"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Afganistan’daki yara

Faruk ÇAKIR
28 Ağustos 2021, Cumartesi
Neredeyse yarım asırdır ‘büyük devletler’in inhisarı altında olan Afganistan bir türlü ‘normal’e dönemiyor.

2001’deki “İkiz Kule Saldırısı”nı bahane ederek Afganistan’a giren Amerika, aradan geçen yıllara rağmen sistemi oturtamayınca askerlerini geri çekeceğini ilân etmiş ve bu yolda adımlar da atmıştı. 

Tabiî ki 40 yıldır ‘iç savaş’ın yaşandığı bir ülkede sükûnetin bir anda kurulması mümkün değil. Amerika’nın çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan boşluğu Taliban doldururken ülkede meydana gelen saldırı acaba dengeleri yeniden değiştirir mi?

Haberlere yansıdığı kadarıyla Afganistan’ın başşehri Kabil’de meydana gelen peş peşe patlamalar sonrası 13’ü ABD askeri olmak üzere 90 kişi ölmüş. Saldırıda 150 kişinin de yaralandığı ifade ediliyor ki bu sayılar her zaman değişebilir. Acaba bu saldırı bahane edilerek Afganistan’da yeni bir tuzak kurmak isteyenler çıkar mı?

Saldırıda 30’a yakın Taliban üyesinin de öldüğü belirtilmiş ki bu durum saldırıyı planlayanların asıl maksadının Afganistan’ı daha da istikrarsız hale getirmek olduğunu akla getiriyor.

Esasında ‘büyük devletler’ Afganistan örneğine bakıp uyguladıkları ‘dünya siyaseti’ni yeniden düşünmelidirler. “Ben güçlüyüm. Silâh gücümle her istediğimi yaparım” anlayışının uzun dönemde böyle diyen ülkelere de fayda vermediği görülmeli. Hatırlanacağı üzere Rusya da Afganistan’ı çeşitli bahanelerle işgal etmiş ve yaklaşık 10 yılın sonunda kaybederek geri çekilmişti. Benzer bir tablo Amerika için geçerlidir. 

Tabiî ki bütün bu ‘kavga’lar esnasında asıl kaybeden Afganistan’da yaşayan insanlar oluyor. Büyük devletler kavga ettikçe Afgan halkı daha fakir, daha huzursuz ve daha güvensiz oluyor. Yarım asra yaklaşan bu olağan üstü hal bir an önce sona ermeli ve Afgan halkı da hür dünya ülkelerinde olduğu gibi huzura kavuşmalı. 

Çoğu zaman ifade edildiği üzere büyük devletler gerçek anlamda huzur istiyorsa Afganistan gibi ülkeleri huzuru kavuşturmalıdırlar. Bunun yolu da silâhlı işgaller değil, en başta eğitim, sanat ve bilgiye ağırlık verilmeli ki dünyanın en büyük düşmanı olan cahillik, fakirlik ve ihtilâflar sona ersin. 

Maalesef ‘büyük devlet’ler hadiseye böyle bakmak yerine; savaşlar çıkarıp imal ettikleri yeni silâhları buralarda denemenin peşinde. En son Suriye’de yaşananlar buna büyük bir delil değil mi? Meselâ, Rusya idarecileri yaptıkları açıklamalarda yeni icat ettikleri 300’e yakın silâhı Suriye’deki ‘savaş’da denediklerini ve başarılı sonuçlar aldıklarını söylemişlerdi. Bu itiraf ve ifade, bir bakıma cinayet itirafı değil mi? 

İnsanlık, bu anlayıştaki idarecileri susturmalı ve savaştan geçinen silâh tüccarlarının tuzağına düşmemeli. 

Bir badireyi atlatmak üzere olan Afganistan’ın yeni badirelere sürüklenmemesi en büyük dileğimiz. İnşallah Afgan halkı kısa zamanda huzura kavuşur...

Okunma Sayısı: 788
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahim Karahan

    28.8.2021 04:38:39

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı