Onun ismini, 70'li senelerde, Yeni Asya'da yazdığı bazı makalelerden biliyordum. Fakat, kahramanlığını daha sonra öğrendim.
Kendisi, aslen Çorumludur.
Risale-i Nur dâvâlarının, meşhur ve bilinen kahraman hâkimi, Üstad ve Risaleler hakkında Denizli mahkemesinde beraet kararı veren Hesna Şener'dir. Ondan sonra da, bildiğimiz bir hâkim var. 60'lı ihtilâl seneleri zamanında, kahramanca, Risale-i Nurlara, beratın da ilerisinde, "tâkipsizlik kararı" vererek, büyük bir rahatlamaya imza atan hâkim Vehbi Sabuncuoğlu'dur. Gelin, onun macerasını, yine kendisi gibi Çorumlu olan, gazetemiz yazarlarından, Raşid Yücel kardeşimizden dinleyelim: (Evinde hasta yatmakta olan Raşid kardeşimiz için de dua edelim.)
"Vehbi Sabuncu, Risale-i Nurlarla müşerref olduktan sonra, 60'lı senelerin başında Çorum'un Kargı kazasında hâkim olarak çalışır. Risale-i Nurlar’a takipsizlik kararı vermek için bir hâkimin daha karara iştirak etmesi gerekmektedir. Sonunda o da ikna edilir ve takipsizlik kararı verilir, imzalar atılır. Bu müdhiş bir hadisedir. Beraat kararları bir çok mahkemede verildiği halde, takipsizlik kararı, bir ilk olma hususiyeti taşımaktadır. (Tabiî bu hadiseden sonra, şer güçleri, onu Kargı'dan, sürgün ederler.)
"Bu kararı, Nurun yılmaz avukatı Beki Berk’e, yine Nur talebesi olan savcı Abdullah Battal Bey haber verir. Bekir Bey bu takibsizlik kararına çok sevinir, ve şöyle der: 'Kardeşim sizleri tebrik ediyorum. Bu kararın bu akşam İstanbul’a ulaşması lâzım, yarın benim Van'da mahkeme günüm var, mutlaka bekliyorum' Bu telefon konuşmasından sonra Kargı'daki Nur Talebeleri bir araya gelirler, istişare ederler. 'Bu evrak, İstanbul’a nasıl ulaştırılır?' İstanbul yolu stabilizedir. O senelerde, kimsenin otomobili yoktur. Sonra karar verilir. Kamyonu olan bir Nur Talebesinin kamyonu ile evrakı İstanbul’a ulaştırmak için şoför ile yola çıkılır. Çok müşkilatlı bir yolculuktan sonra kamyon İstanbul’a ulaşır ve Bekir Bey’e evrak verilir. Bekir Bey, gelen heyeti tebrik eder ve onları gönülden kucaklar.
Sabah saatlerinde uçak ile Van vilâyetimize vâsıl olan Bekir Bey’i Vanlı Nur Talebeleri karşılarlar. İlk müjdeyi onlara verir. 'Müjde kardeşler! Mahkemeyi direkt alâkadar edecek bir kararı hâkim beye takdim edeceğim ve çok fazla müdafaaya lüzûm kalmadan hâkim beraat kararı vermek mecburiyetinde kalacak. Çünkü, Çorum'un, Kargı kazasından, elime takipsizlik kararı ulaştı' der. Bu sevindirici vaziyete çok sevinen Nur Talebeleri mahkeme salonuna girerler. Oturum başlar. Bekir Bey söz alır.
“'Sayın Hâkim Bey: Çorum'un Kargı kazasında alınan Risale-i Nurlar hakkında verilen bir karar var, onu size takdim etmek istiyorum.' 'Verin avukat bey' der hâkim. Karar metnini eline alan mahkeme başkanı hâkim, karar tarihine bakar ve şaşırır. 'Bekir Bey! bu karar daha dün verilmiş. Merak ediyorum, bu karar size, bu kadar sür'atle nasıl ulaştı?' Hâkimin şaşırması normaldir Çünkü İstanbul-Kargı arası, beş yüz kilometre kadardır. O senelerde, o yolların vaziyeti malûm.
"Bekir Bey söz alır:
"'Efendim, arzu ederseniz telefon ile sorabilirsiniz, ben Kargı kazamızdan, bu metni istedim, bir çok zorluklardan sonra elime ulaştı' der.
"Ve, mahkeme fazla uzamadan netice alınırak, beraat kararı verilir. Vanlı Nur talebeleri bu işe çok sevinirler. Bekir Berk, bu mahkemeden sonra girmiş olduğu ne kadar mahkeme varsa bu tâkibsizlik ile beraat kararları alır. Emniyetçe tevkif edilen Nur Risaleleri iade edilir."
İşte bu kahraman Vehbi Sabuncuoğlu Ağabeyimiz, 94 yaşında iken Ankara’da, Ramazan'ın son gününde vefat ederek cennete uçmuştur. Allah rahmet eylesin. Camiamızın ve ailesinin başı sağolsun.