"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Koca çınar Hasan Şen

Osman ZENGİN
29 Nisan 2026, Çarşamba
Senelerdir tanırım ve hukukumuz vardı. Hizmetî birçok seyahate beraber gittik.

En son, bir buçuk sene evvelki İzmir seyahatimde; Hasan Ağabey, Süleyman Kösmene, Nejdet Şimşek ve Âdem Saka ile beraber Tire sohbetine gidip gelmiştik.

Risâle-i Nur hizmetlerine ömrünü vakfetmişti. Senelerce Yeni Asya Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Kutlular Ağabeyle de oldukça samimî idiler.

Beyefendiydi, hizmet ehliydi. Yeni Asya çizgisinden hiç ayrılmamıştı.

"Hasan baba" diye takılır ve ilâve ederdim; "Ben Balıkesir'de çalışırken, orada bir 'Hasanbaba çarşısı' var. Ona teşbihen, Hasan Aktunç Ağabeye de öyle derdim. Onun için sana böyle dedim" deyince, hoşuna gitmiş, tebessüm etmişti.

Başkasını bilmem de, kibarlığından dolayı, bana hep "Osman Bey" diye hitab ederdi. Geçen sene beni aradı. "Osman bey, Bursa'da isen, ben Yalova'ya gideceğim, geçerken seninle bir konuşmak isterim" dedi. "Olur Hasan Ağabey, beklerim" dedim, ama gelmedi. Muhtemelen, son dâhili meseleler üzerine fikir teâtisinde bulunacaktı. Gerçi ben, vicâhî görüşmelerimizde, bu meseleler hakkındaki fikrimi söylerdim. Şahısların hata yapma ihtimalinin yüksekliğini, şahs-ı mânevînin ise asgarî olduğunu.  

Bir müddettir, bir iki hastalıktan dolayı hastahaneye yatmıştı. Hep irtibattaydım, arayıp hatırını soruyordum. "Bak sesin iyi geliyor Hasan Ağabey maşâallah!" diye, moral veriyordum. En son aramalarımdan birinde, kendisi cevab veremedi, hanımı Nurbanu Hanımla ile konuşup malûmat aldım. 19 Nisan Bursa Ulu Cami mevlidinde gözlerim aradı, göremedim. İzmirli arkadaşlara sordum. Rahatsızlığından mütevellid tekrar hastahaneye yattığını söylediler. Aramak istedim, ama bizim de araya giren hanımın göz ameliyatlarından dolayı biraz geç kaldım.

27 Nisan günü, ameliyat bitince eve geldiğimde, Nurbanu Hanımı tekrar aradım, telâşesinden dolayı konuşamadık. "Ağabey, ben sizi sonra arayayım" dedi. Bir kaç saat sonra aradı. "Abi kusura bakmayın telâşeden dolayı arayamadım. İzzet Ağabey de aramıştı. Onunla da, hislendiğimden fazla konuşamadım. Siz arayınca da biraz hislendim" dedi. Epey teferruatlı bir şekilde ahvâli anlattı. Hasan abinin, "Beni yoğun bakımda bırakmayın!" sözünü söyledi. Eve getirdiğini, burada baktığını fakat vaziyetin çok iyi olmadığını ifadeyle, dua talebinde bulundu. Ben de, watsapp durumumda, dua talebinde bulundum.

28 Nisan sabahı kalktığımda, vefat haberini aldım ve müteessir oldum. Bana hep derdi; "Osman Bey, senin yazılarını mütemâdiyen, zevkle okurum. Özellikle de, cemaat haberlerini ve vefat edenlerle alâkalı yazdığın tâziye makalelerini" derdi. Demek ki nasibte, ona da tâziye makalesi yazmak varmış. 

Allah rahmet etsin.  Makamını Cennet eylesin, taksiratını affetsin. Sevenlerinin ve Nurbanu Hanımın da başı sağolsun.

Okunma Sayısı: 167
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı