28 Nisan sabahı, İzmirli Hasan Şen Ağabeyin vefat haberinin tesiri üzerimizdeyken, bir kaç saat sonra, yine ismi Hasan olan, başka bir arkadaşımızın vefat haberini aldık.
O da, aslen Ege bölgesinden, Uşak-Banazlı Hasan Şahin kardeşimizdi. Tevafuk bu ya, ikisinin de isim, soy isim kısaltması HŞ idi.
Hasan Şahin, bizim Ankara’da talebelik zamanımızdan okul arkadaşımız, elektrik mühendisi idi.
O da, bir kaç kahraman arkadaşıyla, 70’li senelerin başında İzmir-Tire’de yatılı olarak endüstri meslek lisesini okuyup, mezuniyetten sonra, bir kaçı, Ankara’da mühendislik okumuşlardı. Bugünkü Gazi Mühendislik Fakültesi mezunlarıydı.

70'lerin ortası. Ankara’da, bir cemaat kır buluşması. - Sağdan itibaren: Ödemişli Hüseyin Kömürcü. Eski milletvekili Mehmed Özkan gözlüklü olan Osman Zengin. Ömer Tanman ve Hasan Şahin. Ben hariç, hepsi de rahmetli oldu.
Hasan, çok mübarek, ehl-i hizmet, sakin bir arkadaşımızdı. Ne hizmet verilirse, hiç itiraz etmezdi. Hattâ o zaman Ankara’da iki Hasan Şahin vardı. Biri bu bizim okul arkadaşı, diğeri de, Tokatlı ODTÜ’lü kimya mühendisi Hasan idi. O, biraz çok hareketliydi. Onları tefrik etmek için, “Kimyacı Hasan-Elektrikçi Hasan” derdik.
Mezuniyetten sonra, benim 1981 senesinde Ankara’dan ayrılmam üzerine, irtibatımız kesilmişti. O Ankara-Sincan’da kalmıştı. Ara sıra görüşüyorduk. En son bir kaç sene önce konuşmuştuk. Bugün vefat haberini alınca müteessif oldum.
Allah rahmet eylesin. Makamı Cennet olsun.
***
İki bayram arasında vefat eden Mehmed Dikmen
1970 senesinden itibaren hem gazetemiz Yeni Asya, hem de cemaatimizle alâkalı her şeyi tâkib ediyor, alâkadar oluyorduk. Gazetede kimler var, kimler yok tanıyorduk.

O senelerde, gazetemizde, İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nde okuyan bazı arkadaşlarımız yazıyordu. Aklımda kaldığına göre; İhsan Atasoy, Bünyamin Ateş, Mehmed Dikmen, Salih Suruç bunlardan bir kaçı idi.
Mehmed Dikmen, aslen Kastamonulu idi. Yeni Asya Yayınları arasında neşredilen “Peygamberler Tarihi” kitabını, Bünyamin Ateş ile beraber hazırlamıştı. Kadîm arkadaşların ekserisinin kitaplığında, bu kitap vardır.
Ankara’dan İstanbul’a gittikçe görüşüyorduk. Daha sonra Erzurumlu Osman Demirci Hoca’ya da damat olmuştu. 1981 senesinde, ben de Erzurum’a enişte olunca, onunla bir nev’i bacanak olmuştuk. Rahmetli Demirci Hoca beni çok severdi. Milletvekili olduğu zaman, onunla çok ziyaretler filân yapardık. Benim Erzurum’dan evlendiğimi duyunca çok sevindi. “Ooo...Osman, bize enişte olmuşsun” demişti.
Tabiî, araya giren iftiraklardan dolayı Mehmed Dikmen ile görüşmelerimiz sık olmasa da, haberdardık. İşte bu geçtiğimiz Ramazan Bayramında iki bayram bir arada olan Cuma vaktine yakın vefat etmişti. Gecikmiş bir taziye yazısıyla da olsa rahmet duasına vesile olması duasıyla...
Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun. Ailesine sabırlar versin.