkiye’deki üsler üzerinden sağlandığını söylemiyor.

Ve işgal altındaki Irak’ta yaşanan dehşet verici olayların benzerlerinin yaşanmakta olduğu Afganistan’a, “El Kaide heyûlâsı” ve Taliban’la savaşmak üzere yeni Mehmetçikler göndermeye hazırlandıklarını ifade etmekten de kaçınıyor.

Afganistan cenahında bunlar olurken, İsrail’le patlak veren “tatbikat krizi”nin arkaplanında da dikkatle irdelenmesi gereken bazı noktalar var.

Bilindiği gibi, Başbakanın Davos’taki “one minute” çıkışıyla oluşan atmosferi en çok gölgeleyen husus, oradaki o söylemle çelişen fiilî durum ve uygulamaların devam ediyor olmasıydı.

Bu bağlamda, “Gazzeli çocukları vuran İsrail pilotları Konya semalarında eğitiliyor” şeklindeki eleştirilere dayanak oluşturan ortak tatbikatların Davos’taki çıkışa rağmen sürmesi, çok ciddî bir inandırıcılık sorununu ortaya koyuyordu.

Patlak verdiği söylenen son “kriz” bu sorunun AKP üzerindeki yıpratıcı etkisini ortadan kaldıracak veya en azından hafifletecek bir sunumla takdim ediliyor. Böylece, “Görüyorsunuz, artık bu ortak tatbikatları iptal ederek İsrail’e fiilen de tavır koyuyoruz” gibi bir mesaj verilmiş oluyor.

Peki, işin aslı da öyle mi? Orada biraz duralım.

Bir defa bizim Dışişleri Bakanlığı açıklamasında da ifade edildiği gibi, bir iptal değil, erteleme söz konusu. İkincisi, daha geçen ay İsrail sularında ABD’nin de katıldığı üçlü deniz tatbikatı yapıldı. Üçüncüsü, İsrail’le silâh alım ve modernizasyon ihaleleri dahil, işbirliği aynen sürüyor.

Erdoğan’ın son ABD ziyaretinde görüştüğü ilk heyet olan Yahudi lobisinin sözcüleri, “One minute krizini tarihe gömdük” açıklamaları yaptılar. Tatbikat krizi sonrasında da İsrail hükümeti, alttan alıp meseleyi büyütmeme ve stratejik ilişkileri devam ettirme yönünde mesajlar veriyor.

İsrailli bir gazetecinin “İsrail için önemli olan söylemler değil, fiiliyat. Nitekim Davos krizinden bir hafta sonra Türkiye insansız uçak ihalesi pazarlığını gündeme getirdi” sözüyle dile getirdiği gerçek, hükmünü icra etmeyi sürdürüyor.

Erdoğan Gazze’deki uygulamaları sebebiyle İsrail’e yüklenmeyi sürdürüp Mescid-i Aksa krizinde suskun kalırken, “tatbikat krizi” bu genel tabloyu çok fazla değiştirmiyor. Son durum bu.

14.10.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (13.10.2009) - Ermeni açılımı

  (11.10.2009) - Mesajlar ve pasaport

  (10.10.2009) - Erdoğan’dan önce

  (09.10.2009) - Açılım derken

  (08.10.2009) - Said Nursî ve AKP

  (07.10.2009) - Bediüzzaman’ın farkı

  (06.10.2009) - Said Nursî açılımı

  (04.10.2009) - Ağalık nasıl aşılır?

  (03.10.2009) - Tavsama ve duraksama

  (02.10.2009) - Tıkanmanın arka planı

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.