08 Ekim 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Kazım GÜLEÇYÜZ

Said Nursî ve AKP


A+ | A-

Başbakanın gecikmeli “Said Nursî açılımı”yla ilgili olarak üzerinde durulması gereken bazı önemli noktalar daha var.

Bunlardan biri, Erdoğan’ın din ve siyaset bahsinde Bediüzzaman tarafından ortaya konulup Nur talebelerince sürdürülen çizgideki hassas ölçüleri dikkate almayan, dahası o prensiplerle “muaraza” eden bir gelenekten geliyor olması.

Şu anda bile hâlâ bunun sıkıntıları yaşanıyor.

AKP’nin yedi yıldır milletin ve Meclisin büyük çoğunluğuna sahip bir tek başına iktidarı elinde bulundurduğu halde, hak ve özgürlükler noktasındaki mağduriyetlerin izalesi cihetinde kayda değer birşey yapamamasının en önemli sebeplerinden biri bu. Yapamıyor, zira yaptırmıyorlar.

Daha evvel başörtüsü için hep toplumsal mutabakat gereğinden söz eden Erdoğan’ın, bir sonraki aşamada bu söylemi “kurumsal mutabakat”a çevirmesi, bu gerçeğin örtülü bir ifadesi.

Aynı durum sivil anayasa bahsinde de karşımıza çıktı ve Erdoğan yeni bir anayasaya Meclisin de, kurumların da hazır olmadığını söyledi.

O zaman Türkiye’yi kim idare ediyor? Halkın oylarıyla yetki verdiği hükümet mi, muhalefet ve kurumlar mı? Deniyorsa ki, bu, AKP’yi de aşan yapısal ve derin bir sorun. O zaman, çözüm için en önemli dinamiklerden biri olan AB reformları yine bu iktidar tarafından niye savsaklanıyor?

Hattâ zaman zaman yaşanan talihsiz örneklerde görüldüğü gibi, demokratikleşme yönünde atılmak istenen bazı münferit adımlar derin odaklardan kaynaklanan katı direnişe takıldığında, AB’nin bu duruma yönelik eleştirileri üzerine hükümetin anlaşılmaz bir tavırla AB’ye karşı derin mahfillerin yanında yer almasının izahı ne?

İki yılı aşkındır Çankaya engel olmaktan çıktığı, buna bağlı olarak YÖK başta olmak üzere bazı kilit kurumlarda önemli değişimler gerçekleştiği halde niye hâlâ kayda değer bir gelişme yok?

Mağduriyetleri giderme noktasında alınan tek olumlu karar, YÖK’ün katsayıyı kaldırması. Ama onun âkıbeti de Danıştay’ın kararına bağlı.

Şimdi Kur’ân kurslarındaki yaş sınırını kaldırmaktan söz ediliyor. Orada da aynı şey olacak.

Çünkü sistem üzerinde zaten öteden beri var olan yargı vesayeti, AKP hakkındaki kapatma dâvâsında çıkan karardan sonra iyice koyulaştı.

Asker ise zahirde kısmen geri plana çekilmiş gibi görünse dahi mâlûm kırmızı çizgilerdeki duruşu hiç değişmeden aynen devam ediyor.

Ve AKP tarzı siyasetle bunlar aşılamıyor.

Gül’e atfedilen bir beyanda, “Din adına siyaset iddiasının yanlış olduğunu söyleyen Bediüzzaman’ın haklılığını 28 Şubat duvarına tosladığımızda anladık” denildiğini evvelce de yazmıştık.

AKP, bu “özeleştiri”nin neticesi olarak doğdu.

Ama hem kurucu kadrolarda, hem de teşkilâtlarda ağırlığın, “terk” edildiği söylenen millî görüş kökenli isimlerde olması ve gösterilen onca itinaya rağmen zaman zaman eski söylemlerin tekrarlanmasının önüne geçilememesi, mevcut kuşkuları “takiyye” takviyesiyle güçlendirdi.

Şerif Mardin’in AKP iktidarını “Kemalizmin başarısı” olarak nitelemesi ve Erdoğan’ın “Atatürk devrimlerini toplumun ortak paydası yapacağız” söylemleri ise, işin çok daha farklı bir boyutunu ortaya koyarak, karşımızdaki çatışma görüntüsünün bir mizansen olmaktan öteye gitmediğini düşündürüyor. Ve tek cümlelik “Said Nursî açılımı” da, AKP’nin ve dolayısıyla sistemin ömrünü biraz daha uzatma amaçlı yeni bir atraksiyonun ifadesi olma kuşkusunu davet ediyor.

Bu şüpheyi dağıtmanın şartı, söz konusu açılımın, içi doldurulup geliştirilerek sürdürülmesi.

Yedi yıllık iktidar tecrübesi, 28 Şubat’ta alınan dersin eksik kaldığını gösteriyor. Tamamlamak için samimiyet ve cesarete ihtiyaç var. Bu iktidar fırsatının bir daha ele geçmeyebileceği ihtimali de hesaba katılarak, haftalardır sadece lâfı edilen “açılım”ın bir an önce hayata geçirilmesi lâzım.

Aksi halde, tek cümlelik “Said Nursî açılımı,” neticesiz bir göz boyama olmaktan öteye gitmez.

08.10.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (07.10.2009) - Bediüzzaman’ın farkı

  (06.10.2009) - Said Nursî açılımı

  (04.10.2009) - Ağalık nasıl aşılır?

  (03.10.2009) - Tavsama ve duraksama

  (02.10.2009) - Tıkanmanın arka planı

  (01.10.2009) - Açılım nereye?

  (30.09.2009) - Yine asker ve siyaset

  (29.09.2009) - Açılım mı, seçim paketi mi?

  (20.09.2009) - Bayramınız mübarek olsun

  (19.09.2009) - Ramazan’ı uğurlarken

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.