17 Ekim 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Hüseyin GÜLTEKİN

Başörtüsü zulmü artık son bulmalı


A+ | A-

Uzunca bir zamandır devam etmekte olan, başörtüsü yasağı zulmünün böyle kronik hâle gelmesine hangi unsurlar sebep oldu acaba? Bu olayın, ehl-i din olarak kafa yormamız gereken önemli bir tarafı da, hiç şüphesiz kader ciheti olmalı. Acaba hangi günahlarımızla, hangi yanlış fiiliyâtımızla, hangi hata ve kusurlarımızla kadere fetva verdirdik ki, bazı ifsat komitelerinin bu haksız hakaretlerine, bu tasallutlarına maruz kaldık? Hangi sebeplerle, hangi sâiklerle Cenâb-ı Hak, dünyalık insanların, hem de önemli bir şeâirden sayılan mü’minlerin başındaki örtüye hücum ederek musallat olmalarına müsaade etti, izin verdi? Yüce Allah, hikmetsiz iş yapmayacağına göre, bu noktada dönüp kendimizi sorgulamamız, hesaba çekmemiz gerekir diye düşünüyorum.

Bu konuda işin kader boyutu olmakla beraber, elbette sebepleri de bütün bütün görmezden gelerek reddetmek doğru olmaz. Yıllardır maruz bırakıldığımız, zulme varan, bu kanunsuz, insanlık dışı yasağın bir an önce sona erdirilmesini istiyorsak, üzerimize düşen vazife ve sorumluluklarımızı bir an önce yerine getirmemiz gerekir.

Görüldüğü kadarıyla, fert olarak bu konudaki vazife ve sorumluluklarımızdan kaçıp, çareyi hep başkalarından, hep Ankara’dan, hep siyasîlerden bekliyor olmamız ilk akla gelen önemli bir yanlış. Siyasîlerin de, bu önemli problemi çözme yerine, onu suistimal ederek, siyasî malzeme hâline dönüştürüp, “Buradan ne kadar rey toplayabilirim?” hesaplarına girerek, karşılıklı bilek güreşine girişmeleri ikinci bir yanlış. Bu kanunsuz yasağın uygulayıcıları konumundaki idarecilerin bazıları da, bu yasağın haksızlığına inandıkları halde, zulme lâkayt kaldıkları, bir kısmı da bu yasağın tarafı oldukları için, mevcut başörtüsü zulmü devam edip gidiyor.

Başbakanın ifadesiyle bu yasaklar, yeni icad edilen bu “kamusal alanlar” yedi yıl öncesine kadar niye yoktu? Mevcut kanunlar yürürlükte olduğu halde geçmişte bu yasaklar niçin yoktu? Dindar kadroların hükûmet oldukları zaman diliminde böyle mantıksız yasakların hız kazanarak devam etmesi size de tuhaf gelmiyor mu? Mânevî değerlere bağlı, hanımları başörtülü, inançlı bir çok idarecinin icrâ makamlarında bulunduğu dönemlerde başörtüsü zulmünün devam ediyor olması sizce de garip değil mi? Ayrıca dinî değerleri öyle fazlaca öne çıkarmadan, sırf hak ve hürriyetlerden bahsederek iktidara gelen siyasî kadrolar döneminde, şimdi yaşamakta olduğumuz yasakların hiç olmadığı veya asgarî düzeyde olduğu da sizce enteresan değil mi? Yine geçmişte öyle çok dindar görünmedikleri halde, başörtüsüne bir inanç ve insanlık hakkı olarak bakan ve yasaklara karşı çıkan bir çok idarecinin mevcudiyeti de, bu konuda kayda değer bir durum olsa gerek.

Yasaklarla ilgili olarak cevap bekleyen böyle ilginç ve garip suâllerin doğru cevaplarını hep birlikte bulmamızda fayda var diye düşünüyorum. Olaya sebepler tahtında baktığımızda, geçmişte yaşanan yasaklara karşı ehl-i dinin samimiyetini, dinî hassasiyetlerinin gücünü ve yasaklara karşı olan kararlı mukavemetlerini göz ardı etmemek gerekir. Ayrıca o dönemde iktidarda bulunan siyasî kadroların hiçbir sûistimale tevessül etmeden, başörtüsüne bir hak ve hürriyetler açısından yaklaşarak, herhangi bir fitneye de kapı aralamadan, olaya yaklaşmalarının payı olabilir.

Meselâ şimdi başörtüsü yasağının kaldırılması hususunda, gerek referandum propagandaları esnasında, gerekse şimdi aynı konu etrafında, gerek iktidar partisinin, gerek muhalefet partisinin bu problemin çözümüne yönelik söylediklerine baktığımızda, her iki tarafın da müşahhas adımlar atmaktan çekindiklerini, birbirini samimiyetsizlikle itham etmenin ötesinde bir şey yapmadıklarını görüyoruz. Halbuki bu konudaki müşahhas adımı iktidar partisinin atması gerekir. Çünkü bu problemi çözme noktasında öncelikli vazife hükûmetindir. Bu hususta millete karşı sorumlu olan, önce iktidar, sonra muhalefettir. Kaldı ki, başörtüsü yasağının kaldırılacağına dair iktidar partisinin millete verdiği sözleri, vaatleri vardır.

Bakın şimdiki başörtüsü yasağı gibi geçmişte vahim bir yasak olan ezanın Türkçe okunmasına son verip, aslî şekline çevrilmesini, Demokrat Parti iktidara gelir gelmez, çok maharetli bir manevra ile, o azgın ve acımasız Halk Partisi’nin desteğini de arkasına alarak, kavgasız, gürültüsüz bir şekilde hallederek, millete verdiği sözü yerine getirdi.

Yıllardır artık zulüm derecesine gelmiş ve kronikleşmiş bu kanunsuz, insanlık dışı başörtüsü yasağını kaldırıp, mağdurların yıllardır çektikleri sıkıntı ve azapları sona erdirmek de, millete karşı sorumluluk makamında bulunan hükümetlerin öncelikli vazifeleri olsa gerek.

17.10.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (11.10.2010) - Giyim kuşam önemlidir

  (03.10.2010) - Amelini güzel görüp gurura düşmektense...

  (28.09.2010) - İhlâsı kazanma ve koruma imtihanı

  (19.09.2010) - Referandumdan “Meyvenin Dördüncü Meselesi”ne

  (12.09.2010) - Örnek bir öğretmen

  (05.09.2010) - Ne “Haydo”, ne “Haydar Ağa”, en doğrusu “Haydar”

  (29.08.2010) - Çelikhan sevdiği-mütevazı eski başkanını kaybetti

  (22.08.2010) - Darbeler,referandumlar ve Yeni Asya

  (17.08.2010) - Cemaatlerde eksen kayması

  (08.08.2010) - Malatya’da örnek hizmetler


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  YENİ ASYA NEŞRİYAT

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.