10 Kasım 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Abdil YILDIRIM

Zamanı namaza göre tanzim etmek


A+ | A-

Ezan sesleriyle açılan gonca,

Nergizdir, lâledir, sümbüldür namaz.

Hayatın süsüdür ömür boyunca,

Mi’raç’tan yollanan bir güldür namaz.

A.Y.

Zaman ve namaz. Birisi insanın en büyük sermayesi, ötekisi ise bu sermaye ile yapılacak en kârlı bir ticaret ve kazançtır. Akıllı tüccar sermayesini en iyi şekilde kullanan tüccar olduğu gibi, akıllı Müslüman da zamanını namaza göre tanzim ederek en güzel şekilde değerlendiren insandır. Dünya işleri için dakik programlar yaparak bunları uygularken, namaz gibi en önemli bir işi ihmal etmek, cam parçalarını elmasa tercih etmek kadar ahmakâne bir davranış olacaktır.

Paramızı harcarken mümkün olduğu kadar israf etmemeye çalışırız. Alış verişlerimizi ihtiyaçlarımızın önceliklerine göre ayarlarız. Zarurî ihtiyaçlarımıza öncelik tanır, diğer ihtiyaçlarımız için de bütçemize göre harcama yaparız. Vakit nakittir dediğimize göre, vaktimizi sarf ederken de aynı hassasiyeti göstermek zorundayız. Ama her nedense vaktimiz söz konusu olduğunda önemli işlerimizi ve önceliklerimizi pek dikkate almıyoruz. Aylık veya günlük aile bütçesi hazırladığımız gibi, bir zaman bütçesi, yani hangi işe ne zaman ve ne kadar vakit ayıracağımıza dair bir çizelge yapmayı pek düşünmüyoruz. Halbuki, vakit israfı nakit israfından çok daha kötü ve zararlı bir alışkanlıktır. Bu israf, namazı ihmal boyutuna ulaşmışsa, insan iflas etmiş demektir.

Peygamber Efendimiz (asm) “Namaz dinin direğidir” buyuruyorlar. Dinimizin direği namaz olduğuna göre, namazı günlük hayatımızın merkezine yerleştirmek durumundayız. Günlük işlerimizin planını yaparken, önce namazı nazara alarak zamanımızı tanzim etmeliyiz. Yoksa dünya işlerinin yoğunluğu arasında namaz vaktinin geçip gittiğini görürüz. Ondan sonra da “Neyse, akşam kazasını kılarız” diyerek teselli bulmaya çalışırız. Halbuki, “Ya biz o namazı kaza edemeden başka bir kazaya kurban gidersek, o zaman ne olacak” diye düşünmek zorundayız.

Bugün insanlar dünyaya öyle sıkı sarılmışlar ki, dünya işleri için bir günlük zaman dilimi yetmez olmuş. Ehl-i dünya, hep günlerin kısalığından ve zamanın darlığından şikâyet ediyor. Ailesine ve dostlarına ayıracak zaman bulamıyorlar. Bayramlarda bile sıla-yı rahmi ihmal ediyorlar.

Ehl-i iman için de durum pek farklı görünmüyor. Herhangi bir iş yerinde ücretli olarak çalışanlar, patronundan veya şefinden çekindiği için namazı zamanında kılamadıklarını söyleyenlere çok rastlıyoruz. Bir de “Ne yapalım, emir kuluyuz” diyerek özür beyan edenler var ki, özürleri kabahatlerinden büyük. “Emir kuluyuz” diyerek rızıklarının kesileceği endişesi ile namazını ihmal edenler, “Allah’ın kuluyuz” diyerek kula kul olunmayacağının farkına varsalar, böyle bir endişe taşımazlardı.

İşçi sendikaları belli dönemlerde işverenle sözleşmeye oturur. Burada işçilerin ücretlerinden özlü haklarına kadar her talep dile getirilir. Çalışma süreleri, istirahat saatleri ve çay molası gibi haklar için çok sıkı pazarlıklar yapılır. Ama hiçbir toplu sözleşmede “namaz saati” gibi bir talep dile getirilmez. Yani çalışanların bir bardak çay içmesi için sıkı pazarlıklar yapılırken, namaz kılınabilmesi için beş on dakikalık bir zaman tanınması talep edilmez. Hoş, talep edilse bile ne kadar dikkate alınır, o ayrı mesele. Burada önemli olan, ihtiyaçların önem ve önceliğinin doğru tesbit edilerek hak talep edilmesi.

Bediüzzaman Hazretleri, “Kâinatta en yüksek hakikat, imandır. İmandan sonra namazdır” diyor. İmandan sonra en büyük hakikat namaz olduğuna göre, namazı hayatımızın merkezine almak durumundayız. Böyle yaparsak, günlük işlerimizi ve randevularımızı ona göre ayarlarız. Çünkü namaz vakitlerinde Rabbimizle randevumuz vardır. Hiçbir dünyevî iş randevusu bundan daha önemli değildir.

Misafirliğe giderken veya misafir kabul ederken, namaz saatlerini dikkate almamız gerekir. Zira o saatte Cenâb-ı Hakk’ın misafiri olarak Mi’rac gibi bir makama dâvetliyizdir. Başka hiçbir makam Mi’rac’dan üstün olmadığı gibi, hiçbir dostun hatırı da Allah’ın hatırından yüksek değildir.

Birisi ile önemli bir görüşme yapacaksak, namaz saatinden önce veya sonra olmasına dikkat etmeliyiz. Birisine telefon açarken bile, namaz vakti olup olmadığına bakmamız gerekir.

Kısacası günlük ajandamızı tanzim ederken, namazı hep öncelikli vazife olarak not etmeliyiz. İşte o zaman her işimiz düzenli, her ticaretimiz kârlı olacaktır.

10.11.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (03.11.2010) - Her yaşta güzel kalmak elimizde

  (21.10.2010) - Bediüzzaman’ın Türkiye turu

  (06.10.2010) - Masumâne tebessüm

  (23.09.2010) - Nizasız mübâhese

  (15.09.2010) - Şimdi sıra başörtüsünde

  (09.09.2010) - Bir tesellidir bayram

  (07.09.2010) - Hangi yoldan gitmeli?

  (30.08.2010) - Ramazan ateşi

  (26.08.2010) - Derin bakışlar

  (24.08.2010) - Kanatlar aşka uçmak içindir


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  YENİ ASYA NEŞRİYAT

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.